İstanbul Dijital Sanat Festivali (IDAF), altıncı yılında sanat, teknoloji ve yapay zekâ eksenindeki üretimleri bir araya getirerek yeniden sanatseverlerle buluşuyor. Türkiye’nin uluslararası ölçekte düzenlenen ilk ve tek dijital sanat festivali olarak öne çıkan etkinlik, bu yıl “RETELL” teması etrafında dijital çağda hikâye anlatımının dönüşümünü, yapay zekânın yaratıcı süreçlerdeki rolünü ve teknolojinin sanatla kurduğu yeni ilişki biçimlerini tartışmaya açıyor. Festivale katılımlar ise ücretsiz.

Sergiler, performanslar, paneller ve atölyelerden oluşan geniş programıyla dikkat çeken festival, Türkiye’den ve dünyanın farklı ülkelerinden 70 sanatçıyı aynı platformda buluşturuyor. Yapay zekâ destekli yaratıcı pratiklerden yeni medya üretimlerine uzanan seçki; teknolojiyi yalnızca bir araç olarak ele almak yerine, sanat üretiminin aktif bir parçası ve yaratıcı bir ortak olarak yeniden düşünmeye davet ediyor. Festivalin direktörlüğünü Dr. Nabat Garakhanova, artistik direktörlüğünü Esra Özkan üstlenirken; uluslararası küratör kadrosu festivalin disiplinler arası yapısını güçlendiriyor.
Festivalin dikkat çeken bölümlerinden birini, dijital çağın güncel meselelerine odaklanan panel programı oluşturuyor. Gerçeklik, algı, kolektif hafıza, insan-teknoloji ilişkisi, emek ve yapay zekâ gibi başlıklar farklı disiplinlerden konuşmacılar eşliğinde tartışılırken; dijital sanatın küresel dolaşımı, kültürel hafıza ve anlatı biçimlerinin dönüşümü de festival programında geniş yer buluyor. Böylece IDAF, yalnızca izlenen bir sanat etkinliği olmaktan çıkarak düşünsel tartışmalara alan açan çok katmanlı bir platforma dönüşüyor.

Çocuklar ve gençlere yönelik yaratıcı atölyeler de festival programının önemli parçaları arasında yer alıyor. Yapay zekâ, oyun teknolojileri, dijital tasarım ve yeni medya odaklı uygulamalı çalışmalar; “AI Storybook”, “Makine Öğrenmesi ile Görsel Yolculuk”, karakter tasarımı, animasyon ve VR deneyimleri gibi içeriklerle katılımcılara üretim odaklı bir keşif alanı sunuyor. Festival, sanat ve teknolojiyi yalnızca izleme değil, deneyimleme ve üretme fırsatı da yaratıyor.

