Bodrum’un hareketli temposundan uzaklaşıp, Torba Koyu’nun dingin kıyısında Ege’yle baş başa kalabileceğiniz bir adres: Malva.
Susona Bodrum’un içinde, doğayla uyumlu mimarisi ve kendine has mutfak diliyle öne çıkan bu restoran; yerel üreticilerden gelen mevsimlik malzemeleri, sürdürülebilirlik ilkesine bağlı kalınarak tasarlanan menüsüyle buluşturuyor. Michelin Rehberi’nde tavsiye edilen Malva, hem tabaklarında hem de atmosferinde rafine ama içten bir deneyim sunuyor.
Neden Malva’ya Gitmelisiniz?
Yerli ve Sürdürülebilir Bir Mutfak Deneyimi Arayanlara…
Malva, ithal ürünlere yer vermeyen mutfağında Bodrum ve çevresinden gelen mevsimlik malzemeler kullanıyor. Doğaya saygılı ve sürdürülebilir bu yaklaşım, misafirlere sadece lezzet değil, aynı zamanda anlamlı bir yolculuk sunuyor.
Tadım Menüsüyle Sofrayı Paylaşmayı Sevenlere…
Üç farklı tadım menüsü – uzun, kısa ve vejetaryen – Malva’da misafirlere sunuluyor. Paylaşım odaklı porsiyon düzeni, fine dining’i daha sıcak ve samimi bir deneyime dönüştürüyor.
Torba’nın Sessizliğinde Lezzetli Bir Kaçamak İsteyenlere…
Bodrum merkezine yakın konumda yer alan Malva, Torba Koyu’nun huzurlu manzarası eşliğinde rafine bir atmosfer sunuyor. Yıldızların altında ya da gün ışığında, sohbet ve yemek keyfi burada zamanla bütünleşiyor.
Malva’ya Gitmeden Bilmeniz Gerekenler



- Kategori: Yerel malzemelerle hazırlanan çağdaş Ege mutfağı ve yaratıcı tadım menüleri
- Konum: Bodrum, Torba Koyu – Susona Bodrum içinde, denize sıfır konumda, sakin ve zarif bir atmosfer
- Mimari & Dekorasyon: Açık mutfak, doğal taş ve ahşapla harmanlanmış modern çizgiler, dingin bir deniz manzarası eşliğinde tasarlanmış zarif bir iç ve dış mekân
- Mutfak: Sürdürülebilirlik ve sıfır atık ilkeleriyle hazırlanan yerel tarifler; farklı uzunlukta tadım menüleri ve à la carte seçenekleriyle
- Etkinlikler: Canlı müzik bulunmuyor; ancak gün batımı manzarası ve sohbet eşliğinde kurulan sofistike atmosfer başlı başına bir deneyim
- Ne Giyilir?: Akşam yemeğine uygun zarif ama rahat yazlık kıyafetler tercih edilebilir
- Instagram: @malvabodrum
- Rezervasyon: 02523116202 – özellikle yaz sezonu boyunca rezervasyon yapılması önerilir.
OGGUSTO’nun Malva Deneyimi
Malva’da akşamüstü güneşinin Torba Koyu’na indiği saatlerde yerimizi aldık. Kısa tadım menüsünü tercih ettik. Tabaklar hem içerik hem de sunum olarak güçlüydü.

Başlangıç olarak gelen Ege otlu mücver, hafif ama yerinde bir tabaktı. İsli yoğurtla birlikte sıcak bir açılış oldu. Hemen ardından gelen ekşi mayalı ekmek ve balon bazlama, dövme tereyağı ve erken hasat zeytinyağıyla birlikte servis edildi. Tereyağı gerçekten çok lezzetliydi; sıcak bazlamayla birlikte daha ilk lokmada kendini belli etti.
Sonrasında gelen mini kalamar tabağı, balkabağı kreması ve fermente mantar sosuyla servis edildi. Kalamarın dokusu ve sosun aroması güzel bir dengedeydi.
Ana yemek olarak Laos vardı. Mısır ve sarıkız mantarı eşliğinde geldi. Hem malzemesi hem de tadıyla menüde ayrı bir yerde duruyordu. Net, temiz ve güçlü bir tabaktı.
Kapanışta tatlı olarak Zeytinyağı Dörtlemesi geldi. İsmini dört farklı zeytinyağı bileşeninden alıyor ama zeytinyağı bu tabakta doğrudan değil, daha çok alttan gelen bir aromayla kendini gösteriyor. Hafifti, karakterliydi, yemeği sade ama sağlam bir şekilde tamamladı. Malva’yı unutulmaz kılan çok özel bir tatlı deneyimiydi.

Malva Menüsü



Malva’da menü, Bodrum’un zengin coğrafyasını ve Ege ruhunu kucaklayan bir felsefeyle şekilleniyor. Yurt dışından gelen malzemelere yer yok; tüm ürünler Bodrum’dan, Ege Bölgesi’nden ve Türkiye içinden, yerel üreticilerden özenle seçiliyor. “Zero waste”, sürdürülebilirlik ve mikro yerellik ilkeleri, burada yalnızca bir söylem değil; mutfağın temel işleyişi hâline gelmiş durumda.
Menünün başında, restoranın vizyonunu özetleyen kısa bir giriş sayfası yer alıyor — “Ne yapıyoruz, nasıl ilerliyoruz, bu yolculukta sizi neler bekliyor?” gibi sorulara cevap veren bir içerik. Menüde bir ala carte seçeneğin yanı sıra üç farklı tadım menüsü var: uzun, kısa ve vejetaryen. Vegan menü bulunmuyor ama önceden bildirildiğinde şefle birlikte özel alternatifler hazırlanabiliyor. Kısa tadım menüsü, porsiyonları küçültülmüş bir à la carte gibi kurgulanmış; amaç, daha çok tabağı daha hafif bir tempoda deneyimleyebilmek. İçerik klasik fine dining çizgisinde ama anlatı dili yerel ve sade.
Laos Balığı: Ana yemeklerden biri olan Laos, Malva mutfağının en özenli tabaklarından biri. Laos 11 saat tuzda bekletiliyor, son olarak ızgarada pişiriliyor. Tabakta yer alan özel mısır sosu, mısır taneleri ve sarıkız mantarıyla birlikte hem lezzet hem de malzeme karakteri açısından güçlü bir uyum kuruyor.
Mini Kalamar Tabak: Laos’tan önce gelen tabaklardan biri de mini kalamar. Balkabağı kreması ve fermente mantar sosuyla sunuluyor. Dokular ve tatlar dengeli; kalamarın tazeliği de sosun aroması da birbirini bastırmadan bir arada duruyor.

OGGUSTO’nun Malva Notları: İyi bir yemek için ne kadar uzağa gidebilirsiniz? Malva, bu sorunun cevabını kesinlikle “Torba’ya kadar” olarak veriyor. Bodrum’un merkezinden biraz uzak mesafede de olsa, Michelin Rehberi’nin önerdiği bu tabaklar için kat edilen her adım anlamlı. Havaalanına da bu kadar yakınken, nereden gelirseniz gelin, ulaşmak düşündüğünüz kadar zor değil.
Malva’da bizi en çok etkileyen detaylardan biri, mutfak ekibinin menüye ve restoranın vizyonuna olan hâkimiyeti oldu. Bu yalnızca ezberlenmiş bilgi değil; yerellik, sürdürülebilirlik ve sıfır atık yaklaşımı gerçekten içselleştirilmiş. Her detayda bu anlayış hissediliyor, aktarılıyor, yaşatılıyor.


Ziyaretimizde kısa tadım menüsünü tercih ettik. Bu tercihimizin arkasında yalnızca zaman değil, aynı zamanda çeşitleri daha rafine bir şekilde deneyimleme arzusu vardı. Kısa menü, aslında à la carte menünün tadım versiyonu gibi kurgulanmış; aynı tatlar, daha küçük porsiyonlarla sunuluyor. Bu da yemeğin hem temposunu artırıyor hem de doygunluğunu eksiltmeden çeşitliliği artırıyor.
Malva’nın Mimarisi & Dekorasyonu



Torba Koyu’nun dingin kıyısında, Malva Bodrum taşlarının sıcaklığıyla modern Ege estetiğini bir araya getiriyor. Susona Bodrum’un içinde yer alan restoran, lüksün gösterişine kapılmadan, doğanın ritmine ayak uyduran bir atmosfer sunuyor. Gün batımında altın rengine bürünen masalar, manzaranın sadece fonda değil, deneyimin merkezinde olduğunu hatırlatıyor.
Dekorasyonda Malva’nın “sessiz sürdürülebilirlik” yaklaşımı ilk bakışta kendini belli ediyor. Geri dönüştürülmüş malzemeler ve yerel üretim detaylar, minimal ama anlamlı bir bütünlük oluşturuyor. El yapımı seramikler, açık mutfağın sadeliği, doğal dokulu masa örtüleri… Her şeyin seçilmiş olduğu belli. Aynı yaklaşım, “sıfır atık” mutfak anlayışının mekândaki karşılığı gibi hissediliyor.
Malva’nın sunduğu atmosfer sadece estetik değil; bilinçli ve saygılı. Her şey, doğayla uyum içinde, gösterişten uzak ama düşünülmüş bir lüks anlayışıyla tasarlanmış. Ne fazla, ne eksik.


