Merin Sever, Sanatı Yemek buluşmasında 1920’lerin değişen Türkiye’sini sanat, mimari ve gastronomi üzerinden 16 Ekim’de Nadir Gastronomi Platformu’nda ele alıyor.
I. Dünya Savaşı sonrasında imparatorlukların çözülmesi, yeni ulus-devletlerin ortaya çıkışı ve değişen yaşam biçimleri yalnızca siyaseti değil, dönemin estetik anlayışını da dönüştürdü. Merin Sever, bu kırılmanın Türkiye’de sanat ve mimariye nasıl yansıdığını dönemin toplumsal ve tarihî koşullarıyla birlikte anlatacak.
Programda halk devrimlerinin sanat dili üzerindeki etkisinden Art Nouveau, Dadaizm, Bauhaus, Kübizm, Art Deco ve Sürrealizm gibi akımlara uzanan başlıklar gastronomiyle ilişkilendiriliyor. Her bölüm, anlatılan döneme veya sanat akımına gönderme yapan özel bir tabakla eşleşiyor.
| Menü | İçerik |
|---|---|
| Art Nouveau stilde damak hoşluğu | Yeşil elma, limon |
| Dışavurumcu bir çorba | Kırmızı biber, domates, patates, sarı mercimek, et suyu |
| Dadaizmin çeşmesi | Hamur, peynir, tereyağı |
| Bauhaus bacalar | Tavuk, pesto sos |
| Kübist köklerimiz | Kök sebze çeşitlemesi |
| Art Deco’nun yeni nesil şaşaası | Fındık, çikolata, vanilya |
| Bu elma şekeri halkçı gerçekçi mi olsun, sürrealist mi? | Elma şekeri, beze |

