• Arama

Sanatseverlerin Görmesi Gereken 10 Portre

Uğruna seyahat edilebileceğiniz, sanat tarihi açısından önem taşıyan portreleri kaleme aldık.

  • 1/10
    Adele Bloch-Bauer I Portresi, Neue Galerie; New York

    Gustav Klimt tarafından Viyana’nın en kültürlü ve kozmopolit yıllarda resmedilen Adele Bloch-Bauer, dehşet verici hikayesinin yakın tarihte sinemaya aktarılması ile de hatırlanabilir. Tabloya Naziler tarafından el konulması, sahiplerinin Auschwitz toplama kamplarında öldürülmesi ve Avusturya hükümetinin eseri yasal mirasçılara iade etmemek için uğraşlarına rağmen sanat tarihinin en karanlık döneminde, altın varak ve renkleri ile parlıyor. Bizans mozaiklerinden de ilham alan Klimt’in bu eşsiz tablosu, gerçekten görülmesi gereken eserler arasında yer alıyor.

  • 2/10
    Kral 8. Henry Portresi, Thyssen-Bornemisza Museum; Madrid

    Hans Holbein imzasını taşıyan Kral 8. Henry portresi, Thyssen-Bornemisza Müzesi koleksiyonunun en değerli eserleri arasında sayılıyor. Tudor Hanedanı’nın en ünlü üyesi, tahta çıktığında ‘Avrupa’nın altın prensi’ olarak anılırken, 6 eşine yaşattıkları ile tarihe farklı bir damga vurması ile hatırlanıyor. Filmlere konu olan kralın portresi, boşadığı ilk karısı olan Aragonlu Catherine’nin ana vatanında sergilenmesi ile ayrı bir ironi konusu olarak öne çıkıyor.

  • 3/10
    Girl with a Pearl Earring, Mauritshuis, The Hague

    Johannes Vermeer imzalı Girl with a Pearl Earring (İnci Küpeli Kız), dünyanın en bilinen simaları arasında sayılıyor. Hollanda’nın altın çağında yapılan eserde, sanatçının kızı Maria’yı kullandığı düşünülürken, eser tarihçesi ise polisiye romanları andırıyor. İki yüzyıl boyunca nerede olduğu bilinmeyen tablo, 1881 yılında perişan bir halde ortaya çıktığında, restore edilene kadar hiç kimse bunun ışık ustası Vermeer’in fırçasından çıktığına inanamamış. Özellikle inci küpe üzerinde yansıyan ışığa dikkat edilmesi gereken portre, Kuzey’in Mona Lisası olarak da anılıyor.

  • 4/10
    Madame X, Metropolitan Müzesi; New York

    Portre ressamları arasında en önemli yeri koruyan John Singer Sargent imzalı Madame X (Bayan X) tablosu Madame Pierre Gautreau tarafından sipariş verilerek yapıtlaştırılmış. 1884 yılında tamamlandığında, elbisenin tek askısının omuzdan düştüğü için müstehcen bulunarak skandala sebep olduğu için sanatçıya iade edilerek, 30 yıl boyunca sanatçı koleksiyonunda kalmış. Omuz askısının yerini düzelttikten sonra Sargent tarafından Metropolitan Müzesi’ne satılan portre, ressamın ‘en iyi eserim’ olarak tanımlaması ve tarihçesi ile görülmeye değer.

  • 5/10
    Marilyn Diptych, Tate Modern; Londra

    Marilyn Monroe’nun trajik ölümünden birkaç ay sonra Andy Warhol tarafından yaratılan Marilyn Diptych eseri, pop art akımının en önemli portreleri arasında sayılıyor. Aktrisin Niagara filminden bir fotoğrafını kullanan Warhol, tekrar eden görüntü ile ölümsüzlüğü ve eserin sağ panelindeki renk bozukluğu ile ise ölümünü sembolize etmiş. 

  • 7/10
    Marie-Thérèse accoudée, Özel koleksiyon

    Pablo Picasso’nun büyük aşkı Marie-Thérèse Walter’ın en önemli portresi sayılan çalışma, özel koleksiyonda olmasına rağmen sanatçıya adanmış sergilerde görülebiliyor. Picasso hayranları, Marie-Thérèse accoudée (Eğilmiş Marie Thérèse) portresinin yer aldığı sergileri takip ederek, bu eseri kaç kere gördüklerini tatlı bir yarışmaya dönüştürdükleri ile de biliniyor.

  • 8/10
    Frederick G. Burnaby, National Portrait Gallery; Londra

    James Jacques Tissot tarafından resmedilen Frederick Gustavus Burnaby portresi, sanat tarihi kadar Orta Asya tarihinin akışında da önem taşıyor. İngiliz ordusunda subay olan Burnaby, 1877 yılında at sırtında Anadolu’yu gezerek yazdığı rapor ve bunu takip eden On Horseback through Asia Minor kitabı ile, bu coğrafyada yaşanan politik ve etnik gelişmelerin tohumlarını ekmesi ile önem taşıyor. Portrede görülen harita, kitap ve diğer nesneler ise resmedilen kişinin hayatında önem taşıyan şeyleri işaret ediyor.

  • 9/10
    Self Portrait with Thorn Necklace and Hummingbird, Harry Ransom Center; Austin, Texas

    Frida Kahlo'nun geçirdiği kazadan sonra yaşadığı acıları sembolize ettiği Self Portrait with Thorn Necklace and Hummingbird (Dikenli Kolye ve Arı Kuşlu Otoportre), resmettiği 55 otoportre arasında Diego Rivera’dan boşandıktan sonra bitirdiği ilk eser olarak ayrıca önem taşıyor. Kazasından sonra sürekli acı içinde yaşayan sanatçının fiziksel olduğu kadar ruhsal çöküntüsünü de dışa vurduğu eser, renkleri kadar içindeki semboller ile oldukça karanlık sayılabilir.

  • 10/10
    Mona Lisa, Louvre Müzesi; Paris

    Dünyanın en ünlü tablosu olan Mona Lisa, Leonardo da Vinci’nin bitirdiği nadir eserler arasında olması ile de önem taşıyor. Floransalı Lisa Gherardini’nin portresi olduğu var sayılması ile La Jaconde olarak da tanınan eser, 1797 yılından beri Louvre Müzesi’nin en değerli hazinesi olarak Fransa’nın ulusal miras listesinde bulunuyor. 1911 yılında çalınması ile kült konumuna ulaşan portreyi görebilmek için, her gün binlerce kişi müzeyi ziyaret ediyor.