New York’un En İyileri

Ünlü iç mimar Elad Yifrach’ın kurucusu ve kreatif direktörü olduğu L’objet, dünyanın en büyük medeniyetlerinin eserlerinden ve mimarisinden ilham alarak içinde zengin bir tarih taşıyan tasarımlara imza atarken, 2004 yılından bu yana modernizmin yaratıcı dokularından da vazgeçmiyor. Elad Yifrach, New York sırlarını OGGUSTO ile paylaştı.


Konaklayın

Downtown’da bulunan The Greenwich Hotel’in özenli odalarının her biri farklı dekore edilmiş ve otel fikri Robert De Niro’ya ait.

 

 

Tribeca bölgesindeki otel, geri dönüştürülmüş malzemeler kullanıldığı için farklı bir dokuya sahip. Penthouse tasarımı Robert De Niro’nun yönlendirmesi ile yapıldığından New York’a geldiğinde kaldığı tek yer olarak biliniyor.  Matthew McConaughey, Jennifer Lawrence ve Piers Morgan gibi yıldızlarda tercih ettiği otelde her an tanıdık bir simaya rastlamak mümkün olabilir. Eski fabrika binasından dönüştürülen otele Japon Wabi estetiği harmanlanarak, teras ve iç avluya bakan duvarları bahçe olarak değerlendirilmiş. Locanda Verde restoranı ise otelin misafirleri kadar New York’lular tarafından sevildiği için, rezervasyon yapılması öneriliyor.

 

Deneyimleyin

Gerçek bir New York tecrübesi için Brooklyn Köprüsü’nde yürüyün (En iyi manzara için Brooklyn istikametinden Manhattan’a doğru). High Line da mutlaka görülmeli; şehre geri kazandırılan raylı sistem artık dünyanın en güzel asma parklarından birisi.

 

 

New York’un simgesi olan Brooklyn Köprüsü’nün tadını tam çıkartmak isteyenler, Pier 11’den vapur ile Brooklyn’e geçtikten sonra köprüyü yürüyerek Manhattan’a dönerken köprünün tüm ihtişamını farklı açılardan tecrübe edebilirler. Köprünün kulelerinden fotoğraf çekme müsaadesinin 1986 yılında sadece Burhan Doğançay’a verildiğini de hatırlamakta fayda olabilir. Eski mezbaha bölgesi Meat Packing District ve Chelsea arasındaki yüksek tren hattı, imha edilmektense High Line parkına dönüştürülerek müthiş bir gezinti parkuru oluşturulmuş. Her mevsim ayrı güzelliği olan güzergâh boyunca şehri farklı açıdan görebilir ve binaların arasından geçerken Alfred Hitchcock’un Rear Window filminde gibi hissedebilirsiniz.

 

 

Kendinizi Şımartın

Sertifikalı eğitmen olarak her gün yoga yaptığım için Golden Bridge Yoga veya Om Factory benim için gerçek şımarma sebebi.

 

 

Little Italy bölgesindeki Golden Bridge Yoga‘da yeni başlayanlar kadar uzun yıllar yoga yapanlara yönelik dersler de bulunuyor. Birkaç şubesi olan Om Factory ise Aerial Yoga’yı tercih edenlerin ilk adresi olduğu için bu sınıflardaki yerlerin çok çabuk tükendiğini hatırlamakta fayda olabilir.

 

 

Şaşırın

Eski bir tamirhanede yer alan Antique Garage’ın şefi ve sahibi müthiş organik yemekler yapıyor. Ayrıca kişisel antika koleksiyonu var.

 

 

Soho’da bulunan Antique Garage Türk mutfağı ağırlıklı Akdeniz lezzetleri ile tanınıyor. Duvarlardaki tablolarında incelenmesi gereken restoranın dev kristal avizesi altında bulunan 16 kişilik masası arkadaş gruplarının toplantıları için de ideal.

 

Tadın

Sağlıklı, poleo ve glütensiz yemekleri tercih edenler için sebze odaklı Hu Kitchen, glam dekor, bütünsel yaklaşım ve Michelin yıldızlı yemekler için ABC Cocina ve NYC’deki en iyi brunch için Jack’s Wife Freda.

 

Manhattan’da iki şubesi olan Hu Kitchen, sadece doğal malzemeler kullanması ile tanınıyor. “İstediğimiz gibi çikolata bulamadığımız için kendimiz yaptık” sloganı ile taşta öğütülerek yapılan çikolataları dillere destan.

 

 

Michelin yıldızlı şef Jean George’un yönetimindeki ABC Cocina, her sezon değişen menüsü, doğayı tabakta sunmayı hedefliyor. New York’un en tanınan dekorasyon mağazası ABC Carpet bünyesindeki restoranda yemekten sonra mağazaya göz atmakta fayda olabilir.

 

 

Haftanın her günü, anneanne kahvaltısı isteyenlerin tercih ettiği Jack’s Wife Freda bistro tarzı Akdeniz mutfağına odaklanıyor. Soho ve West Village’da şubeleri bulanan restoranda, isteyenlere yemeklerin tarifleri de veriliyor.

 

 

İçin

Duvarlardaki freskoları seyrederek caz dinlemek ve kokteyl yudumlamak için Carlyle Hotel’de bulunan Bemelmans Bar veya daha “downtown” bir tecrübe için Beekman Hotel.

 

1940 yılında beri açık olan Bemelmans Bar’ın adı Central Park’tan ilham alarak duvar resimlerini yapan sanatçıya ithaf edilmiş. Anna Wintour, Debra Messing ve Michael Kors gibi ünlülerin tercih ettiği barda Red Velvet, Luxury Sidecar ve Vesper kokteylleri denemelisiniz.

 

 

Dünya Ticaret Merkezi’ne yakın Beekman Hotel’in dokuz katlı Viktoryen gotik avlusunda bulunan The Bar Room’da düzenlenen etkinlikler ile de tanınıyor. 1881 yılında inşa edilen bina restore edilerek New York’un en tercih edilen mekanları arasında yerini aldıktan sonra Martin Margiela ve Proenza Schouler gibi modacılar tarafından da defilelerinde kullanılıyor.

 

 

Gezin

New York’a seyahat edenlerin müze ve galerileri mutlaka görmesi gerekir. Benim favorilerim arasında The Frick Collection, Jim Kempner Fine Art Gallery ve elbette Metropolitan Museum of Art bulunuyor.

 

Sanayici Henry C. Frick’in konağı, 1935 yılında müzeye dönüştürülerek hayatı boyunca oluşturduğu muazzam koleksiyona ev sahipliği yapıyor. Mücevher kutusunu andıran Frick Collection’da düzenlenen geçici sergiler mutlaka görülmesi gerekenler arasında sayılıyor.

 

 

Çağdaş sanata odaklanan Jim Kempner Fine Art Gallery 20 yıldır Chelsea’de bulunuyor. New York’taki nadir heykel bahçelerindeki sergilerin görülmesi önerilen galerinin sergileri tanınmış sanatçılar kadar genç isimlerin de eserlerinin keşfedilebileceği bir galeri.

 

 

Dünyanın en önemli müzeleri arasında yer alan Metropolitan Museum of Art, geçici sergileri kadar daimî koleksiyonu için görülmeye değer. Antik dönemden çağdaş sanata kadar iki milyondan fazla eseri barındıran müze, mutlaka görülmesi gereken yerler arasında sayılıyor.

 

 

Görün

Madison Avenue’daki showroom’umun çok yakındaki Chelsea Bit Pazarı’ına ilham almak için sık giderim.

 

 

1976’dan beri kurulan Chelsea Flea Market’te, 100’den fazla satıcının sunduğu binlerce eski, vintage ve antika eşyalar arasında saatler geçirilebilir. Her Cumartesi ve Pazar günü kurulan pazarda kıyafetten plaklara, tablodan efemera’ya kadar herkesi ilgilendirecek bir şey bulmak mümkün. Kardeş pazar olan Hell’s Kitchen Flea Market’i de hatırlamakta fayda olabilir.

Alışveriş Yapın

Geçmişi oldukça bohem olan Bleecker Street’te artık harika mağazalar var. İlk Manhattan butiğimizi de orada açtık.

 

 

Greenwich Village’da bulunan sokağın, New York’un bohem geçmişinde önemli bir yeri olduğu hatırlanabilir. 1950 ve 1980 yılları arasında çıkan tüm akımların merkezi olan sokakta ve bitişik nizam tuğla evleri koruma altına alınan mahallede artık ünlü butiklerde alışveriş yapmak mümkün.

 

 

Tadını Çıkarın

Pizza ve hamburgeri New York gibi yapan yok. Madison Square Park’a gidin ve gerçek bir New York’lu gibi Shake Shack’te kendinizi şımartın.

 

 

New York’un ilk gökdeleni Flatiron binasının gölgesindeki parkın içinde hot dog standı olarak başlayan Shake Shack, 2004’ten beri sabit hamburger restoranı olarak servis veriyor. İlk şube olma özelliğine de sahip ünlü hamburgercinin sadece New York’ta 12 şubesi var.

 

 

E-Bülten Üyeliği
OGGUSTO.COM'un özenle seçilmiş gustolu içeriğini haftalık olarak takip etmek için e-bültenimize üye olun.
İlginizi Çekebilecek Konular