white banner

Kilian Paris'in Kurucusu Kilian Hennessy ile Konyak Mahzenlerinden İstanbul’a Uzanan Koku Yolculuğu

•
23.10.2026
Kilian Paris'in Kurucusu Kilian Hennessy ile Konyak Mahzenlerinden İstanbul’a Uzanan Koku Yolculuğu

Yazı Boyutu:

KILIAN PARIS’in kurucusu Kilian Hennessy, ikonik parfümlerinin hikâyelerini, Türkiye’den aldığı ilhamı ve koku yaratımının inceliklerini OGGUSTO’ya anlatıyor.

*Bu içerik Kilian Paris iş birliğinde hazırlanmıştır.

Bir Bakışta: Kilian Hennessy ile Parfümün Perde Arkası

  • İlham Kaynağı: KILIAN PARIS, bar deneyimini tamamlayan yeni Kokteyl Koleksiyonu ile Kir Royale, espresso martini ve piña colada gibi dünyaca ünlü kokteylleri lüks parfümeriyle buluşturuyor.
  • Lezzet Parfümeriyle Buluşuyor: Kilian Hennessy, koklandığında tadı adeta ağızda hissedilen son derece canlı ve gurme kokular yaratmayı hedefledi.
  • Öne Çıkan Notalar: Koleksiyon; ananas, Hindistan cevizi, kahve ve fındık notaları etrafında şekilleniyor.
  • İnovatif Yaratım Süreci: MANE parfüm evinin yenilikçi CO₂ ekstraksiyon teknolojisi sayesinde ham maddelerin en saf ve taze kokusu doğrudan şişeye aktarıldı.
Koyu siyah camdan yapılmış, zarif ve lüks bir Kilian Paris parfüm şişesi, şişenin ön yüzündeki altın rengi metal plaka ve kapak detaylarıyla markanın sofistike ve çekici koku evrenini yansıtan estetik bir objeyi sergiliyor.
Kilian Paris’in Kurucusu Kilian Hennessy

Lüks parfümeri dünyasının en büyüleyici markalarından KILIAN PARIS‘in kurucusu ve kreatif direktörü Kilian Hennessy, Estée Lauder Companies ile gerçekleştirdiği ilk İstanbul ziyareti kapsamında Türkiye’deki parfüm tutkunlarıyla bir araya geldi.

Köklü Hennessy konyak hanedanlığının mirasını modern ve cesur koku kompozisyonlarına dönüştüren dünyaca ünlü vizyoner, koku kütüphanesinin arkasındaki çocukluk anılarını, imza parfümlerinin doğuş hikâyelerini ve parfüm yaratımındaki ilham kaynaklarını OGGUSTO’ya anlattı.

Söyleşimize çocukluğunuzdan başlayalım. Çocukluk anılarınızın Hennessy’nin tarihî konyak mahzenleriyle iç içe olduğunu düşünüyorum. Belki de KILIAN PARIS parfümlerini yaratmanızın nedenlerinden biri budur. O mahzenlerin kokusuna ilişkin çocukluğunuzdan aklınızda kalan en canlı anı nedir?

Büyükbabamla Hennessy mahzenlerine girdiğim anları ve oradaki kokuyu çok net hatırlıyorum. Mahzenlerin kendine özgü bir kokusu vardır: İçkiyle, yani eau-de-vie ile ıslanmış meşe fıçıları, meyan kökünü andıran, biraz tatlı, tozlu ve isli notalar… Bu kokunun birebir aynısını yaratmadım. İnanın bana, gerçekte o kadar da güzel kokmuyor! Ancak bu kokunun zihnimde canlandırdığı hayalden yola çıkarak bir parfüm tasarladım. O parfümün adı Angels’ Share.

Angels’ Share ifadesinin anlamını herkes için açıklayabilir misiniz?

Elbette. Konyak, farklı eau-de-vie’lerin, yani damıtılmış şarap içkilerinin harmanlanmasıyla elde edilir. Bunlar farklı meşe fıçılarında yıllandırılır. Bazıları genç, bazıları ise daha eskidir. Kimi bir ya da iki yıl, kimi 20–25 yıl, hatta kimi 100 yıl boyunca bekletilir. Meşe fıçıları tamamen hava geçirmez değildir. Bu nedenle içlerindeki içkinin bir kısmı doğal olarak buharlaşır. Büyükbabam buna “Meleklerle paylaştığımız kısım.” derdi. Fıçıların düzenli olarak yeniden doldurulmasının nedeni de budur. Biliyorsunuz, konyağın en büyük iki düşmanı hava ve ışıktır. Tıpkı parfümde olduğu gibi.

Sağlam duruşuyla dikkat çeken, lacivert veya siyah tonlarındaki zarif Kilian Paris parfüm şişesi, üzerinde markanın ayırt edici ambleminin yer aldığı sofistike altın renkli kapağıyla lüks bir koku serisinin asaleti ve zarafetini yansıtıyor.

Öyleyse parfümeri dünyasının başka bir yönüne geçelim: Nadir bulunan içerikler, parfümörün yaratıcılığı ve bütün bunların arkasındaki duygular… Bir parfümü gerçekten unutulmaz kılan nedir? Bunların hepsinin birleşimi mi?

Kesinlikle, pek çok unsurun birleşimi. İyi içerikler olmadan harika bir ürün ortaya koyamazsınız. Yemekte de kokteyl hazırlamada da parfümeride de durum aynı. Çok iyi malzemelere ihtiyacınız var. Ancak iyi malzemeler tek başına yaratıcılığı beraberinde getirmez. Size trüf ve havyar vermem, bunlarla son derece yaratıcı bir yemek hazırlayabileceğiniz anlamına gelmez. Parfümeride de içerikleri harmanlamanın bir sanatı vardır. Benim için asıl önemli olan başlangıç noktası.

Başlangıç noktası derken ne demek istediğinizi açabilir misiniz?

Evet. Hangi duyguyu aktarmak istediğimi ve nereye varmak istediğimi en baştan açıkça bilmeliyim. Bir benzetme yaparsam, ben iyi bir senaryoya ihtiyaç duyan bir film yönetmeni gibiyim. İyi bir senaryom yoksa hangi yöne gideceğimi bilemem. En iyi filmlerin çoğunun arkasında da güçlü senaryolar vardır.

İsimlerin böylesine güçlü ve çağrışımlarla dolu olmasının nedeni, içerdikleri yoğun duyguyu kokuya dönüştürmek istemem.

Kilian Hennessy

Peki sizin senaryolarınızı kim yazıyor?

Ben yazıyorum. Parfümlerimin isimleri de buradan geliyor: Good Girl Gone Bad, Straight to Heaven, Liaisons Dangereuses, Angels’ Share… İsimlerin böylesine güçlü ve çağrışımlarla dolu olmasının nedeni, içerdikleri yoğun duyguyu kokuya dönüştürmek istemem. Genellikle ismi bulduğum anda, o duyguyu ifade etmeme yardımcı olacak temel içerikleri de biliyorum. Sonrasında Mozart’ın söylediği şeyi yapıyorum. Mozart, “Birbirini seven küçük notaları ararım.” dermiş.

Koyu renkli, zarif bir Kilian Paris parfüm şişesi, altın kapak ve markanın ikonik detaylarıyla lüks bir yüzey üzerinde duruyor; bu görsel, markanın gecenin büyüsünü ve sofistike elegansı birleştiren en yeni kokularının büyüleyici tanıtımını yapıyor.

Anladım. Yani siz de birbirini seven küçük içerikleri arıyorsunuz.

Aynen öyle.

Geçmişte, annemin kuşağında insanlar parfümlerine çok sadıktı. Yıllar boyunca aynı kokuyu kullanır, değiştirmek istemezlerdi. Artık durum pek öyle değil. Eskiden her markanın çok satan, imza niteliğinde bir parfümü olurdu. Bugünse insanlar ruh hâllerine ve duygularına göre parfüm değiştiriyor.

Hayır, öyle düşünmüyorum. Büyük güzellik şirketlerinin çoğunun hâlâ birer çok satan parfümü var. Dior’un da Chanel’in de var. Ayrıca pek çok kişinin kendisiyle özdeşleşen tek bir kokusu olduğunu düşünüyorum. Üvey annem 18 yıldır Straight to Heaven kullanıyor.

Dünyadaki her kültürün seveceği tek bir koku yaratmak çok zor fakat biz yaratım sürecinde bunu dert etmiyoruz. Güçlü koku kimlikleri oluşturuyoruz.

Kilian Hennessy

18 yıl mı?

Evet, 18 yıldır kullanıyor ve hiç değiştirmedi. Ama bir noktada haklısınız. Benimki gibi niş ve zanaat odaklı parfüm markalarının ortaya çıkışıyla tüketicilere neredeyse sınırsız sayıda yaratıcı seçenek sunulmaya başlandı. Büyük grupların karşılaştığı zorluk şu: Bir parfüm çıkardıklarında o kokunun Amerika’dan Çin’e, Avrupa’dan Orta Doğu’ya ve Türkiye’ye kadar herkese hitap etmesi gerekiyor. Dünyadaki her kültürün seveceği tek bir koku yaratmak çok zor fakat biz yaratım sürecinde bunu dert etmiyoruz. Güçlü koku kimlikleri oluşturuyoruz. Ardından insanlar gelip “Bu bana yakın, kişiliğimi bu koku ifade ediyor.” diyor.

Kilian Paris markasının imzası haline gelen lüks koku deneyimini sunan, genellikle siyah veya çok koyu tonlardaki parlak cam gövdesi ve göz alıcı altın rengi detaylarıyla zarif bir estetiğe sahip, sofistike ve baştan çıkarıcı bir parfüm şişesi.

Aynı zamanda, parfüm konusunda çok bilgili uzmanların ve içerik üreticilerinin yükselişini görmek bizim için büyük şans. Etkinliklerime geldiklerinde kokularımla ilgili her şeyi biliyorlar: İçerikleri, neden o şekilde tasarladığımı, iki koku arasındaki ince farkları… Gerçekten müthiş bir bilgi birikimleri var. Kendi topluluklarıyla bu bilgileri paylaştıkları için parfüm meraklıları da giderek daha bilinçli hâle geliyor.

Sanatta da benzer bir durum var. Bazen bir tabloya bakıp “Anlamıyorum.” dersiniz. Çoğu zaman anlamamak, beğenmemek anlamına gelir. Ancak bir sanat uzmanı eserin ne anlatmak istediğini, sanatçının neden o yaklaşımı benimsediğini ve renkleri neden o şekilde bir araya getirdiğini açıklarsa tabloyu anlamaya, ardından da sevmeye başlayabilirsiniz.

Parfümde de aynı şey geçerli. Biz çok daha karmaşık koku akorları yaratıyoruz. Dünyadaki parfüm uzmanları da bu yaratıcılığı takipçilerine anlatabiliyor.

Intoxicated kokusunu yaklaşık 15 yıl önce Nişantaşı’nda Türk kahvesi içerken tasarladım.

Kilian Hennessy

Estée Lauder Companies ile ilk kez İstanbul’a geliyorsunuz. İstanbul, yaşaması çok güzel ama bir o kadar da zor bir şehir. Aynı zamanda Doğu ile Batı’nın, gelenekle modernliğin buluştuğu bir yer. Bu karşıtlıkları KILIAN PARIS evrenindeki bir parfümle ifade etmeniz gerekse hangisini seçerdiniz?

Aslında Türkiye’den fazlasıyla ilham alan ve en çok satan parfümlerim arasında yer alan iki koku yarattım. İlki Love, Don’t Be Shy. Neroli, gül, yasemin ve iris çiçeklerinden oluşan gösterişli bir çiçek buketini lokumun üzerine kuruyor.

Diğerinin adıysa Intoxicated. Bu kokuyu yaklaşık 15 yıl önce Nişantaşı’nda Türk kahvesi içerken tasarladım. Kahvemi servis ettiklerinde içine bir kakule tohumu koymuşlardı. Kakule, kahve ve vanilyanın tatlı birlikteliğini olağanüstü buldum. Intoxicated böyle doğdu. Yani hâlihazırda Türkiye’den ilham alan iki kokum var.

Benim için asıl mesele, kokladığınızda neredeyse tadını ağzınızda hissedebileceğiniz kokular yaratmaktı.

Kilian Hennessy
Kilian Paris markasının karakteristik ve sofistike tasarım çizgileriyle öne çıkan, zengin detaylarla süslenmiş, lüks bir koku deneyimini çağrıştıran zarif ürün şişesi veya ambalajı.

O hâlde yeni kokteyl koleksiyonunuzdan söz edelim. Paris, Rio ve New York gibi şehirlerdeki anları çağrıştırıyor. İlham kaynağınız neydi? Kendi anılarınızı yeniden yaşatmak mı, yoksa henüz deneyimlemediğiniz anları hayal etmek mi?

Kokteyl koleksiyonuyla asıl istediğim, KILIAN Bar deneyimini tamamlamaktı. Beş yıl önce alkollü içkilerden ilham alan kokular çıkarmaya başladım. Angels’ Share konyaktan esinleniyor. Ayrıca cin, votka, elma brendisi ve viskiden ilham alan parfümlerim de var. Ama bar deneyimi yalnızca içkilerden ibaret değil; kokteyller de var. Bu yüzden uzun zamandır bir kokteyl koleksiyonu yaratmak istiyordum.

Dünyanın her yerinde tanındığını düşündüğüm üç kokteylle başladım: Kir Royale, espresso martini ve piña colada. Benim için asıl mesele, kokladığınızda neredeyse tadını ağzınızda hissedebileceğiniz üç koku yaratmaktı. Yani kokuyu adeta tatmanızı istedim.

Bu nedenle en büyük zorluk, gerçekten yüksek kaliteli içerikler bulmaktı. Aradığımı aile şirketi olan MANE adlı parfüm evinde buldum. Karbondioksite (CO₂) dayalı yeni bir teknolojiyle bir içeriğin kokusunu yakalayabiliyorlar. Sanki burnunuzu doğrudan o malzemenin içine sokmuşsunuz gibi bir his veriyor. Ben bu yöntemi kahve, fındık, ananas ve Hindistan cevizi için kullandım.

Peki kahve ve fındık notalarını hangi parfümünüzde kullandınız?

Old Fashioned için kullandık.

Kilian Paris markasına ait, koyu renkli ve altın detaylarla süslenmiş, karakteristik bir tasarıma sahip lüks parfüm şişesi, markanın koku dünyasındaki sanatsal ve sofistike yaklaşımını yansıtan zarif bir kompozisyonla sunuluyor.

Bize parfümler ya da KILIAN PARIS hakkında daha önce kimseye anlatmadığınız bir şey söyleyebilir misiniz?

Vay canına! Daha önce kimseye anlatmadığım bir şey… Şöyle söyleyeyim: Sektörümüzde yaklaşık 3.000 farklı koku notası var. Bazılarının maliyeti bir dolarken bazılarınınki 100 bin dolara kadar çıkabiliyor. Yani çok geniş bir fiyat aralığı söz konusu. Hindistan cevizi ve ananas notalarıysa bugüne kadar oldukça ucuz notalar olarak görülüyordu.

Kokteyl koleksiyonuna başlarken endişem de buydu: Gerçekten kaliteli kokan ananas, Hindistan cevizi, kahve ve fındık notaları yaratmanın bir yolunu bulabilecek miydim? Bu yeni teknolojiyle elde edilen kokuları deneyimleyene kadar bunun mümkün olduğuna ikna olmamıştım.

Size daha önce kimsenin bilmediği bir bilgi vereyim: Kullandığım Hindistan cevizi veya ananas notasının maliyeti, Türkiye’den gelen doğal gül uçucu yağının maliyetiyle aynı. Yani gerçekten çok pahalı.

Türkiye, özellikle de Isparta bölgesi, gülleriyle çok ünlüdür. Bu keyifli sohbet için çok teşekkür ederiz.

Ben teşekkür ederim.

Özlem Güsar
Özlem Güsar Tüm Yazıları
white banner
Popüler Yazılar
İlgili Yazılar
white banner
Daha keyifli ve kişiselleştirilmiş bir OGGUSTO deneyimi için