Atlantico Yachting’in kurucusu Deniz Kurt, megayatlarda geçen yılların ardından deniz tutkusunu, favori rotalarını ve mavi yolculuğu kendisi için vazgeçilmez kılan detayları anlatıyor.
Deniz Kurt için deniz, yalnızca bir yaşam alanı değil, kariyerinin de merkezinde yer alıyor. Megayat şefi olarak dünyanın farklı denizlerinde yıllarca görev yapan, altı kez Atlantik Okyanusu’nu geçen ve bugün Atlantico Yachting’in kurucusu olarak süperyat sektöründe eğitim ve danışmanlık veren Kurt, denizle kurduğu güçlü bağı OGGUSTO okurlarıyla paylaşıyor. Karayipler’den Akdeniz’e uzanan favori rotalarını, teknedeki vazgeçilmezlerini ve mavi yolculuğa dair önerilerini anlattı.
Deniz sizin için ne ifade ediyor?
Öncelikle, ismim. İsmimi de belki bilmeden bana o kadar uygun koymuşlar ki. Altı kez okyanus geçtim, denizle iç içe yaşama şansına sahip oldum. Tesadüf müdür, şansları kendimiz mi yaratırız bilemem ama ismim beni denize çağırdı ya da deniz beni ismim olarak doğduğum anda kendine çağırmıştı. Dünyadaki birçok denizi gördüm. Denizsiz yaşayamam diyebilirim. Artık şef olarak çalışmıyorum ama yine de megayat sektöründen kopmadım. Kendi şirketim Atlantico Yachting ile megayat dünyasının içindeyim.

Türkiye’de ve yurt dışında en sevdiğiniz bağlama yeri/koy neresi? Neden?
En çok megayat dünyasında çalışırken gezdiğim düşünülse de, özel hayatımda da yatı olan arkadaşlarımla çok gezdim. Karayipler’i seviyorum. British Virgin Adaları’ndan Virgin Gorda, St.Lucia, Mustique civarı kıyılar yani Güney Karayipler; Akdeniz’de Sardinya ve Korsika kıyıları. Yunan Adaları’ndan Milos’un karadan ulaşılamayan suları ve Zakhintos, Kefalonia’nın etrafı. O kadar çok var ki.

Tekneyle gittiğiniz, en sevdiğiniz restoran neresi? Neden?
St. Barth’daki Shellona. Her zaman şık ve eğlenceli çünkü.
Fotoğraf: Shellona
Mavi yolculuğa çıkarken mutlaka yanınıza aldığınız, sizin için özel olan üç şey nedir?
Bikini, kitap, güneş gözlüğü. Özel hiçbir şeyim yok. Eşya ağırlığına da inanmam. Böyle güzel.
Mavi yolculuk ekibinizde kimlerin olmasını isterdiniz?
Ekipleşmeyi hiç sevmedim hayatımda. Tek tabanca yaşamayı seviyorum. Hele ki denizin üzerinde hiç uzun süreli eş dost sohbeti sevmiyorum.

Fotoğraf: iStock
Teknede yapmayı en sevdiğiniz yemek hangisi? Okurlarımıza verebileceğiniz bir tarif var mı?
Deniz mahsullü linguini! Ben profesyonel bir şefim. Denizler üzerinde onlarca, tonlarca çeşit yemek yaptım. Özel hayatımızda ise deniz mahsullü makarnalar haftanın bir günü mutlaka evmizde de yenir. Uzun uzun tarif vermeyeyim ama denizden ne çıkarsa koyabileceğiniz bir makarna olmalı. Balıktan ziyade kabuklular ile yapılmalı. Karides kabuklarından da mutlaka öncesinde bir karides suyu yapılmalı ve pişirirken sosa katılmalı ki tadı makarnaya işlesin.
Bu yaz mavi yolculuğa çıkacak kişilere kitap öneriniz ne olurdu?
Herkes sevdiği kitabı okur. Depresif kitaplardan uzak durum derim sadece. Denizin mavisi ve huzuru ile örtüşmez. Onları kışın yağmurda büyük şehirlerde okursunuz.
Hayalinizdeki mavi yolculuk teknesi hangisi?
38 ila 50 metre arası bir yelkenli hiç fena olmazdı.
Hayalinizdeki rota neresi?
Pasifik. Aylarca aylarca keşfedilemeyecek sayıda yüzlerce ada kümesi içinde doğaya kendimi teslim etmek isterdim.


