Mahalle Yanarken, Ezgi Emel ve Mehmet Yaşar Altundağ’ın sahnede bir araya gelerek gündelik hayatın büyük meselelerine eğildiği çağdaş bir sahne işi olarak başlıyor.
Ezgi Emel ve Mehmet Yaşar Altundağ, modern hayatın hızına ayak uydurmaya çalışan bireyin yaşadığı sıkışmaları merkeze alıyor. Oyun, büyük kavramları yukarıdan konuşmak yerine, mahalle kahvesi sıcaklığında ele almayı tercih ediyor; izleyiciyi tanıdık bir dilin içine davet ediyor.
Sosyoloji, felsefe ve tarih; akademik bir çerçeveye hapsolmadan, sokak diliyle yan yana geliyor. Mizah ile trajedi aynı zeminde buluşurken, gündelik hayatın absürtlüğü sahnede karşılık buluyor. Bu yaklaşım, izleyicinin kendi hayatıyla doğrudan temas kurabileceği bir alan açıyor.
Mahalle Yanarken, dünyayı düzeltme iddiası taşımıyor. Bunun yerine, her şey olurken ayakta kalmanın, düşünmenin ve nefes almanın mümkün olduğu bir sahne alanı kuruyor; izleyiciye tanıdık bir durakta durma imkânı sunuyor.

