Mustafa B. Bozkurt, İstanbul’un tekke ve tasavvuf kültürünü mutfak üzerinden ele alan Derviş Sofrası buluşmasıyla 7 Ekim’de Nadir Gastronomi Platformu’nda.
“Matbahta aş değil, derviş pişer” sözünden hareket eden gece, eski İstanbul tekkelerinde mutfağın ve sofranın taşıdığı anlamlara odaklanıyor. Lex Historiae kanalıyla tanınan yazar ve içerik üreticisi Mustafa B. Bozkurt, Mevlevî ve Bektaşî geleneklerinden farklı tekke yapılarına uzanan anlatısında aşçı dede ve matbah teşkilatını, dervişlerin gündelik yemeklerini ve özel gün sofralarını ele alacak.
Kandiller, aşure günleri, helva sohbetleri ve meydan sofraları üzerinden ilerleyen programda lokmanın, nimetin ve misafir ağırlamanın tasavvuf kültüründeki yeri konuşulacak. Yemeğin kimi zaman bir eğitim biçimine, kimi zaman topluluğu bir arada tutan ritüele, kimi zaman da şehrin yoksullarına ve yolcularına açılan bir kapıya dönüşmesi İstanbul’un gündelik hayatıyla birlikte değerlendirilecek.
Bozkurt’un anlatımına Taste Pavilion’un tekke mutfağından ilhamla hazırladığı özel menü eşlik edecek:
| Menü | İçerik |
|---|---|
| Başlangıç | Eşrefoğlu Rumi Çorbası – İznik köfteli çorba |
| Ara sıcak | Kaymak böreği |
| Salata | Gül yapraklı marul salatası |
| Ana yemek | Pöçlü Özbek pilavı |
| Tatlı | Tarçınlı kaymaklı helva, Helva-i Hakanî |
| Şerbet | Sirkencübin |

