Amerika’da Görmeniz Gereken 10 UNESCO Dünya Mirası

Dünya’nın en çok Unesco Dünya Mirası gezme rekorunun sahibi olan Atila Ege, Amerika’da mutlaka görülmesi gereken 10 yeri OGGUSTO’ya özel yazdı.

  • 1/10
    Igauzu Şelaleleri, Brezilya - Arjantin Sınırı

    Arjantin ve Brezilya sınırındaki şelale, dünyanın en büyüğü sayılıyor ve mevsimsel su seviyesine göre sayıları değişen 200 kadar daha ufak şelaleyi de beslemekte. Her iki ülkede parkurlardan yürüyerek izleme alanlarına gidilebilinir. Brezilya tarafında ayrıca asma köprü “Şeytan Boğazı” olarak bilenen bölgeye ulaşımda mevcut ve isteyenler helikopter turları da yapabilir. Arjantin tarafında doğal yaşamı bozduğu gerekçesi ile uçuşlar iptal edilmiş, alternatif olarak ekolojik tren veya şişme botlar ile gezinti yapmak mümkün. 1907 yılından beri film sektörü tarafından kullanılan şelalelerde, çekilen ünlü filmler arasında Baraka, Mr Magoo, Indiana Jones and the Kingdom of the Crystal Skull gibi yapımların yan ısıra son dönemin popüler filmi Captain America: Civil War filmi sayılabilir.

  • 2/10
    Perito Moreno Buzulu, Arjantin

    Arjantin’in güneyindeki buzul bölgesi, dünyanın üçüncü tatlı su kaynağı olarak büyük önem taşıyor. Her dört, beş yılda bir kopan büyük parçalar görsel bir şölen sunmakla beraber küresel ısınmanın da en net göstergelerinden sayılmakta. Ziyaretçilerin çoğu karada kalmayı tercih etmekle beraber, isteyenler için tekne turları ve kramponlu ayakkabılar ile buzul yürüyüş turları da mevcut.

  • 3/10
    Machu Picchu, Peru

    İnka imparatorluğunun zirve döneminde yapılmış binaların inşası harçsız birleşen taşlardan yapılmış ve taşların arasına bugün dahi bıçak sokulamıyor. Üç tarafı akarsu ile çevrili şehirde saraylar, meydanlar, tapınak ve ev kalıntıları, bir zamanlar önemli şehirleşme olduğunun göstergesi. Antik kent ile aynı hat üzerinde bulunan yapı, yol ve dağlar, güneşin batış çizgisi üzerinde olduğundan bu uygarlığın derin astrolojik bilgilere sahip olduğu düşünüyor. Dağ yamacında teraslar yaratılarak şehirleşen ve ileri tarım teknikleri kullanan toplum ile ilgili yazılı kayıtlar bulunmamakta. İsteyenlerin alt günde yürüyerek ulaştı kalıntılara tren seferleri de düzenlenmekte. Doğal yaşamı korumak için tüm ziyaretçilerin rezervasyon yaptırmaları ve rehber eşliğinde gezmeleri gerekiyor.

  • 4/10
    El Vizcaino, Kaliforniya Körfezi, Meksika

    Körfez, Meksika’nın koruma altındaki en büyük bölgesi ve Kuzey Pasifik Gri Balinasının doğal ortamı olarak biliniyor. Ekosistem yunuslar, foklar ve denizaslanları ve çeşitli kuşlarında yaşaması ile oldukça zengin. Deniz turizmine yoğun ilgi ve çevre balıkçı köyleri ile tuz toplayanlar sebebi ile başlayan değişimleri durdurabilmek için Meksika hükümeti bölgeye gelen günlük kişi sayısında ciddi kısıtlamalar getirmek üzere olduğu için, balina meraklılarına seyahatlerinden önce gerekli rezervasyonları yapmaları öneriliyor.

  • 5/10
    Paskalya Adası, Şili

    Rapa Nui’deki dört metrelik gizemli “moai” heykelleri ile ilgili hiç bilgi bulunmamakta. En yakın yerleşim biriminden binlerce kilometredeki ada, başka kültürlerden etkilenmeden günümüze ulaşabilmiş. Ziyaretçiler, heykellerin yapımında kullanılan taşların çıktığı Rano Raraku Taş Ocağındaki 400 heykeli gördüklerinde hayret edebiliyorlar. Adanın çeşitli noktalarına yerleştirilmiş heykeller ise, volkanik taştan yapıldıkları için doğa koşulları altında erozyona uğrayarak hızla bozulmakta. Adaya Santiago veya Tahiti’den uçak ile ulaşmak mümkün. Dev heykellere ilave plajlarda dalarak, sörf yaparak ve dinlenerek vakit geçirmek mümkün.

  • 6/10
    Carlsbad Mağaraları, ABD

    19. yüzyılın sonunda madenciler tarafından bulunan mağaranın en görülmesi gereken “Büyük Oda” adındaki dünyanın en büyük yeraltı salonu, 25 kat yüksekliğinde ve içinde altı futbol sahası barındıracak genişlikte. Küçük bir bölümü rehbersiz gezilebilen doğa harikasının da daha derinlere gitmek isteyenler, güvenlik sebebi ile rehber eşliğinde gezebiliyorlar. Milyonlarca yıl önce oluşmuş sarkıtları olan mağara, Chihuahuan Çölünün ortasında bulunuyor ve geceleri çölde düzenlenen yıldız turlarına da katılmak mümkün.

  • 7/10
    Chichen Itza, Meksika

    Mayaların kutsal bölgesinde tapınaklar, sütunlu geçitler ve diğer taş mabetlerin arasında en ünlüsü basamaklı piramit olarak bilinen Kukulkan Tapınağıdır. Tapınakta bulunan 365 basamak, yılın her bir günü temsil eder ve yılda iki kere oluşan gölgede yılan formu görülebilir ve güneşin batışı ile bu form merdivenleri inerek yerdeki yılan heykeli ile birleşmekte. Mayaların yüzyıllar öncesinden çağımızda kullanılan bilgilere gönderme yapması, ziyaretçileri hayrete düşürebilir. Mayaların oynadığı top oyunu dahi, günümüz futbol oyununa büyük benzerlik göstermektedir. Müthiş uygarlıklarından izler bırakarak bilinmeyen sebeple bölgeyi terk eden Mayaların izleri her mevsim görülebilir.

  • 8/10
    Arequipa, Peru

    Şehir merkezindeki barok binalar beyaz volkanik taşlar kullanılarak inşa edildiği için sıklıkla deprem olmasına rağmen yapılarda hasar nadiren görülmekte. İhtişamlı katedralin arkasında yükselen El Misti Yanardağı ile de bilinen şehir, ülkenin gastronomi merkezi olarak ta tanımlandığı için şehrin en iyi restoranlarından sayılan Dimas öneriliyor. Barok dekoru ve geleneksel mutfağı ile ünlü restoranda muzlu ahtapot ve soslu alpaka tadılması gereken lezzetler arasında.

  • 9/10
    Galapagos Adaları, Ekvator

    Ana karadan bin kilometre açıktaki volkanik takımadaları, dünyanın başka hiçbir yerinde bulunmayan hayvanlara ev sahipliği yapıyor. Adalarda bitki örtüsü bulunmadığından, alışılmış tropikal ada görüntüsünden oldukça farklı, hatta bazıları Ay yüzeyini andırmakta. Adada yaşayan kaplumbağa, kara ve deniz iguanaları, yılanları, kuşlar ve mercan dâhil deniz canlıları korunma amaçlı gözetim altında tutulmakta ve yerleşim bölgeleri sınırlandırılmış. Adaların birkaç tanesindeki havaalanlarından tekne ile diğer adalara geçmek veya turlar ile adaların etrafını gezmek mümkün.

  • 10/10
    Panama Kanalı ve Portobelo, Panama

    İnsan yapımı en önemli yapılardan olan kanaldan yer yıl yaklaşık 15bin gemi geçmekte ve dünyada yapılmakta olan tüm gemiler, kanal boyutları dikkate alınarak imal edilmesi ile deniz ticaretindeki kilit rolünün önemi anlaşılabilir. Üç farklı bölümden oluşan havuzlardan geçen her gemi için okyanusa 200 milyon litre taze su verilmekte ve tonajlarına göre ücret ödenmekte. En düşük ücreti 0.36 dolar ile kanalı yüzerek geçen Richard Halliburton 1928 yılında ödemiş. 2016 baharında, kanal genişletilme çalışmalarının tamamlanması ile yoğun talebe daha iyi karşılamakta.

    Bir zamanlar Peru altınları, Portobelo kalesinden geçerek Panama City’e ulaştırıldığından tarihte önemli yeri olan yapı, artık basit balıkçı kasabasının bir parça olarak turizm sayesinde geçimini sağlıyor. Portobelo’nun günümüzde biraz durgun havası olsa da, her yıl binlerce hacı San Felipe Kilisesi içindeki siyah İsa heykelini görmeye geliyor ve Mart ayında Afro-kolonyal festivali olan Congos y Diablos’a da ev sahipliği yapıyor.

İlginizi Çekebilecek Konular