Harbiye’de iki gece üst üste sahne almaya hazırlanan Konstantinos Argiros, OGGUSTO’ya müzik kariyerini, Türkiye ile kurduğu bağı ve hayatını değiştiren kararlarını anlattı.
Yunanistan’ın son yıllarda yetiştirdiği en büyük müzik yıldızlarından Konstantinos Argiros, 9 Temmuz konserinin kısa sürede tükenmesinin ardından 10 Temmuz’da da Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Tiyatrosu’nda sahneye çıkmaya hazırlanıyor. Geçtiğimiz yaz Türkiye’deki hayranlarıyla ilk kez Harbiye’de buluşan sanatçı, gördüğü yoğun ilginin ardından bu yıl iki gece üst üste İstanbul seyircisiyle bir araya gelecek.
Konserleri öncesinde OGGUSTO’nun sorularını yanıtlayan Argiros; Yunanistan’ın ilk tüp bebek üçüzlerinden biri olarak başlayan hayat hikâyesinden müzik uğruna vazgeçtiği tıp kariyerine kadar pek çok konuda sorularımızı yanıtladı.
Konstantinos Argiros İstanbul Konseri

- Tarih: 9-10 Temmuz2026
- Saat: 21.00
- Yer: Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Tiyatrosu
- Bilet Al
İstanbul’da ay boyunca devam edecek konser, tiyatro, açık hava sinemaları, festivaller ve daha birçok etkinliği keşfedin.
“Yunanistan’ın İlk Tüp Bebek Üçüzlerinden Biriyim”

Üçüz olarak dünyaya geldiniz ve bu, Yunanistan’daki ilk tüp bebek vakalarından biri. Hayat hikâyeniz oldukça özel. Sizce bu başlangıç, karakterinizi ve hayata bakışınızı etkiledi mi?
Üçüz olarak doğmuş olmak benim için her zaman çok özel bir deneyim oldu. Hayata bakışımı doğal olarak şekillendirdiğini düşünüyorum çünkü daha en başından itibaren paylaşmayı ve başkalarıyla birlikte büyümeyi öğrendim. Destek olmanın, paylaşmanın ve çevrendeki insanlar için orada olmanın ne kadar önemli olduğunu öğretti bana. Aynı zamanda iş birliğinin değerini de çok erken yaşta fark ettim. Böyle bir ortamda büyümek; bağlılık, takım ruhu, sorumluluk duygusu ve hayatımdaki insanlara karşı derin bir minnettarlık kazandırdı.
Tıp Hayalinden Sahnelere Uzanan Yol

Aslında İtalya’da tıp eğitimi almak üzereymişsiniz ama sonunda müzik ağır basmış ve yönünüz değişmiş. Bugün dönüp baktığınızda o karar anını nasıl hatırlıyorsunuz?
İtalya’ya gidip tıp okumayı planlıyordum; hayatım için ciddi şekilde düşündüğüm bir yoldu bu. Öte yandan, 5 yaşından beri piyano çalıyordum ve müzik her zaman hayatımın merkezindeydi. Bir noktada müziğin sadece sevdiğim bir şey olmadığını, kendimi gerçekten ifade etme biçimim olduğunu fark ettim. Bu yüzden çok doğal bir şekilde o yolu seçtim.
“Uluslararası Kariyerimin En Büyük Gücü Dinleyicilerim”

Müzik yolculuğunuz Atina’da başladı ve bugün uluslararası sahnelere uzanıyor. Ancak kariyeriniz boyunca zor dönemlerden de geçtiniz… O zamanlarda sizi ayakta tutan neydi?
Beni ayakta tutan şey müziğe olan inancım ve istikrarım oldu. En zor dönemlerde bile sevdiğim şeyle bağımı hiç kaybetmedim. Ama bir diğer büyük güç kaynağım da insanların sevgisiydi. Avrupa’da, Amerika’da ya da Avustralya’da nerede olursam olayım gördüğüm sevgi bana hep devam etme gücü verdi. Ailemin, arkadaşlarımın, çalışma arkadaşlarımın ve dinleyicilerimin desteği çok kıymetliydi. Karşılaştığım her zorluk da bana neden bu yola çıktığımı yeniden hatırlattı.
Akropolis Müzesi’nden Çağdaş Sanat Merkezleri’ne, Michelin yıldızlı sofralardan zarif neoklasik yapılara kadar Atina gezi rehberine göz atın.
“Türkiye ile Aynı Duygusal Dili Konuşuyoruz”

İstanbul’da sahneye çıkmak size ne hissettiriyor? Türkiye’deki dinleyicilerinizle kurduğunuz bağı nasıl tanımlarsınız?
İstanbul’da sahneye çıkmak benim için her zaman çok güçlü duygular taşıyor. Türkiye’deki dinleyicilerle kurduğum bağ çok samimi ve anlık hissediliyor. Müziği hissetme biçimimiz ortak; yoğun, duygusal ve içten. Bu yüzden her konser gerçek bir enerji alışverişine dönüşüyor.
“Ximeromata” şarkınız dijital platformlarda ciddi bir karşılık buldu. Sizce günümüz dinleyicisinin müzikle kurduğu ilişki nasıl?
Bence bugün insanlar müzikle çok doğrudan ve duygusal bir bağ kuruyor. Eğer bir şey samimiyse hızla yayılıp dünyanın her yerindeki insanlara ulaşıyor. Bu da bana müzikte hâlâ en önemli şeyin sahicilik olduğunu gösteriyor.
2026 tüm müzik turneleriyle dolu! Türkiye ve dünyada sahne alacak dünyaca ünlü sanatçıların konser tarihlerini ve şehirlerini keşfedin.
Geçmişe Dönebilse Kendisine Ne Söylerdi?
Bugün kariyerinizin başındaki Konstantinos Argiros ile karşılaşsanız ve ona yalnızca tek bir şey söyleme şansınız olsa, ne derdiniz?
Ona sürece güvenmesini ve sabırlı olmasını söylerdim. Her şeyin kendi zamanı var ve en zor anlar bile sonunda kim olduğunuzu şekillendiren önemli parçalar hâline geliyor.
Konstantinos Argiros Kimdir?
| Bilgi | Detay |
|---|---|
| Tam Adı | Konstantinos Argiros |
| Doğum Tarihi | 21 Mayıs 1986 |
| Doğum Yeri | Atina, Yunanistan |
| Müzik Türü | Pop, Laïko, Çağdaş Yunan Müziği |
| Çıkış Yılı | 2004 (Fame Story albümü) |
| En Bilinen Şarkıları | Ximeromata, Athina Thessaloniki, Ti Na Peis Gia Mena, Ta Kataferes |
| Öne Çıkan Başarısı | 2024 Royal Albert Hall konseri |
| 2026 İstanbul Konserleri | 9 Temmuz ve 10 Temmuz, Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Tiyatrosu |
Daha önce Harbiye’de konser veren bir diğer Yunan şarkıcı Natasa Theodoridou da OGGUSTO’ya konuşmuştu. Natasa Theodoridou röportajını okuyun!


