white banner

Estée Lauder Companies "Sarılarak Sarılalım" Kampanyası Bu Sene Sanatla Güçleniyor!

•
09.10.2026
Estée Lauder Companies "Sarılarak Sarılalım" Kampanyası Bu Sene Sanatla Güçleniyor!

Yazı Boyutu:

Estée Lauder Companies’in yıllardır sürdürdüğü Meme Kanseri Kampanyası, bu yıl “Sarılarak Sarılalım” mesajıyla sağlığımızı önceliklendirmeyi ve kendimize zaman ayırmanın da bir öz bakım biçimi olduğunu hatırlatırken, bu mesajı sanatın dönüştürücü gücüyle buluşturuyor. “Sarılarak Sarılalım”, İstanbul Modern iş birliğiyle bu yıl sanat yoluyla meme sağlığından sosyal etkiye uzanan bir dayanışma hikayesine dönüşüyor.

*Bu röportaj Estée Lauder Companies Türkiye iş birliği ile hazırlanmıştır.

1992 yılında Evelyn H. Lauder’ın öncülüğünde ikonik Pembe Kurdele’nin hayata geçirilmesiyle başlayan kampanya, bugün küresel ölçekte önemli bir sosyal etki hareketine dönüşmüş durumda. Estée Lauder Companies ve Estée Lauder Companies Charitable Foundation bugüne kadar araştırma, eğitim ve sağlık hizmetlerini desteklemek üzere 182 milyon doların üzerinde kaynak ayırırken, Türkiye’de de bu global taahhüt yerel iş birlikleriyle hayat bulmaya devam ediyor.

Estée Lauder Companies Türkiye, 2022’den bu yana Pembe İzler Kadın Kanserleri Derneği ile birlikte yürüttüğü PinkLine programıyla kanser tedavisi gören kadınlara ücretsiz psikoloji, beslenme ve güzellik danışmanlığı desteği sunuyor. Bugüne kadar 4.000’den fazla kadına ulaşan ve 10.000’in üzerinde destek görüşmesine katkı sağlayan program, bu yıl İstanbul Modern ile gerçekleştirilen “Sanattan İlhamla: Sarılarak Sarılalım” projesiyle de farkındalığa farklı bir pencereden bakıyor.

Biz de Estée Lauder Companies Türkiye Genel Müdürü Nazlı Koruyan Altıpat ile “Sarılarak Sarılalım”ın bu yılki mesajını, meme sağlığını yıl boyunca gündemde tutmanın yollarını, Pembe Kurdele’nin 34 yıllık mirasını, sanat ve sosyal etkinin kesiştiği yeni projeyi ve bir lider olarak sosyal etkinin kurum kültüründeki yerini konuştuk.

Sanatla ilham veren zarif pembe kurdele, yumuşak fırça darbeleri ve akışkan renk geçişleriyle adeta bir tablo gibi işlenmiş, meme kanseri farkındalığının gücünü ve umudu temsil eden dokunaklı bir sembol olarak öne çıkıyor.

“Sarılarak Sarılalım” Bu Yıl Ne Anlatıyor?


Bu yıl “Sarılarak Sarılalım” diyerek dayanışmayı merkeze almanızın ardındaki temel fikir ve motivasyon neydi?

Bu yılki yaklaşımımızın temelinde, meme kanseriyle mücadele eden kadınlara yalnız olmadıklarını hissettirmek ve dayanışmanın gücünü hatırlatmak var. Sarılmak bizim için yalnızca fiziksel bir eylemi değil; duygusal desteği, empatiyi ve güven duygusunu da temsil ediyor. Aynı zamanda kadınlara kendi sağlıklarını önceliklendirmeleri ve meme sağlığı için zaman ayırmaları gerektiğini hatırlatmak istiyoruz.

Sizce meme kanseriyle mücadele eden bir kadının bu süreçte yalnız olmadığını hissetmesi neden önemli?

Kanser tedavisi yalnızca fiziksel değil, duygusal olarak da zorlu bir süreç. Bu dönemde kişinin çevresinden gördüğü destek, kendisini anlaşılmış ve güvende hissetmesine yardımcı olabiliyor. Biz de “Sarılarak Sarılalım” ile dayanışmanın bu yönünü görünür kılmak istiyoruz.

“Sarılarak Sarılalım” mesajının ulaştığı kadınların aklında kalmasını istediğiniz tek bir mesaj ne olurdu?

Kendi sağlığımıza zaman ayırmanın ertelenebilecek bir konu olmadığını hatırlamak. Günlük hayatın yoğunluğu ve sorumluluklarımız ne kadar fazla olursa olsun, sağlığımızın da önceliklerimiz arasında mutlaka yer alması gerektiğine inanıyoruz.


Meme Sağlığını Yıl boyunca Gündemde Tutmak Önemli


Meme kanseri farkındalığı özellikle Ekim ayında görünür hale geliyor. Peki bu farkındalığın yıl boyunca günlük hayatın bir parçası olması için ne yapmalıyız?

Meme sağlığı yalnızca Ekim ayında değil, yılın her döneminde dikkat etmemiz gereken bir konu. Bizim için önemli olan, bu mesajın kampanya dönemleriyle sınırlı kalmayıp günlük hayatın içinde yer bulması. Özellikle yoğun yaşam temposu içinde kadınların meme sağlığı için kendilerine zaman ayırmalarının önemini vurgulamak istiyoruz.

PinkLine programının bugün geldiği noktayı nasıl değerlendiriyorsunuz?

2022 yılından bu yana Pembe İzler Kadın Kanserleri Derneği iş birliğiyle desteklediğimiz PinkLine programı kapsamında kadınlara ücretsiz psikoloji, beslenme ve güzellik danışmanlığı hizmetleri sunuyoruz. Bugüne kadar 4.000’den fazla kadına ulaşarak 10.000’in üzerinde destek görüşmesinin gerçekleştirilmesine katkı sağladık. Bu rakamlar hem ihtiyacın büyüklüğünü hem de programın önemini ortaya koyuyor. Programın ilk gününden bu yana büyümeye devam etmesi, gerçek ihtiyaçlara yanıt veren ve uzun vadeli olarak sürdürülen iş birliklerinin değerini de gösteriyor.


34 Yıllık Pembe Kurdele Mirası…


Estée Lauder Companies’in 34 yıllık Pembe Kurdele mirası, Türkiye’deki çalışmalarınıza nasıl ilham veriyor?

Pembe Kurdele’nin hikâyesi, bir fikrin kararlılık ve süreklilikle nasıl küresel bir harekete dönüşebileceğini gösteriyor. Evelyn H. Lauder’ın 1992 yılında başlattığı bu hareket bugün dünyanın dört bir yanında milyonlarca insana ulaşan güçlü bir dayanışma platformuna dönüştü.

Bu mirasın en ilham verici taraflarından biri, temel amacını korurken değişen ihtiyaçlara uyum sağlayarak kendini sürekli yenilemesi. Türkiye’deki çalışmalarımızda da aynı yaklaşımı benimsiyoruz. PinkLine kapsamında Pembe İzler Kadın Kanserleri Derneği ile yürüttüğümüz iş birliği ve bu yıl İstanbul Modern ile hayata geçirdiğimiz “Sanattan İlhamla: Sarılarak Sarılalım” projesi, global taahhüdümüzü yerel ihtiyaçlarla buluşturarak farkındalığı somut etkiye dönüştürme yaklaşımımızın örnekleri.


Sanat, Farkındalığa Başka Bir Kapı Açabilir mi?


İstanbul Modern ile gerçekleştirdiğiniz iş birliği Estée Lauder Companies için ne ifade ediyor?

Bu iş birliği, meme kanseri farkındalığına farklı bir perspektiften yaklaşmak için önemli bir fırsat sunuyor. Sanat, bazen geleneksel iletişim yöntemlerinin açamayacağı kapıları açabiliyor; yeni bakış açıları kazandırıyor ve anlamlı sohbetlere alan yaratıyor.

Bir sanat eseri, bir hikâye ya da ortak bir kültürel deneyim, insanların aşina oldukları bir konuya farklı bir gözle bakmasını sağlayabiliyor. İstanbul Modern ile gerçekleştirdiğimiz iş birliğiyle meme kanseri farkındalığında düşünmeye, konuşmaya ve etkileşime geçmeye yönelik yeni alanlar oluşturuyoruz.

Sizce özel sektör, kültür-sanat dünyası ve sivil toplum bir araya geldiğinde sosyal etki nasıl güçlenebilir?

Bu tür iş birlikleri insanları yalnızca bilgilendirmekle kalmıyor, onları konunun bir parçası olmaya ve onunla bağ kurmaya da davet ediyor. Özel sektör uzun vadeli kaynaklar ve sürdürülebilir programlar sağlayabilirken, kültür-sanat kurumları farklı kitlelere ulaşan yeni bakış açıları sunuyor. Sivil toplum kuruluşları ise sahadaki gerçek ihtiyaçlara ilişkin önemli iç görüler sağlıyor. Bu farklı uzmanlıkların bir araya gelmesi, daha kapsamlı ve kalıcı bir etki yaratma fırsatı sunuyor.

“Sanattan İlhamla: Sarılarak Sarılalım” Takvimi

Estée Lauder Companies Türkiye’nin “Sarılarak Sarılalım” kampanyası, İstanbul Modern’in “Sanattan İlhamla” projesiyle buluşuyor ve böylece “Sanattan İlhamla: Sarılarak Sarılalım” hayat buluyor. 6–11 Ekim tarihleri arasında İstanbul Modern’de gerçekleşecek program, sanatın paylaşım, farkındalık ve yaratıcı ifade gücünden ilhamla, kadın sanatçıların yaşam ve üretimlerinden hareketle dayanıklılık, dönüşüm, güçlenme ve birlikte olma kavramlarını farklı etkinliklerle ele alıyor.

Programda katılımcı bir sanat deneyimi, özel sergi turları, atölyeler, sanatçı söyleşileri ve seminerler yer alıyor. Programın merkezinde ise çağdaş sanatçı Sabire Susuz tarafından tasarlanan, ziyaretçilerin katkılarıyla gelişen katılımcı bir yerleştirme bulunuyor. İstanbul Modern’in dış alanında gerçekleştirilecek çalışma, pembe kurdeleyi çağdaş sanatın ifade olanaklarıyla yeniden yorumlarken, ziyaretçilerin kişisel katkılarını ortak bir görsel anlatının parçasına dönüştürüyor.

TarihEtkinlikSaatYer
6 Ekim“İyi Olma Hali için Sanat”
Sabire Susuz ile söyleşi
15.00–16.00İstanbul Modern Oditoryum
6–10 EkimÖzel Sergi Turları
“Aynı Mavinin Altında”
14.00–14.45İstanbul Modern
6–11 EkimKatılımcı Sanat Deneyimi
Sabire Susuz
13.00–17.00Müze Dış Etkinlik Alanı, Kemankeş Açık Alan
7 Ekim“Duyumsama ve Kinestetik Farkındalık”
Prof. Tuğçe Ulugün Tuna
15.00–16.00Müze Dış Etkinlik Alanı
8 Ekim“Birlikte Güçlenmek: Sanatta Kadın Hareketleri ve Kolektifler”
Doç. Dr. Ebru Nalan Sülün
15.00–16.00İstanbul Modern Oditoryum
9 Ekim“Sanat Tarihinin Öncü Kadınları”
Doç. Dr. Ebru Nalan Sülün
15.00–16.00İstanbul Modern Oditoryum
10 Ekim“Kendini Akort Etmek”
Asena Akan
15.30–16.30Müze Etkinlik Odası
11 Ekim“Duyumsama ve Kinestetik Farkındalık”
Prof. Tuğçe Ulugün Tuna
13.30–14.30Müze Etkinlik Odası
11 Ekim“Ritimle Yenilenmek”
Hilal Özcan
15.30–16.30Müze Etkinlik Odası

Programın detaylarına İstanbul Modern web sitesinden ulaşabilirsiniz.


Sosyal Etki Kurum Kültürünün Bir Parçası Oldu


ELCA Meme Kanseri Farkındalık Kampanyası logosu, pembe kurdele sembolüyle birleşerek meme kanseri konusunda farkındalık yaratmayı ve erken teşhisin hayati önemini vurgulamayı amaçlayan görsel bir mesaj sunmaktadır.

Bir lider olarak sosyal etki yaratma sorumluluğunun Estée Lauder Companies’in kurum kültüründeki yerini nasıl tanımlıyorsunuz?

Bizim için sosyal etki, kurum kültürümüzün ve çalışma biçimimizin ayrılmaz bir parçası. Bunun en önemli yansımalarından biri de çalışma arkadaşlarımızın gönüllü katkıları.

PinkLine kapsamında yalnızca kurumsal destek sağlamakla kalmıyor, Güzellik Uzmanlarımızın bilgi birikimini ve zamanını da toplumsal fayda yaratmak için seferber ediyoruz. Özel eğitimlerden geçen ELC Güzellik Uzmanlarımız programa gönüllü olarak katılıyor ve kanser tedavisi gören kadınlara ücretsiz, bire bir çevrim içi güzellik danışmanlığı sunuyor. Çalışma arkadaşlarımız ayrıca meme kanseri farkındalığı kapsamında gerçekleştirdiğimiz fotoğraf çekimlerinde yer alıyor ve kampanya mesajlarımızı kişisel sosyal medya hesaplarında gönüllü olarak paylaşarak daha fazla kişiye ulaşmamıza destek oluyor.

Benim için liderlik yalnızca iş sonuçları yaratmak anlamına gelmiyor. Aynı zamanda bir şirketin ve çalışanlarının içinde bulundukları topluma nasıl katkı sağlayabileceğini anlamak ve bu katkının hayata geçmesine destek olmak anlamına geliyor. Bu nedenle uzun vadeli sosyal etki yaratmak ve çalışan katılımını güçlendirmek, taahhütlerimizi yaşama geçirmenin en önemli yollarından biri olmaya devam ediyor.

Esra Er Kursan
Esra Er Kursan Tüm Yazıları
white banner
Popüler Yazılar
İlgili Yazılar
white banner
Daha keyifli ve kişiselleştirilmiş bir OGGUSTO deneyimi için