white banner

Geleceği Şekillendiren Kadınlar: Zehra Öney ile Girişimcilik, Teknoloji ve Liderlik Üzerine

19.11.2025
Geleceği Şekillendiren Kadınlar: Zehra Öney ile Girişimcilik, Teknoloji ve Liderlik Üzerine

Yazı Boyutu:

OGGUSTO olarak 19 Kasım Kadın Girişimciler Günü’ne özel, Binance TR iş birliğiyle, kadınların teknoloji ve girişimcilik alanındaki etkilerini konuşmak için Zehra Öney ile bir araya geldik. Kariyerine turizm sektöründen başlayıp, mobil teknolojiler, artırılmış gerçeklik ve dijital finans gibi hızla değişen alanlarda öncü projelere imza atan Öney, girişimcilik yolculuğunu, karşılaştığı zorlukları ve başarıya giden süreçte kadın olmanın getirdiği fırsatları detaylarıyla paylaştı.

Röportajda Öney, kariyerinde dönüm noktası olan deneyimlerini, geleceği öngörebilmenin önemini ve genç kadınlara ilham verecek değerli tavsiyelerini samimi ve içten bir dille anlattı. Ayrıca Türkiye’de kadın girişimciliğinin geleceğini, yeni neslin yaratacağı dönüşümü ve teknolojiyi şekillendirmede kadınların oynayacağı kritik rolü de gözler önüne serdi.

Girişimcilik yolculuğunuz nasıl başladı? Teknoloji veya finans gibi dinamik alanlara yönelmenizde sizi en çok ne motive etti?

Geleceği Şekillendiren Kadınlar: Zehra Öney ile Girişimcilik, Teknoloji ve Liderlik Üzerine

Girişimcilik yolculuğum, turizm sektöründe başlayan kariyerimin içinde her zaman hissettiğim o güçlü sezgiyle şekillendi: Dünya değişiyor ve bu değişimin tam kalbinde olmak gerekiyor. Ben hiçbir zaman kendimi tek bir alana hapseden, “bir gün emekli olurum” diye düşünen biri olmadım. Aksine, yeniliğin kokusunu alan, geleceğin kapılarını önceden gören ve o kapıdan içeri adım atmak için cesaret duyan biriyim.

Turkcell’den aldığım teklif, hayatımda bir kırılma anıydı. Teknolojiyle tanıştığım o ilk gün, mobilin sadece bir iletişim aracı olmadığını; dünyanın ekonomik, sosyal ve kültürel yapısını kökten dönüştürecek bir devrim olduğunu hissettim. Bu farkındalıkla Mobilera’da Genel Müdür olarak, daha 3G yokken Türkiye’de ve dünyanın farklı ülkelerinde “olmaz” denileni “olur” hâline getiren projelere liderlik ettim. Kazakistan’dan Portekiz’e, Gürcistan’dan Türkiye’ye uzanan bu yolculukta hayata geçirdiğimiz Mobil Pazarlama ve Reklam Projeleri, dünya arenasında da karşılık buldu.

Dünya GSM Kongresi’nde geliştirdiğimiz proje, “Dünyanın En İyi Mobil Pazarlama Projesi” seçilerek ülkemize Dünya Birinciliği kazandırdı. Aynı şekilde, MMA Smarties Ödülleri‘nde EMEA Bölgesi’nin “Best Innovation” (En İyi İnovasyon) ödülünü alarak, yenilikçi yaklaşımımızı uluslararası ölçekte tescillemiş olduk.

Bu başarılar, hem Türkiye’nin teknolojideki rekabet gücünü hem de ekibimizin cesaretini ve vizyonunu global arenada görünür kılan kilometre taşları oldu.

2012’de artırılmış gerçeklik alanına yönelerek Blippar’ı Türkiye’ye getirdim. AR teknolojisini Türkiye’ye tanıtırken Silikon Vadisi’ndeki görsel tanıma Ar-Ge ekibinin bir parçası oldum. Harvard Üniversitesi’nin çalışmalarımızı “Best Case” seçmesi ise hem teknoloji üretmenin hem de Türkiye’nin potansiyelinin global ölçekte kabul görmesinin çok özel bir göstergesiydi.

Tüm bu süreçlerde hep aynı soruyla karşılaştım: “Teknoloji bu kadar hızlı gelişirken kadınların neden bu kadar azı bu dönüşümün içinde yer alıyor?”

İşte bu soru 2019’da Teknolojide Kadın Derneği’ni kurmamın temel motivasyonuydu. Çünkü teknoloji ve dijital finans, kadınlar için ekonomik bağımsızlığın en güçlü araçları hâline geldi. Yeni ekonomi, blockchain ve veri dünyası kadınlara yepyeni fırsatlar sunuyor.

Binance TR Teknolojide Kadın Akademisi, dünyanın en prestijli iş ödüllerinden 22. Stevie® Awards for Women in Business 2025’te “Kadınlar için Finansal Okuryazarlık Girişimlerinde Başarı” kategorisinde altın ödülü kazanarak, dünyanın bu alandaki en iyi projesi seçildi. Bu başarı, birlikte hayata geçirdiğimiz projelerin uluslararası seviyede nasıl bir etki yarattığının güçlü bir göstergesidir.

Bu vizyonun yalnızca Türkiye’de değil, uluslararası arenada da karşılık bulması benim için ayrı bir gurur kaynağı. Aldığımız Altın Stevie Ödülü, aslında sadece bir ödül değil; yıllardır emek verdiğimiz bu dönüşüm hareketinin dünyada yankı uyandırdığının güçlü bir teyidi.

Bu ödül, kadınların teknoloji, dijital finans ve blockchain ekosistemlerinde güçlenmesi için kurduğumuz hayalin artık küresel ölçekte görüldüğünü, takdir edildiğini ve örnek gösterildiğini ortaya koyuyor. Kadınların dijital ekonomiyle kendi finansal özgürlüklerini yaratma yolculuğunun dünyadaki en prestijli platformlardan biri tarafından onurlandırılması, hem Türkiye adına hem de bu dönüşüme inanan tüm kadınlar adına çok kıymetli.

Altın Stevie, bizim için bir sonuç değil; daha büyük etki yaratma sorumluluğunu omuzlarımıza koyan yeni bir başlangıç.

Bugün hâlâ beni motive eden şey aynı:

Geleceğin nereye gittiğini görmek, ilkleri hayata geçirmek ve kadınlara bu gelecekte güçlü bir yer açmak.

Benim girişimcilik anlayışım tam olarak bu.

Bugüne kadar kariyerinizi şekillendiren en önemli dönüm noktası neydi? Size cesaret veren o anı veya kararı bizimle paylaşır mısınız?

Geleceği Şekillendiren Kadınlar: Zehra Öney ile Girişimcilik, Teknoloji ve Liderlik Üzerine

Kariyerimde birçok önemli adım oldu; fakat gerçek anlamda yönümü değiştiren en kritik dönüm noktası Turkcell’den aldığım iş teklifiyle teknoloji dünyasına adım attığım andı. O gün, konfor alanımı geride bırakıp bambaşka bir evrene geçmem gerektiğini hissettim. Turizm gibi köklü bir sektörden teknoloji gibi hızlı, dinamik ve geleceği belirleyen bir alana geçmek kolay bir karar değildi; ama içimde hep taşıdığım o sezgi — “gelecek burada olacak” duygusu — bana cesaret verdi.

Sonraki yıllarda Genel Müdürlük görenini üstlendiğim Mobilera’da henüz kimsenin cesaret edemediği işlere girişmemiz, Türkiye’yi dünyanın sayılı mobil teknoloji projeleriyle buluşturmamız ve uluslararası ödüller almamız, doğru kararı verdiğimi bir kez daha gösterdi. Ardından Blippar’ı Türkiye’ye getirip artırılmış gerçekliği ülkeye tanıtmak ise bir başka kilometre taşıydı; çünkü burada sadece bir teknolojiyi değil, bir geleceği temsil ediyorduk. Silikon Vadisi’ndeki Ar-Ge ekibine dahil olmam, Türkiye’nin potansiyelinin dünya tarafından görülmesi açısından yepyeni bir pencere açtı. Harvard’ın bu çalışmaları “Best Case” olarak seçmesi de bu sürecin evrensel bir teyidi oldu.

Ama belki de en kişisel ve en anlamlı dönüm noktası Teknolojide Kadın Derneği’ni kurmaya karar verdiğim andı. Teknolojinin inanılmaz hızla ilerlediğini, ancak kadınların aynı hızla bu yolculuğa dahil olamadığını gördüğümde, buna sadece üzülmek yerine harekete geçmem gerektiğini fark ettim. Bugün hâlâ her şeyi başlatan cesaret duygusu, tam olarak o anda ortaya çıktı.

Kariyerimdeki tüm dönüm noktalarını geriye dönüp düşündüğümde şunu görüyorum:
Cesaret dediğimiz şey tek bir büyük adımdan değil, her defasında “gelecek burada” diyerek bilinmeyene doğru yürümekten doğuyor. Ve her adım bir sonrakinin kapısını açıyor.

Alanınıza adım atarken karşılaştığınız en büyük zorluk ne oldu? Bu zorluğu aşarken nasıl bir yol izlediniz?

Geleceği Şekillendiren Kadınlar: Zehra Öney ile Girişimcilik, Teknoloji ve Liderlik Üzerine

Ben teknoloji sektörüne adım attığımda en büyük zorluk, “dünyanın hızını yakalamak” değildi; aksine, geleceğin hızını herkesten önce görüp onu işin içine doğru şekilde entegre edebilmekti. Ben her zaman geleceği okuyabilen, sezgileri güçlü bir futuristtim. Bu nedenle asıl mesele, çevremdeki insanların hâlâ bugünü konuşurken benim yarını, hatta yarının ötesini konuşuyor olmamdı.

Teknolojiye geçiş yaptığım dönemlerde Türkiye’de mobil, veri, AR gibi kavramlar daha yeni yeni filizleniyordu. Ben ise bu alanların dünyayı dönüştüreceğini çok net görüyordum. Zorluk çoğu zaman şuradan geliyordu: Henüz kimsenin hayal etmediği bir şeyi hayata geçirmeye çalışmak.

Örneğin; 3G’nin olmadığı bir dönemde mobil projeler geliştirmek, artırılmış gerçeklik daha dünyada yeni konuşulurken Türkiye’ye getirmek, veri ve yapay zekânın sadece bir teknoloji değil, bir yaşam dönüşümü olduğunu anlatmak… Bunların hepsi vizyon ister; kararlılık ister; geleceği önden görme cesareti ister. Erken ölçekte pazarı büyütmek, markaları ve kurumları yeni teknolojiyle tanıştırmak, başarılı örnekleri ortaya çıkarmak ve bu dönüşümü görünür kılmak… Tüm yolculuğumuzun merkezinde işte bu öncülük anlayışı vardı.

Ben bu zorlukları aşarken tek bir yolu benimsedim: Bugünü değil, geleceği merkeze almak. Her gün daha fazla okumak, teknolojiyi yalnızca takip etmek değil, ona yön veren geliştiricilerin, bilim insanlarının, düşünürlerin zihnine dokunmak… Ve en önemlisi, ekibimi de bu vizyonun etrafında toplamak. Hiçbir zaman yalnız yürümeyi tercih etmedim.

Güçlü ekipler kurdum; merakı olan, yeniliğe açık, geleceğe inanan insanlarla çalıştım. Çünkü biliyorum ki büyük dönüşümler tek bir kişinin omuzunda yükselmez — kolektif akılla, ortak heyecanla güç kazanır.

Ben zorluğa “engel” olarak bakmam. Zorluk, dönüşümün doğal bir parçasıdır. Eğer siz geleceği görüyorsanız, bir süre yalnız yürürsünüz — ama sonra herkes sizin gördüğünüz noktaya gelir.

Bugün geriye dönüp baktığımda şunu net söyleyebilirim:
En büyük zorluk, vizyonun gerçek hayata taşınmasıydı; en büyük güç ise o vizyona olan sarsılmaz inancımdı. Bu inanç, beni mobil teknolojilerden AR’a, yapay zekâdan dijital finans dünyasına uzanan güçlü bir yolculuğa taşıdı.

Teknoloji, finans ya da Web3 gibi sektörlerde kadın temsilinin artmasının neden önemli olduğunu düşünüyorsunuz? Bu alanlar kadınlara hangi yeni fırsatları sunuyor?

Geleceği Şekillendiren Kadınlar: Zehra Öney ile Girişimcilik, Teknoloji ve Liderlik Üzerine

Teknoloji, finans ve özellikle Web3; sadece sektör değil, geleceğin ekonomik ve toplumsal mimarisini oluşturan ekosistemler. Bu nedenle kadınların bu alanlarda daha fazla yer alması bir “temsil meselesi” değil; geleceğin tasarımında söz sahibi olma meselesidir.

Ben kurumlara, ülkelere ve ekonomilere hep aynı soruyu soruyorum: “Geleceği sadece toplumun yarısı mı inşa edecek, yoksa bütün potansiyelle mi ilerleyeceğiz?”

Kadınların bu alanlara dahil olması, farklı bir bakış açısı, daha zengin bir düşünme biçimi, daha güçlü bir inovasyon kültürü ve daha kapsayıcı bir ekonomi yaratır. Çünkü teknolojiye yön veren şey sadece kod değildir; vizyondur, sezgidir, empati ve insan odağıdır. Kadınların bu niteliklerle sektöre getirdiği değer çok yüksektir.

Bugünün dünyasında Web3, blockchain, dijital finans ve yapay zekâ; kadınlara ilk kez bu kadar geniş bir “eşit başlangıç noktası” sunuyor. Kapılar açık. Bilgi herkese ulaşılabilir. Sermayeye erişim, global ağlara bağlanma, dijital varlıklarla ekonomik hareket alanı yaratma imkânı çok daha demokratik.

Kadınlar için bu alanların en büyük fırsatı, finansal özgürlüğe giden yolu demokratikleştirmesi. Dijital finansın doğası gereği kimlik, coğrafya veya meslek gibi sınırlayıcı faktörler ortadan kalkıyor ve kadınlar küresel ekonomiye tek tıkla dahil olabiliyor. Aynı zamanda veri bilimi, yapay zekâ, blockchain geliştiriciliği, dijital ürün yönetimi ve Web3 pazarlaması gibi yeni nesil meslekler; analitik düşünme, yaratıcılık, empati ve sistem bakışı gibi kadınlarda güçlü olan yetkinliklerle doğal olarak örtüşüyor. Bu da kadınlara yalnızca teknoloji tüketicisi olmanın ötesinde, teknolojiyi tasarlayan, üreten ve geleceği şekillendiren aktörler olma imkânı sunuyor. Web3 ekosisteminin en önemli özelliklerinden biri ise girişimcilik bariyerlerinin düşük olması; yüksek sermaye gerektirmeden küresel ölçekte ürün ve hizmet geliştirme fırsatı vermesi. Tüm bunlar birleştiğinde, teknoloji ve yeni ekonomi alanları kadınlara hem ekonomik hem de yaratıcı anlamda sınırsız bir hareket alanı açıyor.

Gelecek; teknolojiyle şekilleniyor, ama bu teknolojiyi şekillendirecek olan insan. Kadınlar o masada ne kadar çoğalırsa, geleceğin kalitesi de o kadar artar.

Girişiminizi büyütürken yararlandığınız mentorluk, eğitim ya da networking deneyimleri oldu mu? Sizi en çok güçlendiren destek neydi?

Geleceği Şekillendiren Kadınlar: Zehra Öney ile Girişimcilik, Teknoloji ve Liderlik Üzerine

Kariyerimi büyütürken beni besleyen en önemli unsur, aslında klasik anlamda bir mentorluk modelinden ziyade, aynı vizyonu taşıyan insanlarla yollarımın kesişmesi oldu. Ben hiçbir zaman bir kişinin rehberliğinde ilerleyen biri olmadım; tam tersine merakım, araştırma tutkum ve geleceği önden görme isteğim bana kendi yönümü çizme gücü verdi.

Beni gerçek anlamda güçlendiren şey, dünyanın farklı noktalarında teknolojiyi, inovasyonu ve geleceği benim kadar ciddiyetle okuyan, tartışan ve dönüştürmeye çalışan insanlarla aynı masada oturmaktı. Silikon Vadisi’nden Avrupa teknoloji ekosistemlerine kadar uzanan bu temaslar; vizyonumu genişleten, ufkumu büyüten en değerli deneyimlerdi. Bu çevreler, bana “gelecek nasıl şekillenecek?” sorusuna farklı pencerelerden bakma fırsatı sundu.

Şunu net olarak söyleyebilirim: Ben kariyerim boyunca bir mentordan yön alarak ilerleyen biri olmadım. Kendi yolumu, sezgilerimle, gözlemlerimle ve geleceği analiz etme tutkumla çizdim. Ancak çok önemli bir şey var: Ben, benden sonra gelen yüzlerce genç kadına mentorluk yaparken güçlendim. Onlara yol gösterirken, aslında her seferinde kendi vizyonumu da tazeledim. Çünkü genç zihinler, geleceğin ne kadar hızlı şekillendiğini en çarpıcı biçimde hatırlatır.

Beni besleyen şey ise bir kişiden aldığım rehberlik değil; dünyanın farklı noktalarında aynı vizyona inanan, aynı dönüşümü konuşan ve yenilik arzusunu paylaşan insanlarla kurduğum entelektüel etkileşimler oldu. Bu, klasik bir networking anlayışı değil; tam tersine, geleceğe bakabilen beyinlerle kurulan düşünsel bir ortaklık.

Bugün geriye dönüp baktığımda görüyorum ki beni en çok güçlendiren destek, ortak akılla büyüyen bu vizyon toplulukları ve birlikte düşünmekten doğan yaratıcı enerji oldu. İşte bu enerji, attığım her adımın ardındaki en büyük itici güçtü.

Bir kadın girişimci olarak karşılaştığınız önyargılar veya cam tavan etkileri oldu mu? Bunlarla nasıl mücadele ettiniz?

Geleceği Şekillendiren Kadınlar: Zehra Öney ile Girişimcilik, Teknoloji ve Liderlik Üzerine

Ben kariyerimi hiçbir zaman “engeller”, “cam tavanlar” ya da “önyargılar” üzerinden tanımlamadım. Açıkçası bu kavramlara inanan biri de değilim. Çünkü ben bir işe başlarken önce şuna bakarım:
“Burada nasıl bir değer yaratabiliriz ve geleceği nasıl şekillendirebiliriz?”

Teknoloji, yapay zekâ, mobil dönüşüm, AR gibi alanlarda çalışırken elbette farklı bakışlarla, soru işaretleriyle ve hatta zaman zaman tereddütlerle karşılaştım. Ama bunları hiçbir zaman cinsiyete bağlamadım; bunlar, yeni bir fikri ilk kez ortaya koyan herkesin karşılaşabileceği doğal tepkilerdi.

Benim mücadele yöntemim ise çok netti: Üreterek konuşmak.
Bir şeyi iyi yaptığınızda, ortaya koyduğunuz değer kimsenin “önyargısıyla” yarışamaz. Fikirleriniz güçlü, vizyonunuz net, üretiminiz tutarlıysa karşınızdaki dünya zaten size açılır.

Benim yaklaşımım şuydu:

  • Bugünü değil, geleceği düşünmek.
  • Hayal edilenin ötesine geçmek.
  • İlkleri gerçekleştirmekten çekinmemek.
  • Cesur olmak ama aynı zamanda rasyonel olmak.

Ve en önemlisi: Kendi potansiyelimi başkalarının bakışına göre değil, kendi vizyonuma göre şekillendirmek. Bu nedenle cam tavan kavramı bana hiç yakın gelmedi. Eğer bir tavan varsa, ben onun varlığını hiç hissetmeden yoluma devam ettim. Çünkü benim için belirleyici olan cinsiyet değil, ürettiğiniz değer ve geleceğe dair ortaya koyduğunuz vizyondur.

Bugün kadınlara hep aynı şeyi söylüyorum: Önyargıyla değil, gelecekle meşgul olun. Kendi yolunuzu kendi vizyonunuz belirlesin gerisi zaten kendiliğinden açılır.

Finansal okuryazarlık ve ekonomik bağımsızlık bir girişimcinin en güçlü dayanakları. Siz bu konuda kendinizi nasıl geliştirdiniz?

Geleceği Şekillendiren Kadınlar: Zehra Öney ile Girişimcilik, Teknoloji ve Liderlik Üzerine

Benim için finansal okuryazarlık, sadece rakamlarla ilişki kurmak değil; dünyayı okumayı öğrenmekti. Ekonominin nereye evrildiğini, teknolojinin finansal sistemleri nasıl dönüştürdüğünü ve dijitalleşmenin sermayeyi nasıl demokratikleştirdiğini anlamak, kariyerimin doğal bir parçasıydı.

Kendimi bu alanda geliştirirken bir sınıfa ya da tek bir kaynağa bağlı kalmadım. Ben öğrenmeyi her zaman üç temel eksende ele aldım:

  • Birincisi; dünyanın nereye gittiğini anlamak.
    Mobil devrimden blockchain’e, yapay zekâdan Web3’e kadar tüm dönüşümlerin ekonomiyle bağlantısını çok erken fark ettim. Bu alanlarda stratejik ve analitik düşünme refleksi, finansal okuryazarlığımı da doğal olarak güçlendirdi.
  • İkincisi; global perspektifi sürekli beslemek.
    Silikon Vadisi’ndeki Ar-Ge komiteleri, Avrupa’daki teknoloji konferansları, uluslararası ödül süreçleri, ekonomiyi şekillendiren insanlarla yapılan sohbetler… Bunların her biri finansın, yatırımların ve yeni ekonominin geleceğini okumamda çok büyük bir rol oynadı.
  • Üçüncüsü; ekonomik bağımsızlığı zihinsel bir duruş olarak görmek.
    Ben ekonomik bağımsızlığı bir sonuç olarak değil, bir duruş olarak ele alırım. Kendi kararlarını alan, kendi riskini yöneten, kendi vizyonuna yatırım yapan bir insanın zaten finansal okuryazarlığı gelişir. Çünkü bu bakış açısı sizi sürekli öğrenmeye, analiz etmeye ve dünyayı doğru okumaya iter.

Benim için ekonomik bağımsızlık, yalnızca finansal tabloları okumak değil; dünyayı ve onun dönüşüm hızını doğru analiz edebilme kapasitesidir. Teknoloji geliştikçe finansın sınırları genişliyor, sermayeye erişim kolaylaşıyor ve ekonomik güç tek bir merkezin elinden çıkıp herkesin kullanımına açılıyor. Bu nedenle yeni ekonomiyi — dijital finansı, blockchain’i, Web3’ü — anlamak, bugün artık bir tercih değil, geleceği yönetmenin temel koşulu.

Kadınlar için bu alanların sunduğu fırsat çok net: Kendi ekonomisini kendi vizyonuyla kurabilme özgürlüğü. Eğer kadınlar teknolojiyi doğru okur, finansal sistemlerin nereye evrildiğini görür ve bu dönüşümün içinde yer alırlarsa, ekonomik bağımsızlık bir hedef olmaktan çıkar; doğal bir sonuç hâline gelir.

Bugün tekrar başlasanız, “bunu daha erken fark etmeliydim” diyeceğiniz en önemli girişimcilik dersi ne olurdu?

Geleceği Şekillendiren Kadınlar: Zehra Öney ile Girişimcilik, Teknoloji ve Liderlik Üzerine

Açık söylemek gerekirse, “keşke” üzerinden ilerleyen bir yolculuğum hiç olmadı. Ben her zaman geleceği erken okuyan, sezgileri güçlü, vizyonu önde koşan biri oldum. Bugün tekrar başlasam, aynı cesaretle ve aynı kararlılıkla ilerlerdim. Fakat bir şeyi daha erken fark ederdim: Gelecek sandığımızdan çok daha hızlı geliyor.

Bugün bildiğim bir şeyi o gün bilseydim, şu farkındalığı daha güçlü hayata geçirirdim: Dünya bazen yeni fikirlere hazır olmasa bile, vizyoner bir lider her zaman hazırdır. Her fikir doğru zamanda değil, doğru vizyonla büyür.

Ben mobil teknolojileri Türkiye’ye getirdiğimde dünya henüz bu dönüşümün ölçeğini bilmiyordu. AR’ı Türkiye’ye taşıdığımda birçok kişi bunun ne kadar büyük bir devrim olacağını öngörmüyordu. Yapay zekâ çalışmalarına başladığımda çoğu kişi hâlâ “geleceğin trendi” olarak bakıyordu.

Bugün yeniden başlasam, o dönemlerde bile daha büyük düşünmekten çekinmezdim. Globali hedeflemek için dünyanın hazır olmasını beklemezdim; çünkü biliyorum ki vizyon hazırsa, dünyanın ritmini değiştirmek mümkündür.

Sonuç olarak: Vizyonun cesareti, zamanlamanın çok ötesindedir. Yeniden başlasam “daha erken fark etmeliydim” diyeceğim ders bir pişmanlık değil; “geleceğin hızını daha da erken sahiplenebilirdim” farkındalığı olurdu.

Sektörünüzdeki genç kadınlara vereceğiniz en değerli üç tavsiye ne olurdu?

Geleceği Şekillendiren Kadınlar: Zehra Öney ile Girişimcilik, Teknoloji ve Liderlik Üzerine

1. Geleceği okuyun, bugüne sıkışmayın.
Teknoloji sektörü anı takip edenleri değil, geleceği önden görenleri büyütür. Trendleri ezberlemeyin; onları doğuran fikri, dönüşümün arkasındaki mantığı anlamaya çalışın. Eğer geleceği okuyabilirseniz, hangi alanda ilerleyeceğinizi değil, hangi geleceği şekillendirmek istediğinizi seçersiniz.

2. Merakınızı asla kaybetmeyin; öğrenmek en büyük sermayenizdir.
Benim kariyerimde beni en çok güçlendiren şey sınırsız meraktı. Sadece bildiğinizi geliştirmeyin—bilmediğinize de cesurca yaklaşın. Bugünün meslekleri yarının dünyasına yetmeyecek; bu yüzden sürekli öğrenen, kendini güncelleyen ve yeniliğe açık olan herkes avantajlı olacak.

3. Cesareti merkez alın, vizyonunuzu büyütmekten çekinmeyin.
Yeni bir fikir, bir proje ya da bir teknolojiyle karşılaştığınızda önce “risk”i değil, “olasılığı” görün. Küçük düşünmeyin; bir fikrin değeri, onun ne kadar büyük hayal edildiğiyle ölçülür. Cesaret, girişimcilikte teknik bilgi kadar kritik bir güçtür. Büyük vizyonu olan kadın hiçbir zaman yarı yolda kalmaz.

Türkiye’de kadın girişimciliğinin geleceğini nasıl görüyorsunuz? Yeni neslin bu alanda nasıl bir dönüşüm yaratacağını düşünüyorsunuz?

Geleceği Şekillendiren Kadınlar: Zehra Öney ile Girişimcilik, Teknoloji ve Liderlik Üzerine

Türkiye’de kadın girişimciliğinin geleceğini son derece güçlü görüyorum. Çünkü Türkiye, potansiyeli yüksek bir ülke; genç nüfusu dinamik, teknolojik dönüşümü hızlı ve kadınların bu dönüşüme katılma isteği her zamankinden fazla. Bugün girişimcilik artık sadece sermaye meselesi değil; vizyon, hız, teknoloji okuryazarlığı ve doğru ekosistemle şekilleniyor. Bu açıdan baktığımızda Türkiye’deki kadınlar, geleceğin yeni ekonomisinde kritik bir rol oynayacak.

Yeni nesil ise bambaşka bir seviyede geliyor. Onlar doğuştan dijital, çoklu disiplinli düşünebilen, dünya ile aynı hızda ilerleyen ve teknolojiyi yalnızca araç değil, bir yaşam biçimi olarak gören bir jenerasyon. Bu yüzden kadın girişimciliğinde en büyük dönüşümü onlar yaratacak. Çünkü farklı alanları birleştirebiliyorlar; veri, tasarım, sürdürülebilirlik, teknoloji ve yaratıcılığı tek potada harmanlayabiliyorlar.

Ben özellikle üç önemli değişimin çok belirgin şekilde gerçekleşeceğine inanıyorum:

• Kadınlar yeni ekonominin üreticisi olacak.
Yapay zekâ, blockchain, dijital finans, sürdürülebilir teknolojiler… Bu alanlar kadınlara hem küresel iş kurma imkânı hem de kendi ekonomilerini yaratma gücü verecek.

• Kadın girişimciler daha global düşünecek.
Yeni nesil, bulunduğu şehirde değil; dünyanın her yerinde iş kurabilecek kapasitede. Bu global bakış Türkiye’nin girişimcilik ekosistemini çok yukarıya taşıyacak.

• Kadın liderliği daha yaratıcı, daha cesur ve daha kapsayıcı bir ekonomi yaratacak.
Bugünün en büyük farkı şu: Yeni nesil kadınlar sınır tanımıyor. Kendilerini ifade etmekten, risk almaktan ve dönüşüm yaratmaktan çekinmiyorlar. Bu, Türkiye’nin girişimcilik enerjisini ciddi şekilde büyütecek.

Türkiye’de kadın girişimciliğinin geleceği benim gözümde parlak olmanın ötesinde; dönüştürücü bir potansiyele sahip. Çünkü teknoloji, sürdürülebilirlik, dijital finans ve yeni ekonomi alanları kadınların güçlü olduğu analitik düşünme, yaratıcılık ve çözüm odaklılıkla çok uyumlu. Bu uyum, Türkiye’de önümüzdeki yıllarda daha görünür ve daha etkili bir girişimcilik dalgası yaratacak.

Yeni nesil ise bugünden çok daha cesur, çok daha global ve çok daha hızlı düşünüyor. Onlar dünyayı sadece takip etmiyor; hangi boşluğun nasıl doldurulacağını, hangi ihtiyacın nasıl çözüleceğini içgüdüsel olarak analiz edebiliyorlar. Bu nedenle önümüzdeki dönemde Türkiye’de girişimcilik ekosisteminin hızını, yönünü ve ölçeğini belirleyecek olan işte bu yeni jenerasyon olacak.

Benim gördüğüm tablo şu: Türkiye’de kadın girişimciliği artık bir “alan” değil, ülkenin ekonomik ve teknolojik dönüşümünde stratejik bir güç hâline geliyor. Ve bu güç, doğru ekosistemler ve doğru vizyonla birleştiğinde Türkiye’nin rekabetçiliğini çok daha ileriye taşıyacak.

*Bu içerik Binance iş birliğinde hazırlanmıştır.

OGGUSTO
OGGUSTO Tüm Yazıları
white banner
Popüler Yazılar
İlgili Yazılar
Daha keyifli ve kişiselleştirilmiş bir OGGUSTO deneyimi için