“Daha az ürün değil, daha az adım” fikrinden yola çıkan ve çok işlevli ürünleriyle bu alana yeni bir standart getiren, Muse Lab markasının kurucuları Tuğçe Ergün Cireli, Selin Mete ve Yasemin Berkman Manisalı ile hibrit güzellik ürünlerinin yükselişini, SPF alışkanlıklarını, yaz makyajının dönüşümünü ve geleceğin cilt bakım rutinlerini konuştuk.
Bir zamanlar uzun cilt bakım rutinleri güzellik dünyasının altın standardıydı. Bugün ise konuşulan konu daha farklı: Daha az adım, daha çok işlev. SPF’nin günlük rutine nasıl daha doğal şekilde dahil edilebileceğinden hibrit ürünlerin yükselişine, yaz makyajının neden giderek daha “cilt odaklı” bir görünüme evrildiğinden geleceğin güzellik alışkanlıklarına kadar pek çok soruyu Muse Lab’in kurucuları Tuğçe Ergün Cireli, Selin Mete ve Yasemin Berkman Manisalı’ya yönelttik, ortak görüşleri ise oldukça net: Geleceğin cilt bakımı daha fazla ürün kullanmak değil, gerçekten kullanılacak ürünler geliştirmek üzerine kurulu.
Bir Bakışta
Muse Lab kurucuları Tuğçe Ergün Cireli, Selin Mete ve Yasemin Berkman Manisalı, cilt bakımında çok adımlı rutinler yerine çok işlevli hibrit formüllerin öne çıktığını vurguluyor. Şehir yaşamında SPF içeren pratik ürünlerin kullanımına, “No Makeup Makeup” trendinin cilt odaklı yapısına ve yaz tatilinde çantanızda olması gereken minimal bakım adımlarına dikkat çekiyorlar.
Tek Üründen, Birden Fazla Fayda Elde Etmek

Bir yanda çok adımlı cilt bakım rutinleri, diğer yanda daha az ürünle maksimum etki sunan hibrit formüller var. Sizce geleceğin cilt bakım anlayışı hangisine evriliyor? Ve bu yaklaşımda SPF neden Muse Lab’in merkezinde yer alıyor?
Bizce bu ikisi birbirinin rakibi değil, aynı öğrenme eğrisinin iki ucu. İnsanlar önce çok ürün deneyerek cildini tanıyor, sonra neyin işe yaradığını anlayınca sadeleşiyor. On adımlı rutinler bir keşif dönemiydi ve gerekliydi; bugün aktif içerikler konusunda oluşan bilgi birikimi de bunun sonucu.
Ancak cilt bakımı bir hobi olmaktan çıkıp günlük alışkanlığa dönüştüğünde sürdürülebilir olan kazanıyor. Sabah on beş dakikanız yoksa o rutini birkaç gün sonra bırakıyorsunuz. Oysa cilt, yoğunluktan çok tutarlılığa yanıt veriyor. Bu yüzden geleceğin “az ürün” değil, “az adım” olduğuna inanıyoruz. Burada amaç içerikten vazgeçmek değil; tek üründen birden fazla fayda elde edebilmek.
SPF’yi markamızın merkezine koymamızın nedeni de bu. Güneş koruması etkisi en güçlü şekilde kanıtlanmış adımlardan biri olmasına rağmen en sık atlanan adım. Sorun bilgi eksikliği değil; ayrı bir adım olması. Biz de SPF’yi insanların zaten uygulamak istediği bir ürünün içine yerleştirerek bu davranış bariyerini ortadan kaldırmayı hedefledik.

İnsanlar gerçekten güneş kremi kullanmayı sevmiyor mu? SPF içeren hibrit ürünler, güneş kremlerinin yerini tutuyor mu?
Aslında insanlar korunmaya karşı değil; deneyime karşı. Ağır his, beyaz iz, makyaj altında topaklanma, yağlı görünüm… Şikâyetlerin tamamı ürün deneyimiyle ilgili. Sektör uzun süre bunu bir eğitim problemi olarak gördü. Oysa insanlar güneş korumasının önemini biliyor. Asıl ihtiyaç, her gün kullanmak isteyecekleri ürünler geliştirmekti.
Ancak burada önemli bir ayrım var. SPF içeren günlük ürünler şehir yaşamı için tasarlanıyor. Saatlerce güneş altında kalınan plaj koşullarında ise klasik güneş kreminin yerini tutmuyorlar. Bunun nedeni SPF değeri değil; uygulanan miktar ve düzenli olarak yenilenmesi gerekliliği. Bize göre tüketicilerin en büyük yanılgısı ürünün üzerindeki SPF sayısına bakıp kullanım senaryosunu göz ardı etmek. Aynı ürün şehirde yeterli olabilirken plajda yetersiz kalabilir. Markaların bunu açıkça söylemesi gerektiğine inanıyoruz.
Geleceğin cilt bakımı daha az ürün değil, daha az adım.
Muse Lab’i nasıl tanımlarsınız? Bir skincare markası mı, bir SPF markası mı yoksa hibrit bir güzellik markası mı?
Muse Lab bir cilt bakım markası; sadece sonucu aynada daha hızlı görünen türden. Bizim ürünlerimizin büyük kısmını cilt bakım aktifleri oluşturuyor, renk ise bu bakımın her gün uygulanmasını sağlayan katman. Bugün buna “hibrit” diyoruz ama bunun geçici bir tanım olduğuna inanıyoruz. Birkaç yıl sonra bunlara sadece “ürün” diyeceğiz.


“No Makeup Makeup” anlayışıyla birlikte yaz makyajı da cilt odaklı hale geldi. Siz bu değişimi nasıl yorumluyorsunuz?
Yaz aslında ürünlerin en dürüst sınavı. Sıcak hava, ter ve nem ağır formülleri kısa sürede ortaya çıkarıyor. Bir yandan da estetik anlayışı değişti. Eskiden insanlar bronz görünmeye çalışıyordu; bugün ise gerçekten sağlıklı görünen bir cilt istiyor. Bu yüzden kapatmak yerine cilt tonunu eşitleyen ürünler öne çıkıyor. Çünkü cilt görünmeye devam ettiğinde, sıcak havada bozulacak kalın bir katman da oluşmuyor.
Bence “No Makeup Makeup” aslında bir makyaj trendi değil, bir cilt bakımı hedefi. İnsanlar makyajsız görünmek istemiyor; makyaja ihtiyaç duymuyormuş gibi görünmek istiyor.
Ürününüzün ne yapmadığını söyleyemiyorsanız, yaptığı şeye de kimse inanmaz.
Lüksün Değişen Tanımı Cilt Bakımını da Etkiliyor

Bugünün lüksü belki de daha az ürün taşımak. Siz yaz tatiline yalnızca üç Muse Lab ürünü götürecek olsanız hangilerini seçerdiniz?
Bavul aslında bir rutinin gerçekten işe yarayıp yaramadığını gösteren en dürüst yer. Evde birçok ürününüz olabilir ama bavula koyarken her ürün kendini haklı çıkarmak zorunda. Bugün lüks, daha fazla ürüne sahip olmak değil; daha az karar vermek.
Biz olsak BB Golden Hour, Cream Blush ve Lights On Highlighter’ı seçerdik; BB Golden Hour; nemlendirme, cilt tonu eşitleme ve SPF korumasını tek adımda sunuyor. Cream Blush cilde doğal canlılık katıyor ve krem yapısıyla sıcak havada daha doğal görünüyor. Lights On ise gündüz görünümünü birkaç dokunuşla akşama taşıyor. Üçünün ortak noktası ise fırça ya da ayna gerektirmemesi. Tatilde gerçekten kullanılan ürünler bunlar oluyor.
Tatile Bavulunuza Eklemeniz Gereken 3 Muse Lab Ürünü
SPF, cilt bakımı ve makyajı aynı üründe buluştururken sizi en çok zorlayan denge hangisi oluyor?
En zor denge koruma ile doku arasında kuruluyor. Filtre miktarı arttıkça ürün ağırlaşabiliyor; dokuyu hafifletmeye çalıştığınızda ise koruma performansı etkilenebiliyor. Renk pigmenti de eklendiğinde bu kez ürünün gün boyu homojen kalması gerekiyor. Biz geliştirme sürecinde önce dokuyu çözüyoruz. Çünkü kullanılmayan bir ürünün koruma performansının pratikte hiçbir anlamı yok. Sonra korumayı, en son da rengi optimize ediyoruz. Sonuçta başarılı ürün laboratuvarda değil, tüketicinin ikinci kez satın aldığı üründür.
İnsanlar makyajsız görünmek istemiyor; makyaja ihtiyaç duymuyormuş gibi görünmek istiyor.
Önümüzdeki beş yıl içinde ayrı nemlendirici, primer, SPF ve cilt tonu eşitleyici kullandığımız dönem sona erecek mi? Bugün Muse Lab’i yeniden kursaydınız yine aynı yerden mi başlardınız?
Tamamen sona ermeyeceğini ama varsayılanın değişeceğini düşünüyoruz. Bugün hibrit ürünler alternatif gibi görülüyor. Gelecekte ise standart hale gelecek; ayrı ürünler daha spesifik ihtiyaçlar için kullanılacak. Bugün Muse Lab’i yeniden kursaydık yine SPF odaklı hibrit ürünlerle başlardık.

Belki değişecek tek şey iletişimimiz olurdu. Eskiden ürünün kaç işi aynı anda yaptığını anlatıyorduk. Bugün ise insanların aslında sabah kaç dakikalarını geri kazandıklarıyla ilgilendiklerini biliyoruz.
Muse Lab’den 10 Hızlı Güzellik Cevabı
| Soru | Cevap |
|---|---|
| SPF mi, fondöten mi? | SPF. Fondöten bir tercih, SPF bir ihtiyaç. |
| Parlak cilt mi, mat cilt mi? | Parlak — ama sağlıklı parlaklık, yağlı parlaklık değil. |
| Az ürün mü, çok ürün mü? | Az ürün. Her gün yapabildiğiniz rutin, doğru rutindir. |
| Tatilde, makyaj mı, skin tint mi? | Skin tint. Tatilde cilt görünmeli. |
| 2026’nın en büyük güzellik trendi? | Sadeleşme. Daha az adım, daha çok işlev. |
| Bir güzellik mitini yıkacak olsanız? | “Bulutlu havada güneş kremi gerekmez.” En yaygın ve en pahalıya mal olan yanlış. |
| Yazın en çok ihmal edilen bölge? | Kulak arkası ve boyun. Yüzü koruyup orayı atlayan çok kişi var. |
| Tek bir içerik seçseniz? | Niasinamid. En çok işi en az sorunla yapan aktif. |
| Sabah rutini mi, akşam rutini mi? | Sabah. Cildi koruduğunuz an sabah, akşam ise onardığınız an. |
| “Güzel cilt” sizin için tek cümlede ne demek? | Makyajla düzeltmek zorunda hissetmediğiniz cilt. |
OGGUSTO Güzellik Editörü Esra Er Kursan’ın Deneyimi
Güzellik dünyasında her sezon yeni bir trendle karşılaşıyoruz. Ancak hibrit ürünlerin yükselişinin geçici bir akım değil, kalıcı bir dönüşüm olduğuna inanıyorum. Muse Lab de bu dönüşümün Türkiye’deki en güçlü örneklerinden biri.
Üstelik bu markayı benim için özel kılan yalnızca formülleri değil. Tuğçe Ergün Cireli, Selin Mete ve Yasemin Berkman Manisalı gibi üç başarılı kadın girişimcinin, uluslararası standartlarda bir güzellik markası yaratmış olması da gerçekten gurur verici.
Ben de ilk çıktığı günden beri Muse Lab’in hibrit ürünlerini günlük rutinimde kullanıyorum ve pratikliği, doğal bitişi ve cilt bakımını makyajla bir araya getiren yaklaşımıyla makyaj çantamın vazgeçilmezleri arasında yerini aldı bile. Eğer siz de güzellik rutininizi daha akıllı, daha pratik ama aynı zamanda daha etkili hale getirmek istiyorsanız, bu marka keşfetmeye değer.





