İki kız kardeşin geçmişle ve birbirleriyle kurduğu sessiz yüzleşmeyi merkeze alan bu oyun, zamanın bıraktığı izler üzerinden ilerleyen bir anlatı kuruyor.
Eski bir koltuk, deniz kenarında bir bank ve çocukluk evinin terası etrafında şekillenen hikâye, geride kalanların yükünü ve paylaşılan hatıraların ağırlığını sahneye taşıyor. Metin, gündelik anların içinden sızan duygularla kardeşlik bağını yeniden tanımlıyor.

Yazan ve yöneten Anıl Can Beydilli, anlatıyı sade bir yapı içinde ilerletirken, karakterlerin iç dünyasını ön plana çıkaran bir sahne dili kuruyor. Oyun, geçmişle hesaplaşmayı büyük cümleler kurmadan ele alıyor.
Sahnedeki karşılaşmayı Tülin Özen ve Nilperi Şahinkaya paylaşıyor. İki oyuncunun performansı, metnin duygusal derinliğini doğrudan izleyiciye aktaran temel unsur olarak öne çıkıyor.

Oyun, Prömiyerini 28 Şubat 2026'da Fişekhane'de yaptı.

