• Arama

Çevre Dostu Lüks Oteller

Artık konaklayacağımız oteller için arama kriterimize ‘çevre dostu’nu da eklemek mümkün! Artan küresel ısınma ve çevre tahribatıyla birlikte değişen dengeler bize ‘yeşili koruyun’ sinyali verirken biz neden lüks bir konforun yanı sıra çevre dostu bir otel seçip yeşili de mutlu etmiyoruz? İşte 10 eko-lüks otel…

  • 1/13
    Dionysos Hotel - Marmaris, Türkiye

    Eşsiz güzellikleri ve keşfedilmemiş koylarıyla herkesin gönlünü çalan Bozburun Yarımadası’nda bulunan Dionysos Otel herkesten uzak, doğaya en yakın halde olmanızı en güzel şekilde siz misafirlerine sunmaya hazır! Toplamda 43 tane odası bulunan otelin her odası deniz manzarasına uyanabileceğiniz keyif sağlarken, meyve ağaçları ve yeşil görüntüsüyle de huzurunuza huzur katıyor. Modern geleneksel Türk mutfağının organik olarak yapılan yemekleri, kendi yetiştirdikleri üzümlerden yapılan ev yapımı şaraplarıyla misafirlerini şımartıyor. Sunduğu sonsuz mavilik, ekolojik otel olmasıyla da yeşilin önemini her yerde hissetmenizi sağlıyor. Tenis kortu, golf sahası, dağ bisikletleri, yoga alanları, havuz barları akıp giden hayattan doğayla iç içe olurken uzaklaşmanızı vaat ediyor! 

  • 2/13
    Lefay Resort and Spa Lago di Garda – Gargnano, İtalya

    İtalya’nın meşhur Garda gölündeki ilk 5 yıldızlı lüks otel olan Lefay Resort, zeytin ağaçları, orman ve göl manzarasıyla göz zevkinize hitap ederken, sağlığınızı da uzman ellere emanet ediyor. Lefay’ın alışılmamış ve başarılı Spa metodu 100 yıllık geçmişi olan klasik Çin tıp tedavi yöntemlerini kullanmasından geliyor. Uzman kişiler hangi tedavinin ve terapinin sizin için  uygun olacağını seçerek stres, anksiyete ve depresyonla başa çıkmanıza önemli derecede katkı sağlıyor.

    Leali ailesi size birinci sınıf eşsiz deneyim sunarken, çevre bilincinde olmayı da ihmal etmiyor. Son zamanlarda tatile gideceklerin mutlaka incelediği sitelerden biri olan TripAdvisor’un, Lefay Resort’e Avrupa’daki İlk Çevre Dostu Otel ödülünü vermesi Lefay Otel’in çevre bilincini kanıtlar nitelikte! Mimari tasarımıyla adeta lüksün çevreye en az zarar vererek de ön plana çıkarılabileceğini gösteren Lefay Resort, otelin yapımında kullandığı bütün malzemeleri organik olarak seçmiş. Zeytin ağaçları, kırmızı kiremitler ve İtalyan cevizi kerestesinin ise özel olarak Verona kentinden gelmesi yerel halkın da bu halkanın ayrılmaz bir parçasını olduğunu açık şekilde gösteriyor.

  • 3/13
    Vivood – Benimantell, Alicante, İspanya

    Vivood, günlük hayatın stresinden, karmaşasından doğa ile bütünleşerek kurtulabileceğine inanan misafirleri için eşsiz bir dinginlik sunuyor. Sadece yetişkin müşterilere hizmet vermeye odaklı otel, lüksün otantikliğini keşfetmek isteyen çiftlere ne kadar doğru bir adresi tercih ettiklerini her anlamda gösteriyor.

    Ünlü mimar Daniel Mayo, estetik kadar çevreye de önem vererek, otelin tasarımını prefabrik evlerden yapmış ve böylece hiçbir sarfiyatın da türememesini hedeflemiş. Toplamda 25 tane eko-süit odası bulunan otelin ışıklandırma sistemi ise doğaya en az zarar veren materyallerden seçilerek, tüm otelin gece boyu bile ışıl ışıl olmasını sağlıyor. Bulundukları konumdaki yerel halka ve çevreye gösterdikleri önem zamanla otelin temel felsefelerinden biri haline gelmiş. Tüm enerji kaynaklarının yenilenebilir olarak seçilmesi, bunlara ek olarak otelin yapımında kullanılan materyallerin ve inşasında görev alan personelin yerel halktan seçilmesi ise buna en güzel örneklerden.

  • 4/13
    The Brando- Tetiaroa Adası, Fransız Polinezyası

    The Brando, Fransız Polinezyası’ndaki en güzel adalarından biri olan Tetiaroa üzerine inşa edilmiş. Adaya olan ulaşım ise özel jetlerle sağlanıyor. Beyaz kumların üstünde 35 villaya ev sahipliği yapan The Brando, deniz kaplumbağalarının, egzotik kuşların da uğrak yerlerinden biri. Polonez kültürünün misafirperverliğini her yönüyle yansıtan otel, Tetiaroa adasındaki biyolojik çeşitliliği koruyarak da kültürel miraslarından hiç ödün vermemiş.

    Otel içinde kullanılan tüm araçlar güneş enerjisiyle çalışarak karbon emisyonunu azaltmayı hedeflerken, The Brando otel misafirlerinin adayı keşfederken hem kendilerini hem de toprak anayı mutlu etmesi için hepsine özel bisiklet temin ediyor. Otelin %50 enerji ihtiyacı yerel olarak üretilen Hindistan cevizi yağından elde ediliyor. The Brando, çevreye zararını en aza indirgemeye çalışırken, bulunduğu yerel halkın da kalkınması için emek sarf etmekten hiç geri durmuyor!

  • 5/13
    Mandarin Oriental Las Vegas – Las Vegas, Nevada, ABD

    The Strip’te Las Vegas’ın olmazsa olmazı kasinolarına ve alışveriş merkezleriyle yakınlığı ile gözler önünde olan Mandarin Oriental’ın lüks deyince her zaman aklımıza gelen ilk isimlerden biri olduğunu söylemek kaçınılmaz. ‘Vegas’ta olan Vegas’ta kalır’ mottosunu otelin içinde bile hissetmek lobilerde bulunan şampanya otomatları ile çok da imkansız değil!

    Mandarin Oriental, bu sefer sadece lüks değil çevreci kimliği ile de kendini gösteriyor. Oteldeki sigara içme yasağı, müşterilerinin her sabah tertemiz bir havaya uyanmasına imkan verirken, Mandarin Oriental’ın klas ve elegan atmosferinin bozulmasına da izin vermiyor. Otel, lüks ve çevreci kimliğini birbirine entegre ederek, mobilyalarını şık ve bir o kadar da toksin içermeyen materyallerden seçiyor. Otelin %85’lik kısmı yenilenebilir materyallerden inşa edilmiş ve her odada düşük voltajlı ışıklandırma sistemi bulunuyor. Mandarin Oriental’ın en meşhur lezzetlerinden olan sushiler ise sürdürülebilir balıkçılık temelini esas alarak, balıkların sınırlı avlanmayla beraber gelecekte de var olmasını hedefliyor.

  • 6/13
    Hotel Punta Islita - Costa Rica

    Costa Rica’daki en güzel okyanus manzarasının yanında, sunduğu deneyimler ile de ön planda olan Hotel Punta Islita, sanat dersleri, mutfak eğitimi, at biniciliği eğitimi, çelik halatla iniş sporu gibi birçok alanda misafirlerine ayrıcalık sağlıyor. Otelde bulunan sonsuzluk havuzu ve spa cennetin adeta Costa Rica’da bulunduğunu garantiler nitelikte!

    Misafirlerine lüks ve çevre dostu bir hizmet vermeyi ilke edinmiş otel, su tasarrufu adına, oteldeki her odayı düşük akışlı duş başlığı ile detaylandırmış. Sürdürebilirlik adına sadece çevre için değil, yerel halkın kalkınması için de çok büyük adımlar attığını söylemek yanlış olmaz. 1994’te açılan Hotel Punta Islita, sadece 15 yıl gibi bir süre içinde bulunduğu bölgeyi, personelinin %85’ini yerel halktan seçerek ekonomik olarak kalkındırmakla kalmamış, çevresinde bulunan yağmur ormanlarının da büyük ölçüde artmasına katkı sağlamış. Costa Rica Bakanlığı ile işbirliği yaparak deniz kaplumbağaları için güvenli bir yuva alanı yaratmaktadır.

  • 7/13
    h2hotel – Healdsburg, Kaliforniya, ABD

    Misafirlerinin eko-şık görüntüsü ve Sonoma’nın en iyi şarap mahzenlerine yakınlığı ile kalbini çalarken, onlara bisiklet ile şehri keşfetme ve yoga dersleri imkanı da veriyor. Organik, estetik ve yaratıcı atmosferi otelin her yerinde hissetmek mümkün.

    Eko-şık görüntüsüyle ve Sonoma’nın en iyi şarap mahzenlerine yakınlığı ile bilinse de çevre dostu kimliğini otelin her tarafında, isminde dahi hissetmek mümkün. H2Hotel Kaliforniya’daki standart bir otele kıyasla %27.8 daha az enerji tüketmeye göre dizayn edilmiş. Sürdürülebilirlik felsefesi üzerine konumlandırılan H2Hotel aynı zamanda LEED (Enerji ve çevresel dizaynda liderlik) sertifikasına sahip. Otele özel tasarlanmış asansör, standart hidrolik asansörlere göre %60 daha az elektrik tüketirken, her odada mevcut olan ikili sifon su tasarrufunu da %20 oranında arttırmaktadır.

  • 8/13
    Soneva Fushi- Kunfunadhoo Adası, Baa Atoll, Maldivler

    Maldivler’deki Kunfunadhoo adasında yer alan Soneva Fushi’deki her oda kumsaldan sadece 1 adım uzaklıkta. ‘Ayakkabılarınızla beraber endişelerinizi de bir kenara bırakın’ sloganıyla misafirlerine deneyimleyebilecekleri en iyi spa keyfini vaadeden Soneva Fushi, sadece sizin değil eğer Robinson Crusoe gerçek olsaydı, onun da hayal evi olurdu diyerek Kunfunadhoo adasının doğallığını gözler önüne seriyor.

    Maldivler’in en büyük güneş enerjili elektrik santrallerinden birine ev sahipliği yapan ve yiyeceklerini mümkün olduğunca lokal olarak yetiştirmeye çalışan Soneva Fushi, israf edilen yiyeceklerle, çevre ve deniz kirliliğiyle mücadele halinde ve sürdürülebilirlik kavramını temel felsefe edinmiş bir otel.

  • 9/13
    Anse Chastanet Resort - Soufriere, Saint Lucia

    Nick Troubetzkoy, Anse Chastanet Otel’in hem mimarı hem de sahibi olarak, doğanın ve yeşilin kendisi için her şeyden önde gelirken, misafirlerinin seyahat deneyiminin ise doğanın bir parçası olarak hatırlanması gerektiğini her fırsatta belirtiyor. Eşsiz manzarasıyla Anse Chastanet özel günlerinize, balaylarına, düğünlere ve en unutulmaz tatillere ev sahipliği yapıyor.

    Sürdürebilir enerji adına otelde gün boyunca sadece doğal ışıklandırma kullanılıyor; temizlik malzemelerinin hiçbiri paslanan, aşınan veya doğaya zarar veren hiçbir kimyasal barındırmıyor. Sabun, şampuan gibi kişisel bakım ürünlerinin hepsi ise çevreye zarar vermeden toprakta çözünebilen maddeler içeriyor. Otel için kiralanan, satın alınan taşıtların bile yakıt verimli olarak seçilmesi yeşilin ne kadar da vazgeçilmez olduğunu her fırsatta hatırlatır gibi!

  • 10/13
    Whitepod – Le Valais, İsviçre

    İglo şeklindeki çevreye en az zararı vermek için dizaynlanmış, kışları beyaz, yazları yeşil çadırlarda lüksün keyfine doyasıya varmayı kim istemez ki? Kamp yaparken aynı zamanda tatil yapacağınız, her sabah kendinize özel teraslarda Alp dağlarının manzarasına uyanacağınız Whitepod, şehrin gürültülü sokaklarından çok uzak!

    ‘Doğa en büyük lükstür’ bakış açısıyla, sadece yaz ve kış mevsimlerinde hizmet veren otel, misafirlerini en organik, en yerel yiyecekleri ve şaraplarıyla şımartmaktan hiç kaçınmıyor! Tasarımıyla üzerine çok ilgi toplarken, aynı zamanda önce yerel halkın kalkınması için sadece sezona özgü yiyecekleri servis ediyor ve bu yiyeceklerin yerel halk tarafından yetiştirilmesine çok özen gösteriyor. Yıllardır otellerin en büyük sorunu haline gelen sarfiyat sorununa ise, biyolojik olarak parçalanabilen maddelerden oluşan sabun ve şampuan seçerek ve paketleme için en az materyal kullanımına özen göstererek çözüm üretmeye devam ediyor. Gelenekselliğin dışındaki tasarımıyla ve çevre dostu adımlarıyla gözler önünde olan Whitepod Otel’in Sürdürülebilir Turizm adına ödül aldığını söylemek ise şaşırtıcı olmayacaktır.

  • 11/13
    Argos Otel - Kapadokya, Türkiye

    Türkiye’nin ilk ve tek “Green Award” ödülüne layık görülen Argos Otel, henüz 1.5 yıldır müşterilerine hizmet veriyor. 34 tane odası bulunan butik otel, sadece kendinizi özel hissetmenizi değil, aynı zamanda her sabah Kapadokya’nın kalbinde bulunan Uçhisar köyünde Erciyes’e bakarak rüyaya uyanmanızı da vaadediyor. Şafak, gün batımı, Erciyes manzarası, dolu dolu Anadolu geçmişi yaşayabileceğiniz eşsiz deneyimlerden sadece birkaçı… Argos Otel’in içinde yer alan, tarihi 1500 yıl öncesine dayanarak birçok medeniyete şahitlik eden Bezirhane konserler, düğünler, toplantılar ve yemek organizasyonları için parmakla gösterilebilecek yerlerden. Dünyanın en romantik ve en çevreci otelleri arasına aday gösterilen Argos Otel’in hayvan dostu olduğunu da söylemek pek şaşırtıcı olmayacaktır!

    Peki bu tarihi binlerce medeniyete ev sahipliği yapan ve hikayelerle dolu olan otel, çevre için neler yapıyor? Öncelikle, suni gübre kullanımına asla izin verilmiyor, onun yerine içeriği %25 oranında organik olan değerli güvercin gübresi kullanılıyor. Leziz yemekleri ise dünya mutfağını sunduğu kadar yerel tatlara da yer veriyor ve yerel tatlar organik olarak yetiştirilen baharatlar, turplar ve domatesler ile taçlandırılıyor.

  • 12/13
    Spice Village - Thekkady, Hindistan

    Loftvari ifadesinin yanı sıra doğanın eşsiz bir mimari yansıması olarak hizmet veren Spice Village, bir kasaba olarak tasarlanmış. Doğal malzemeleri, yerel sanatçıları, dağ ruhunu ve yaratılışının geleneksel erdemini bir bütün olarak içinde yaşatan 'kasaba' şehir kalabalığından ve kirliliğinden uzakta huzurlu bir deneyim vadediyor.
    Nesillerdir yerel halkın usta elleri tarafından işletilen Spice Village, arazisinde yer alan gölden balıklarını, tarladan sebze ve meyvelerini toplayarak yemeklerini hazırlıyor. Yetiştirilen her şey organik. Kullandığı enerjiyi güneş panellerinden sağlıyor. Organik atıklarını ise kağıda dönüştürerek kendi ihtiyaçlarını içeride karşılıyor.

  • 13/13
    Vadi Alaçatı - Alaçatı, Türkiye

    Eski bir yazılımcı olan Bülent Özcan’ın 2012’de Alaçatı’ya 5 km uzakta olan bir araziyi satın almasıyla Vadi Alaçatı’nın temelleri atıldı. İçinde sakız ağacı da olan sörf alanına yakın 200 dönümlük bir arazinin içine zamanla farklı bir konaklama yöntemi yapılmış. Mimar Ahmet Beykan tarafından tasarlanan 8.6 m2’lik yuvarlak odalar iki sene önce Vadi Alaçatı olarak hayata geçmiş. Çadır kurma alanlarının da yer aldığı Vadi Alaçatı’da temiz tarım yapılıyor, ilaçsız ve doğal. Susuz, az su ile yetişebilen ürünler öncelikli tercih ediliyor. Seralar ve lavanta tarlaların yanı sıra zeytin, yer fıstığı, buğday tarlası da bulunuyor.