Dada Salon Kabarett, Ozan Güven’in sahnede kalıpları reddeden canlı performansıyla izleyiciyi alışılmış anlatıların dışına taşıyor.
Bu performans; anlatı, sessizlik, mizah ve yüzleşmenin bir araya geldiği doğrudan bir karşılaşma olarak kurgulanıyor. Ezber, rol ve öğretici yapıdan uzak duran sahne dili, izleyiciyi anın içine çeken bir akış yaratıyor.
Ne izlendiği ve ne dinlendiği kadar, neden orada olunduğunu da sorgulatan bu yapı, her seferinde yeniden kurulan bir deneyim sunuyor. Tekrar etmeyen doğası sayesinde sahnedeki karşılaşma, o ana özgü bir iz bırakıyor.
Ozan Güven’in sahnedeki varlığı, Dada Salon Kabarett formatının sınır tanımayan yaklaşımıyla birleşerek izleyiciyle doğrudan bir temas kuruyor.

