Sanatın yalnızca estetik değil, aynı zamanda ekonomik ve kültürel bir güç olarak konumlandığı günümüzde, Art Basel Hong Kong 2025 küresel sanat piyasasının nabzını tuttu. Küratör Begüm Güney OGGUSTO için yazdı.
Dünyanın ekonomik akışını, sosyokültürel değişimleri, teknolojik ilerlemeleri, politik dönüşümleri anlamak nasıl ki küresel verileri yakından izlemeyi gerektiriyorsa, çağdaş sanatı ve dinamiklerini kavrayabilmek benzer biçimde, global ölçekteki etkinlik alanlarını dikkatle takip etmeyi zorunlu kılıyor. Sanat yalnızca estetik bir üretim değil; aynı zamanda ekonomik bir gösterge, kültürel ve stratejik bir yatırım olanağı olarak karşımıza çıkıyor.
Odeabank’ın sanat platformu O’art bu bilinçle hareket ederek, çağdaş sanatın üretim ve dolaşımına yönelik bir alan açıyor. Kuruluşundan bu yana, fiziksel mekânda gerçekleştirdiği sergilerle sanatçılara görünürlük sağlayan O’art, bugün dijital alana taşıdığı faaliyetleriyle geleceğin sanatında etkin bir rol üstleniyor.
Şimdi de Dünya’nın tüm büyük şehirlerinin ekonomik modellerine dahil etmeye çalıştıkları “sanat fuarları”, küresel pazara çıkmaya gayret eden galeri ve sanatçıların varlıklarını duyurmaları, sanat endüstrisinin büyük oyuncularıyla bağlantı kurmaları için çok önemli bir platform görevi görüyor.
Bu bağlamda, 2025’in Mart ayının sonunda, Odeabank’ın sanat platformu O’art sponsorluğunda gerçekleşen “Bunu Kaydet” programı kapsamında katıldığım Art Basel Hong Kong’un 12. edisyonu yalnızca bir fuar ziyareti değil; küresel sanat piyasasının nabzını tutmak ve bu piyasadaki dönüşümleri yerinde gözlemlemek adına atılmış stratejik bir adım olarak değerlendirilmelidir.
Hong Kong Kongre ve Sergi Merkezi’ne 91.000 ziyaretçi çeken bu fuar, yalnızca sanat dünyasının değil, aynı zamanda küresel ekonomik iklimin de dikkatlice gözlemlendiği bir platform haline geldi. 240 galerinin katılımıyla düzenlenen fuar, pandemi sonrası yeniden şekillenen küresel sanat piyasasının mevcut dinamiklerini anlamak açısından kritik bir gösterge niteliğindeydi. Çünkü sanat bugün, estetik bir mesele olmanın ötesinde, ekonomik ve kültürel kodların iç içe geçtiği çok katmanlı bir yapıya sahip.
Global sanat fuarlarını yakından izlemek, sanatın bugünkü yönelimlerini, alıcı-satıcı dengelerini, kültürel sermayenin şekilleniş biçimlerini ve fikirlerin dolaşıma girme kanallarını anlamlandırmak açısından kritik bir eşik sunuyor.
Küresel Piyasa Dinamikleri ve Satış Trendleri
Her ne kadar Art Basel Hong Kong 2025, ziyaretçi ve galeri katılımı açısından olumlu rakamlarla tamamlanmış olsa da, fuarın altında yatan gerçeklik çok daha karmaşıktı. 2024 yılı boyunca sanat piyasası %12 oranında küçülerek toplam 57.5 milyar dolarlık bir hacme geriledi. Bu daralma, yüksek değerli satışlardaki keskin düşüşle doğrudan ilişkiliydi.
10 milyon dolar üzerindeki eserlerin açık artırmalardaki satış sayısı %39 azalmış, bu segmentin toplam piyasa değerindeki payı ise sadece iki yıl içinde %33’ten %18’e düşmüştü. Bu tablo, post-pandemi coşkusunun ardından piyasanın yeniden gerçekliğe döndüğünün göstergesiydi.
Fuarın en çok ses getiren satışı, David Zwirner galerisi tarafından gerçekleştirilen Yayoi Kusama’nın INFINITY-NETS [ORUPX] (2013) eseri oldu ve 3.5 milyon dolara alıcı buldu. Bu satışın yanı sıra, Hauser & Wirth, Louise Bourgeois’nin bronz yapıtı Cove’u 2 milyon dolara bir Asya koleksiyonuna, Zeng Fanzhi’nin bir resmini ise 1.5 milyon dolara sattı.
Perrotin ise Takashi Murakami’nin Tan Tan Bo: Wormhole (2025) adlı çalışmasını 1.35 milyon dolara sattı. Fuar süresince toplamda 1 milyon dolar üzeri 25’ten fazla eser satıldı; ancak 10 milyon dolar üzeri tekil bir satış gerçekleşmedi.


Bununla birlikte, galerilerin artan maliyet baskısı oldukça dikkat çekici. 2024’te galerilerin %43’ü bir önceki yıla göre daha az kâr elde etti. En büyük gider kalemleri sanat fuarları (%27), paketleme ve nakliye (%15) ve seyahat harcamaları (%13) olarak sıralanıyor. Bu durum, galerilerin daha az fuara katılmasına veya dijital satışlara yönelme kararı almasına neden oluyor.
Kurumsal Hareketlilik, Genç Sanatçılar ve Bölgesel Genişleme
2025 edisyonu, müze ve vakıfların aktif katılımı açısından da dikkat çekiciydi. Hauser & Wirth tarafından sunulan iki Lee Bul eseri, bir Avrupa vakfı tarafından 260.000 ve 275.000 dolarlık fiyatlarla satın alındı. Tina Kim Gallery, Lee ShinJa’nın Joining (1981) isimli tekstil çalışmasını 200.000 dolara Çin’deki bir müzeye, Hong Kong merkezli M+ müzesi Yibe Zhang’ın 25.000 dolar değerindeki heykelini koleksiyonuna dahil etti. Bu alımlar, Asya’nın kültürel kurumlarının Batı’daki muadilleri kadar etkin hale geldiğini gösteriyor.
Özellikle Güneydoğu Asya’dan gelen vakıf ve müze temsilcilerinin varlığı, Çin’in koleksiyon gücünde yaşanan düşüşü dengeler nitelikte. 2024 yılının genel daralma trendine karşın, 5.000 dolar altındaki satışlarda %3’lük bir artış yaşanmış olması önemli. Bu, sanat piyasasının daha geniş bir alıcı tabanına eriştiğini ve yeni nesil koleksiyonerlerin sektöre adım attığını gösteriyor.
Bunun bir yansıması olarak Art Basel Hong Kong 2025’te genç sanatçılara ait birçok eser, 10.000 ila 40.000 dolar aralığında satıldı. Bu veriler doğrultusunda yalnızca fuarın değil, tüm sanat piyasasının yeni bir jenerasyonun ellerinde şekillenmeye başladığını görebiliyoruz.


Art Basel CEO’su Noah Horowitz’in fuar sonrasında yaptığı açıklama, organizasyonun mevcut ekonomik kırılganlığa karşı proaktif bir yaklaşım benimsediğini ortaya koydu. Art Basel uygulaması, Art Basel Ödülleri gibi fuarın yeni girişimleri, kitle yaratım potansiyelini ve fuarın kültürel yapıda yarattığı etkiyi artırmayı hedefliyor.
Hong Kong ve Çin 2024’te %31’lik bir satış düşüşüyle küresel sıralamada üçüncülüğe geriledi. Yerini, %18’lik pazar payıyla Birleşik Krallık aldı. Çin pazarı hâlâ büyümekte, fakat artık küresel sanat piyasasını yukarı taşıyan öncü konumunu sürdüremese de, Singapur, Endonezya, Tayland ve Filipinler gibi ülkelerin koleksiyonerlerinin artan ilgisiyle mevcut durumu yeniden gözden geçirmemizi gerektiriyor.
Ayrıca yeni açılacak Bangkok merkezli DIB Müzesi gibi girişimler de, bölgenin genel güç dengelerini değiştirebilir. Art Basel Hong Kong’un Asya içi çeşitliliği artırmasının, fuarın sürdürülebilirliği açısından bölgesel pazarda pozitif bir etki yaratması bekleniyor.
Küresel Sanat Ekonomisinin Geleceği
Rapora göre, küresel sanat piyasasının son otuz yıldaki yükselişi, sınırlar arası serbest dolaşımın ve ticaretin mümkün olmasıyla gerçekleşti. ABD hâlâ %43’lük pazar payıyla küresel lider konumunda, fakat 2023’te %10, 2024’te ise %9’luk bir düşüş yaşandı. Eğer bu eğilim devam ederse, Londra ve Hong Kong gibi ikinci seviye merkezlerin konumu güçlenebilir. McAndrew’un da belirttiği gibi, büyük müzayedelerin nerede yapıldığı, piyasadaki eğilimleri belirlemek açısından kritik bir gösterge.
Yorumlar ve Geleceğe Dair Değerlendirme
Art Basel Hong Kong 2025, salt bir sanat fuarının ötesinde, küresel sanat piyasasının kırılgan ve dönüşen yapısını gösteren stratejik bir eşikti. Satış grafiklerindeki yatay seyir, yüksek montanlı işlemlerdeki azalma ve buna karşılık kurumsal koleksiyonların güç kazanan varlığı, yalnızca ekonomik bir gerilemenin değil, aynı zamanda kültürel aktörlerin pozisyon değişiminin de göstergesiydi.
Alıcı profilleri çeşitlenirken, yeni jenerasyon koleksiyonerlerin sanata yaklaşım biçiminin de daha araştırmacı ve içerik odaklı bir hal aldığını düşünüyorum.


Fuarda dikkatimi en çok çeken unsurlardan biri, sergileme pratiklerinin kavramsal yaklaşımıydı. Sanatçılara tanınan küratoryal alan, yalnızca yapıtların estetik etkisine değil, aynı zamanda onların düşünsel arka planlarına da odaklanıyor; bu yaklaşım, daha önce deneyimlediğim benzer ölçekli fuarlarla kıyaslandığında belirgin bir fark yaratıyordu.
Estetik ve ticari taleplerin ötesine geçen bu yaklaşım, Art Basel Hong Kong’un yalnızca ticari bir platform değil, aynı zamanda fikirlerin dolaşıma girdiği güçlü bir düşünsel platform olduğunu açıkça ortaya koydu.
Hong Kong küresel bir sanat merkezi; bir yükselişten ziyade kendi dengesini bulmuş bir yapı. Bu, hem ekonomik belirsizliklerin hem de alım kararların giderek daha dikkatli verildiği bir dönemde kaçınılmaz bir rol. Mega-fuarların geleceği ise yalnızcamilyon dolarlık işlemlere değil, temsil edilen coğrafyaların çoğulluğuna ve ekonomik segmentler arası geçişkenliğe ne ölçüde alan tanıdığıyla şekillenecek.
Kişisel izlenimim şu ki: sanat piyasası, artık büyüme arzusundan çok sürdürülebilirliği önceliklendiren, merkez-periferi ilişkilerini yeniden tanımlayan ve koleksiyonerleri daha bilinçli seçimler yapmaya teşvik eden bir faza geçiş yapıyor. Art Basel Hong Kong 2025 ise bu geçişin bizim için en net haritasını çizen, sessiz ama etkili bir dönüm noktasıydı -yalnızca sanatın değil, zamanın ruhunun da.
UYARI NOTU:
Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, yetkili kuruluşlar tarafından kişilerin risk ve getiri tercihleri dikkate alınarak kişiye özel sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler ise genel niteliktedir. Bu tavsiyeler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.
Yatırım yapmadan önce kendi risk ve getiri tercihlerinizi öğrenmeli ve her halükarda söz konusu faaliyetler için yetkili bir kuruluşu ile çalışmanızı ve diğer kaynaklardan faydalanmanızı öneririz. Zira sadece buradaki bilgilerle yatırım yolculuğunuza başlamanız beklediğiniz sonuçları doğurmayabilir. Beklentileriniz kapsamında bir getiri elde edemeyebileceğiniz gibi, risk algınızın üzerinde bir kayıp yaşayabilirsiniz. Buradaki yazılarda yer alan bilgiler, ulaşılabilen ilk kaynaklardan iyi niyetle ve doğruluğu, geçerliliği, etkinliği velhasıl her ne şekil, suret ve nam altında olursa olsun herhangi bir karara dayanak oluşturması hususunda herhangi bir teminat, garanti oluşturmadan, yalnızca bilgi edinilmesi amacıyla derlenmiştir. İşbu yazılardaki yorumlardan; eksik bilgi ve/veya güncellenme gibi konularda ortaya çıkabilecek zararlardan ve burada yer alan bilgiler dayanarak alınacak yatırım ya da benzeri kararların sonuçlarından Odea Bank A.Ş. ve çalışanları sorumlu değildir.













