The Ocean Race Europe 2025, Karadağ’ın Boka Körfezi’nde final yaparken Volvo, EX30, EX90 ve ES90 modelleriyle elektrikli geleceğini tanıttı. Denizlerdeki mücadeleyle yollardaki sürdürülebilirlik vizyonunu buluşturan marka, insanı ve gezegeni korumayı pusula ediniyor.
Denizle insan arasındaki ilişki, çoğu zaman bir meydan okuma üzerine kurulur. Dalgaların öngörülemezliği, rüzgarın gücü ve okyanusun enginliği… İşte The Ocean Race’in yıllardır binlerce denizciyi ve milyonlarca izleyiciyi peşinden sürükleyen özü de tam olarak bu. 2025’te Avrupa’yı boydan boya kateden yarış 20 Eylül’de Karadağ’ın Boka Körfezi’nde sona erdi. Almanya’dan başlayan ve İngiltere, Portekiz, İspanya, Fransa, İtalya duraklarının ardından Karadağ’a uzanan rota sadece takımlar için değil aynı zamanda Volvo Cars için de unutulmaz bir yolculuğun simgesi oldu.

Finalde birinciliği 48 puanla Biotherm ekibi elde ederken, Paprec Arkéa ikinci, Team Holcim-PRB ise üçüncü oldu. Ancak şampiyonluk kadar akıllarda kalan bir diğer sahne, Volvo’nun Boka Bay’de açtığı Volvo Studio oldu. Zira burada Volvo’nun insanlığa ve gezegene olan sorumluluklarının bilincinde ürettiği yeni nesil elektrikli modelleri sergilendi.
Volvo ve The Ocean Race: Bir Sponsorluktan Fazlası

Volvo Cars’ın The Ocean Race ile olan bağı sadece sponsorluktan ibaret değil. 1973’te Whitbread Round the World Race adıyla başlayan yarış 1998’de Volvo’nun isim haklarını almasıyla bambaşka bir kimlik kazandı. 2001’den itibaren Volvo Ocean Race olarak anılan organizasyon “dünyanın en zorlu yarışı” unvanını uzun yıllar taşıdı. Bugün ise Volvo isim sponsoru değil ancak yarışın en önemli destekçilerinden biri.

Volvo için bu yarış insanla doğa arasındaki ilişkiyi en çıplak haliyle gözler önüne seriyor. Açık denizlerde tek bir hatanın telafisi yok. Bu nedenle güvenlik ve sürdürülebilirlik bu nedenle hayati önem taşıyor. Volvo’nun otomobil vizyonu da bundan farklı değil: Her koşulda güvenlik ve her adımda gezegene duyarlılık. Yarış teknelerinin taşıdığı sensörlerle toplanan mikroplastik ve iklim verilerinin bilim insanlarına aktarılması da bu iş birliğinin yalnızca sporla sınırlı olmadığını, gezegenin geleceğine gösterilen hassasiyeti gösteriyor.
Boka Bay Volvo Studio: Elektrikli Geleceğin Vitrini

Finalin heyecanını paylaşmak için Karadağ’a gelen ziyaretçiler, Volvo Studio Boka Bay’de markanın elektrikli vizyonuyla tanıştı. Burada Volvo’nun son teknoloji ile ürettiği EX30, EX90 ve ES90 modelleri öne çıktı. Her biri farklı kullanıcı profillerine hitap eden bu otomobiller Volvo’nun 2040’ta iklim nötr olma hedefinin somut adımları.
Volvo EX30: Şehrin Yeni Yorumcusu

Kompakt SUV sınıfındaki EX30, Volvo’nun elektrikliye geçiş yolculuğunda stratejik bir model. Şimdiye kadar üretilmiş en düşük karbon ayak izine sahip Volvo olarak öne çıkıyor. İç mekânda denim, yün, keten gibi geri dönüştürülmüş malzemelerden oluşturulan Breeze, Mist, Pine ve Indigo adını taşıyan dört farklı tasarım paketi sunuyor. Bu paketler İskandinavya’nın farklı doğal dokularından esinlenerek tasarlanmış.

Teknik tarafta ise kullanıcıların beklentilerine göre çeşitlilik dikkat çekiyor. Single Motor versiyon 204 hp güç üretiyor. Twin Motor Performance versiyon ise 428 hp ile 0’dan 100 km/sa hızlanmasını sadece 3,6 saniyede tamamlıyor.

Kompakt boyutlarına rağmen sunduğu teknolojiler EX30’u hem genç aileler hem de şehirli profesyoneller için cazip hale getiriyor.
476 km’ye kadar menzil sunan EX30, aynı zamanda %25 oranında geri dönüştürülmüş alüminyum ve %17 geri dönüştürülmüş çelik kullanımıyla sürdürülebilirlik standartlarını yeniden tanımlıyor. Panoramik cam tavan, soundbar ses sistemi, 360 derece kamera, yeni kare direksiyon ve dijital anahtar gibi detaylar ise onu sınıfında benzersiz kılıyor.
Volvo EX90: Amiral Gemisinin Yeni Çağı

EX90, Volvo’nun tamamen elektrikli amiral gemisi SUV’si. Yedi kişilik oturma kapasitesiyle geniş ailelere hitap ederken, 111 kWh’lik bataryası sayesinde tek şarjla 600 km’ye kadar menzil sunuyor.
517 hp gücündeki çift motorlu versiyonu, yüksek performansı sürdürülebilirlik ile birleştiriyor. Ancak EX90’ı diğerlerinden ayıran, ileri güvenlik teknolojileri. Araç; kamera, radar ve LiDAR sistemleriyle çevresini 360 derece algılayabiliyor. NVIDIA DRIVE platformu üzerinde çalışan yazılım, sürücünün dikkat dağınıklığını veya yorgunluğunu tespit ederek gerekirse müdahale ediyor.

EX90 adeta “en akıllı ve en güvenli Volvo” tanımını hak ediyor.
Gece ya da gündüz, otoyol hızlarında dahi küçük nesneleri algılayabilen LiDAR teknolojisi, Volvo’nun güvenlik alanındaki öncü kimliğini geleceğe taşıyor. İç mekânda kullanılan Nordico döşemeler ise biyolojik bazlı ve geri dönüştürülmüş malzemelerden üretilerek çevre dostu bir dokunuş sunuyor.
Volvo ES90: Elektrikli Sedan Geleneği

Volvo’nun sedan mirasını elektrikli çağa taşıyan ES90, markanın lüks sedan segmentindeki yeni oyuncusu. Geniş bagaj hacmi üç arka koltuğun ayrı ayrı katlanabilmesiyle 733 litreye kadar çıkıyor. Ön tarafta ise 22 litrelik ikinci bir bagaj alanı da özellikle şarj kabloları için pratik bir çözüm sunuyor.

EX90 ile aynı SPA2 platformunu kullanan model çift motorlu versiyonunda 517 hp güç üretiyor ve tek şarjla 600 km’ye kadar menzil sağlıyor. Sessiz sürüşü, minimalist İskandinav iç mekân tasarımı ve gelişmiş dijital arayüzleriyle özellikle uzun yolculuklarda konforu ön plana çıkarıyor.

LiDAR sensörleri, Nvidia işlemci altyapısı ve yazılım tabanlı sürüş sistemleri sayesinde ES90 da geleceğin otonom teknolojilerine hazırlıklı. Bu sayede sadece bugünün değil yarının da güvenliğini ve ileri teknolojisini garanti ediyor.
Yollarda ve Denizlerde Aynı Vizyon

Volvo Cars, geleceğe dair yol haritasını net adımlarla ortaya koyuyor:
2025: Satışların yarısının tamamen elektrikli modellerden oluşması hedefleniyor.
2030: Küresel satışların %90’ının şarj edilebilir otomobillerden oluşması planlanıyor.
2040: Tüm operasyonlarında iklim nötr bir şirket olma vizyonu hayata geçirilecek.
The Ocean Race Europe’un dalgalarla mücadele eden teknelerinde olduğu gibi Volvo’nun yollardaki vizyonunda da amaç aynı: insanı ve gezegeni korumak. Güvenlik, sürdürülebilirlik ve yenilikçilik, hem denizlerde hem de karada Volvo’nun pusulası olmaya devam ediyor.
*Bu İçerik Volvo iş birliği ile hazırlanmıştır.
**Kapak Görseli: The Ocean Race


