Pulitzer Ödüllü Konken Partisi, hayatın sonbaharında karşılaşan iki insanın oyunla başlayan büyük yüzleşmesini sahneye taşıyor.
Tesadüfen yolları kesişen Fonsia ve Weller, zamanlarını konken partileriyle doldururken fark etmeden kendi hayatlarını da masaya yatırır. Kaybetmenin, kazanmanın ve yeniden denemenin anlamı bu oyunlarda yavaş yavaş değişir. Kartlar dağıtıldıkça, geçmiş pişmanlıklar, bastırılmış duygular ve geç kalındığı sanılan umutlar görünür hâle gelir.
D. L. Coburn imzalı ve Pulitzer Ödülü’ne değer görülen eser, Tiyatrokare tarafından Nedim Saban’ın çağdaş yorumu ile yeniden sahneleniyor. 1990’larda Yıldız Kenter ve Müşfik Kenter’in unutulmaz performanslarıyla hafızalara kazınan oyun, bu kez Melek Baykal ve Mehmet Atay’ın güçlü oyunculuklarıyla seyirciyle buluşuyor. Mehmet Atay, Ankara sahnelerinden İstanbul’a uzanan bu yorumla oyuna yeni bir denge ve derinlik katıyor.
İki perde boyunca mizahla hüzün arasında gezinen Konken Partisi, yaş almak, yalnızlık, cesaret ve hayata yeniden tutunmak üzerine güçlü bir karşılaşma sunuyor. Kaybetseler bile, hayatta kazanmak için hiçbir zaman geç olmadığını hatırlatan oyun, her yaştan izleyiciye tanıdık duygularla sesleniyor.

