Eylül Ayında Gitmeniz Gereken Sanat Etkinlikleri

Eylül Ayında Gitmeniz Gereken Sanat Etkinlikleri

Koronavirüs sürecinde bir süre kapalı kalan galeriler açılmaya başladı. Biz de İstanbul’daki en yeni sanat sergi programlarını ve sanat etkinliklerini takip edebilmeniz için bir rehber hazırladık!

İstanbul sanat şehri olmaya devam ediyor. Koronavirüs sürecinde bir süre kapalı kalan galeriler açılmaya başladı ve her zamanki gibi Eylül yine sanat ayı oldu! Bu ay geçen seneki Eylül ayına kıyasla tabii ki daha az sanat etkinliği olsa da, geçirdiğimiz günlerden sonra bu kadarı hepimiz için çok iyi bir alternatif. Güncel sanat etkinliklerini hiçbir zaman kaçırmayan Brother’lar gibi sanatla iç içe olabileceğiniz etkinlikleri özlediyseniz, rehberiniz hazır. Arter, Anna Laudel, Meşher gibi İstanbul’un önemli galerilerinde yer alan sanatçıların en çok merak edilen sergilerini bir araya getirdik. Sanat dolu bir ay geçirmenizi umuyoruz.

En Yeni Sergileri Ajandanıza Alın

Ferda Art Platform, Murat Germen, “Feyezan”

Murat Germen’in ilk defa üç farklı medyumda işlerini bir arada sunacağı sergide “Başka Tas Başka Hamam”, “Düşünce Heykelleri” ve “Beraberlik Manzaraları” adlı serileri ve bir video işi yer alıyor. İçinden geçtiğimiz pandemi süresince deneyimlediğimiz ‘şimdiki zamanın’ bireyler üzerindeki çelişkili etkilerini sorgulayan bu seriler hem farklı bir görselliğin kapılarını aralıyor, hem de günümüzün politik manzaraları karşısında sanatçının sözünü sakınmadan geliştirdiği reflekslerini içeriyor. İzleyicileri alışılagelmiş bir fotoğraf sergisinden farklı olarak fotoğrafı bir mekânın kurucu öğesi yapma sorgusuyla hazırlanmış bir sergi tasarımı karşılıyor. Feyezan, Germen’in günümüz insanının gerçeklik algısını yorumladığı işleri bir arada sunuyor. Sergi, 10 Ekim’e kadar görülebilir.

Galeri Selvin, Abidin Dino, “Kara İçinde Ak Bir Umut''

Abidin Dino'nun eserlerinin sergilendiği ''Kara İçinde Ak Bir Umut'' sergisi 17 Eylül-30 Ekim tarihleri arasında Abdi İpekçi No:38 Nişantaşı Galeri Selvin’de sanatseverlerle buluşuyor. Galeri Selvin ve Harmonyhip iş birliğiyle gerçekleşen sergide, ömrü boyunca öfke, sevgi, hüzün her bir duygunun resmini yapan, mutluluğu da resmetmeyi deneyen ressam, karikatürist, yazar ve film yönetmeni Dino'nun yaşam öyküsünden pasajlar gösteren desenleri sergileniyor. Seksene yakın eserden bir çoğunun ilk defa gün yüzüne çıkacağı sergide, Dino'nun çeşitli dönemlerden, çeşitli temalarla yaptığı seçkin desenler bulunuyor.

Arter

Dinleyen Gözler İçin, Dick Higgins Albüm Sayfası

Arter Koleksiyonu’ndan oluşturulan ve küratörlüğünü Arter Kurucu Direktörü Melih Fereli’nin üstlendiği Dinleyen Gözler İçin başlıklı sergi, çoğu müzikle güçlü bir bağ kuran yirmi üç yapıtı bir araya getiriyor. Ziyaretçiler, galeri alanına hakim olan sessizliğin içinde yapıtlardan yükselen “sesleri” keşfetmeye ve hayal etmeye davet ediliyor. 

David Tudor tarafından tasarlanan ve Composers Inside Electronics, Inc. tarafından gerçekleştirilen Yağmur Ormanı V (varyasyon 3) başlıklı etkileşime açık yapıt ise “Sesli Dizi”nin dördüncü sergisi olarak yine Melih Fereli’nin küratörlüğüyle Karbon’da deneyimlenebilecek. Dinleyen Gözler İçin ve Yağmur Ormanı V (varyasyon 3) sergileri birbiriyle yakından ilişkilenerek ses ve sessizlik kavramları üzerinden tek bir sergi gibi de işliyor.

Arter Koleksiyonu’ndan oluşturulan ve küratörlüğünü Kevser Güler’in üstlendiği Gökcisimleri Üzerine başlıklı grup sergisi, yaşamsal bir biraradalık düzleminin bugün yeniden düşünülebilir ve inşa edilebilir olmasına dair sorulara odaklanıyor. Yirmi sekiz sanatçının yapıtlarını kapsayan sergi, var olanların bir araya gelme ve dağılma biçimlerini, ilişki kurma tarzlarını, birbirlerine mesafe alma ve yakınlaşma yollarını birlikte düşünmeye davet ediyor.

KP Brehmer, Gri Skalasi (Göz), 1966

Arter, yeni sezonda Alman sanatçı KP Brehmer’in (Berlin 1938–Hamburg 1997) kapsamlı bir retrospektifine de yer veriyor. Küratörlüğünü Selen Ansen’in üstlendiği KP Brehmer: Büyük Resim başlıklı sergi, sanatçının otuz yılı aşkın üretiminden geniş bir seçkiyi bir araya getiriyor. Sergi, Arter’in Neues Museum Nürnberg (Almanya), Hamburger Kunsthalle (Almanya) ve Kunstmuseum DenHaag (Hollanda) ile birlikte, Kulturstiftung des Bundes’ın (Almanya Federal KültürVakfı) mali desteğiyle gerçekleştirdiği; küratoryal çerçevesini bu kurumlar adına Eva Kraus, Petra Roettig, Daniel Koep ve Selen Ansen’in belirlediği; üç yıla yayılan bu ortak yapım projesinin son aşaması olma niteliğini taşıyor.

Alev Ebüzziya Siesbye’nin, Arter’de gerçekleşecek Tekerrür başlıklı kişisel sergisi sanatçının son dönemde ürettiği yeni yapıtlarını bir araya getiriyor. Arter ekibinden Eda Berkmen’in küratörlüğünü üstlendiği sergide seramik sanatçısı Siesbye’nin tekrar kavramından yola çıkarak ve tek bir malzemeye, yönteme ve biçime odaklanarak gerçekleştirdiği üretim, yeni bir bağlamda sunuluyor. 

 

Meşher, Alexis Gritchenko, “İstanbul Yılları”

“Alexis Gritchenko – İstanbul Yılları,” usta bir ressam, sanat eleştirmeni ve yazar Gritchenko’nun İstanbul günlerine odaklanıyor. Meşher, sanatçının büyük bir hayranlık duyduğu şehre ziyaretinin 100. yılında dönemin İstanbul’unu yansıtan 150’yi aşkın suluboya, guaş, karakalem ve yağlıboya eserini bir araya getiriyor. İç savaş sebebiyle Moskova’dan kaçıp 1919–1921 yılları arasında İstanbul’a sığınan Ukrayna asıllı ressam Alexis Gritchenko, burada kaldığı süre boyunca, işgal döneminin zorlu şartlarına rağmen elinde not defteri, kalemi ve fırçasıyla sokak sokak gezdiği şehrin canlı limanları, pazarları, ibadethaneleri ve görkemli anıtlarında gözlemlediği hareketi eserlerine yansıtıyor. Sergi, 1 Kasım’a kadar görülebilir.

Evin Sanat Galerisi, Osman Nuri İyem ve Şahin Domin, “İki Perdelik Oyun”

İki Perdelik Oyun Osman Nuri İyem ve Şahin Domin’in düet sergisinin başlığı. Bilindiği üzere perde, tiyatroda eserinin her bir bölümüne verilen isim. Bu açıdan serginin ismi de Domin ve İyem’in mekâna dağılan eserleriyle ortaya koydukları anlatıdaki bütüne işaret ediyor. Uzun bir dostluğa sahip iki sanatçı, böyle bir düet yaklaşımla izleyicinin eserler arasında analojiler kurmasına izin veriyorlar. 

Bir yanda heykel ve fotoğraf üzerine çalışan Şahin Domin, doğa ve insan arasındaki diyalektik ilişkiyi sorguluyor. Sıklıkla mermer malzeme kullanan Domin, heykel çalışmalarında yetkin biçim ve form uygulamalarının yanında, şiddet, masumiyet, göç ve yaşam döngüsü gibi doğaya ve insanlığa dair önemli kavramları işliyor ve böylece simgeler ve işaret ettikleri arasındaki derin ilişkiyi sorguluyor. Form verdiği insan ve hayvan bedenlerinin farklı koşullarda maruz kaldıkları olaylar, heykellerinde tüm dramatik etkileriyle öne çıkıyor.

Anna Laudel, Anke Eilergerhard, “Resilience”

Anna Laudel, yeni sezona Berlinli sanatçı Anke Eilergerhard’ın kendine has bir teknikle ürettiği, sadece görme değil aynı zamanda dokunma, tat ve koku alma duyularımızı harekete geçiren özgün heykellerinin yer aldığı “Resilience” sergisiyle giriyor. 24 Eylül Perşembe günü kapılarını açacak olan sergide sanatçının “pigmented polyorganosiloxan” isimli özel bir silikon malzeme ve porselen kullanarak ürettiği hipnotize edici heykel serisi yer alıyor. Anke Eilergerhard’ın büyüleyici görsellikteki eserleri bolluk ve bereketi çağrıştırırken, aynı zamanda en iyi bildiğimiz objeleri daha önce hiç görülmemiş bir şekilde sunuyor. Silikon katmanlarını bir pasta hamuru gibi şekillendiren sanatçı, dünyaca bilinen mutfak objelerini alışılmış normlarının dışında, adeta yerçekimine meydan okuyarak gizemli bir simetriyle üst üste diziyor. Sergi, 27 Aralık’a kadar görülebilir.

 

Sanatorium, Sergen Şehitoğlu, “Çakıl Taşları”

Sanatorium, 11 Eylül – 25 Ekim 2020 tarihleri arasında, Sergen Şehitoğlu’nun “Çakıl Taşları” başlıklı kişisel sergisine ev sahipliği yapıyor. Sergi, adını, birçok modern dilde hesap anlamına gelen “calculo” sözcüğünün kökeni “Yunan Taşlarından” alıyor. Şehitoğlu’nun kişisel sergisinde, yeryüzündeki olayları ardışık enstantaneler halinde sunan Google Earth görüntüleri ile bu görüntüleme sistemlerinin arka planında çalışan matematiksel dillere özgü simgesel ifadeler yer alıyor. Sanatçı, iletişimin gündelik düzeyinde karşılaştığımız dijital haritalar ile sıradan konuşmalarda yer almayan matematiksel simgeler arasındaki karşıtlık üzerinden, görünüşte birbirlerinden oldukça farklı olan simgeleme biçimleri arasındaki yapısal benzerlik ve farklılıkları tartışıyor. Gün geçtikçe ilerleyen dijitalleşme çağına ayak uyduran serginin konusu bir Brother’ın her zaman favorisi olmuştur. Peki ya sizin?

Mixer, Ahu Akgün, “Sebeb-i Ziyaret’

Mixer proje odası, 12 Eylül - 31 Ekim 2020 tarihleri arasında Ahu Akgün’ün “Sebeb-i Ziyaret’ isimli kişisel sergisine ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. Sanatçı fiziksel ve zihinsel mesafeleri algılamaya çalışarak, ilişkileri, gördükleri ve özledikleri arasında yeni bağlar kuruyor ve bu mesafeleri resim ile kapatmanın yollarını arıyor. Sergi, sanatçının kendisinden, çevresi ile kurduğu ilişkilerden, atölyesinden ve yaşamından izler taşırken, izleyiciyi kendi hayatlarındaki mesafe kavramını yeniden düşünmeye davet ediyor.

Ara Güler Müzesi, “Aynı Rüyanın İçinde”

Ara Güler’in çok yönlü sanatçı kimliğini ve ilham veren yaşamını gelecek nesillere aktarmak amacıyla kurulan Ara Güler Müzesi’nin yeni sergisi “Aynı Rüyanın İçinde”, tarihin entelektüel hafızası Ahmet Hamdi Tanpınar ile tarihin görsel kayıt ustası Ara Güler’i İstanbul’un hikayesinde bir araya getiriyor. 28 Şubat 2021’e kadar ziyaret edilebilecek sergide, Ahmet Hamdi Tanpınar’ın metinleriyle, Ara Güler’in fotoğrafları buluşuyor. Kendilerini kaybolmuş güzellikleri estetize etmeye adamış nostalji tutkunu bu iki flânörün İstanbul rüyası, gelecekte onları okuyan ve izleyenlerin belleğinde, değişenin değişmeyenle birlikteliği olarak devam edecek.

 

Galeri 77, Evgenia Sarkissian, “İnsanlık Komedyası”

Galeri 77, yeni sanat sezonunu 10 Eylül – 10 Ekim tarihleri arasında Evgenia Sarkissian’ın (Saré) “İnsanlık Komedyası” isimli kişisel sergisi ile açıyor. İsmini Balzac’ın ünlü roman serisi İnsanlık Komedyası’ndan alan sergi, sanatçının 2015-2019 yılları arasında ürettiği tablolarından bir seçki sunuyor. Eserlerinde rüya ile gerçek arasında gidip gelen, şaşırtıcı ve bir o kadar da cezbedici masalsı bir dünyanın kapılarını aralayarak arka planında herhangi bir beton ve kent manzarasının olmadığı tanımsız ama tamamen şiirsel kompozisyonlar sunan sanatçı, izleyici olarak bizlerin hazzı için özgürce uçan dizginsiz bir hayal gücünü serbest bırakıyor.

Elgiz Müzesi, “Wuhan’dan İstanbul’a: Yıkılan Hayaller”

Bu yıl 20. yaşına giren Elgiz Müzesi, son dönemde tüm dünyayı etkisi altına alan pandemi sürecinin getirdiği yeni deneyimler ve tanımlara bireysel sorgulama öneren yeni seçkisi Yıkılan Hayaller ile izleyiciyle buluştu. İzleyiciyi ilk etapta koleksiyondan Thomas Struth’un Yayalı Kavşak, Wuhan isimli eseri karşılıyor. Tesadüf bu ya; bu virüs Wuhan'dan yola çıkıyor. Struth'un Wuhan fotoğrafından sonra - belki gözlerimiz son dönemde görmeye alışkın olduğundan- kimlik arayışı ve deneyim üzerine yoğunlaşan Nan Goldin’in Benim Penceremden Kızıl Gökyüzü adlı eseri gözümüze çarpıyor. Hakan Gürsoytrak’ın Toplantı isimli çalışması, küresel kapitalizm çağında dijital medyanın hayatımızda kapladığı yeri yeniden düşündürürken, üretimlerinde kendi yaşamından izler bırakan Hale Tenger’in Oto-portre’si ve Hande Şekerciler’in Kalbimin Derinliklerinden heykeli ise bu kaosta kendimizi dinlemeyebilmenin farklı yollarını anlatıyor. 

Suna ve İnan Kıraç Vakfı Pera Müzesi,“Bir Rüyanın İnşası: Arnavutluk Sanatında Toplumcu Gerçekçilik”

Suna ve İnan Kıraç Vakfı Pera Müzesi, “Bir Rüyanın İnşası: Arnavutluk Sanatında Toplumcu Gerçekçilik” adlı yeni süreli sergisini sanatseverlerle buluşturmaya hazırlanıyor. Artan Shabani küratörlüğündeki sergi, 20. yüzyılın ikinci yarısında Arnavutluk görsel sanatlarına egemen olan komünist ideolojinin etkilerini resim, afiş ve çizimler aracılığıyla mercek altına alıyor. Eserlerin içeriğinde belirleyici olan bu ideolojiyi yansıtan seçki, uzun süre dünyanın geri kalanından yalıtılmış bir hayat süren Arnavutluk halkının kültürünü ve kimliğini daha yakından tanıma fırsatı veriyor. Sergi 15 Kasım’a kadar görülebilir.

 

Mixer, Ozan Atalan, “Çıkmaya Zorla”

Sergi, insanın diğer insanlara ve doğayı/uzayı da içeren insan olmayan varlıklara yıkıcı yaklaşımını meşru kılan insan merkezci yaklaşıma ve dünyanın ayrıştırıcı-düalist yorumuna eleştirel yaklaşıyor. Bu eleştiriyi; dijital-fiziksel, organik-endüstriyel, beden-ruh, hammadde-dönüşüm, insan-insan olmayan varlık dualitelerini sergideki işlerin bünyesinde ortak yaşam formu haline getirip alternatif gerçeklik alanları sunarak yapıyor. İnsan-doğa dualitesini, aralarında hiyerarşik bir bağ kurmadan, bütünleştirici bir şekilde yorumluyor ve oluşan sentez üzerinden insanın kendine ve doğaya yabancılaşma duygusunu ve varoluşçu kaygıları kişisel deneyim üzerinden inceliyor. Sergi 31 Ekim’e kadar görülebilir.

Online Sergileri Evinizden Gezin

Artcrowdistanbul Online Galeri, Kezban Arca Batıbeki, “Yolda II”

Kezban Arca Batıbeki’nin, Yolda II (On The Road II) isimli solo sergisi Artcrowdistanbul Online Galerisi’nde başlıyor. 16 Eylül tarihinde açılacak ve 2 ay süreyle çevrimiçi olarak izlenebilecek sergi, yaşadığımız Pandemi zamanlarında ‘yol’a duyduğumuz özlemi dile getiren özel bir seçki ile izleyici karşısına çıkıyor. Online sergide; Kezban Arca Batıbeki' nin, geçmiş dönemde hiç görülmemiş ve pandemi sürecinde, sergiye özel ürettiği 28 dijital fotoğraf-kolaj eseri yer alıyor.  Kezban Arca Batıbeki "On The Road II" başlıklı solo sergisinin çıkış noktasını; “Toplumca evde oturduğumuz pandemi döneminde, hemen herkesin yolculuklarda çekilen fotoğraflarını; sosyal medyada, sanki o günleri bir daha yaşayamayacakmış gibi içlenerek paylaştıkları dönemden esinlendim. Çektiğim binlerce yolculuk fotoğrafı arasından bana ilham verenlerini seçip ve tabii kendi üslubumdanuzaklaşmadan yeniden yorumlayarak bir seri oluşturdum . “ sözleriyle aktarıyor.

Artate, Karma Sergi, “The Future is Always in Flux”

Online sanat platformu Artate, “The Future is Always in Flux” karma sergisi ile ilk defa sanat severlere virtual sergi deneyimi yasatıyor. “The Future is Always in Flux”,  6 sanatçının resim ve baskıdan oluşan 16 eseri, sanatçılar tarafindan farklı dönemlerde kendi deneyimlerini yansıttıkları çeşitli çalışmalara ev sahipliği yapıyor. Ziyaretçiler, virtual sergiyi fiziksel bir sergi gibi gezebiliyor, eserleri inceleyerek sanatçı hakkında ayrıntılı bilgiye erişebiliyor ve ilgilendikleri eserleri yine Artate platformu üzerinden satın alabiliyor.

“The Future is Always in Flux”, insanların daimi bir akış ve değişim içinde oldukları fikrinden yola çıkarak kurgulanmıştır. Fikirlerimiz, inançlarımız ve alışkanlıklarımızın gercekleşen olaylar karşısında sürekli bir değişim içinde oldugunu görmekteyiz. Virtual sergide bulunan 6 kadın sanatçının birbiriyle kesişen eserleri; öz farkındalık, duygular, insan hafizası ve ilişkilerininin zamanla nasıl degiştiğini irdelemektedir. 15 Ekim’e kadar görebileceğiniz sergiye, www.artate.co adresinden ulaşabilirsiniz.

Sakıp Sabancı Müzesi, Monet’nin Bahçesi

Sakıp Sabancı Müzesi (SSM), geçmiş sergilerinden zengin içerikleri kapsamlı seçkilerle dijital kanallarında paylaşıma açmaya devam ediyor. Müzenin kuruluşunun 10. yılında, 9 Ekim 2012 – 6 Ocak 2013 arasında Sabancı Holding’in katkılarıyla gerçekleştirilen Monet’nin Bahçesi- Musée Marmottan Monet’den Başyapıtlar sergisi çevrimiçine taşındı.

Empresyonizm akımına adını veren Claude Monet’nin eserlerinin yer aldığı sergi, sanatçının dünyadaki en büyük koleksiyonuna sahip olan Musée Marmottan Monet’yle (Paris) işbirliğiyle açılmıştı. Bu koleksiyondan, çiçek ve doğa temalı tabloların ağırlıkta olduğu bir seçki sunan sergi, sanatçının olgunluk döneminin ana teması Giverny Bahçesi’ne yoğunlaşmıştı.

DigitalSSM arşiv kaynaklarıyla hazırlanan ve SSM web sitesi, sosyal medya hesapları ile YouTube kanalından erişilebilen Monet’nin Bahçesi- Musée Marmottan Monet’den Başyapıtlar çevrimiçi sergisi ise, bu seçkiden örneklerle, sanat tarihinde bir dönüm noktası teşkil eden Monet’nin üretimine ayrıntılı bir bakış sunmayı amaçlıyor.

Borusan Contemporary, :mentalKLINIK, “Acı Reçete #02”

Borusan Contemporary, yeni sezonu :mentalKLINIK sanatçı ikilisinin Kovid-19 koşullarının değişime zorladığı sanat dünyasına acı bir reçete olarak sunduğu Acı Reçete #02 sergisi ile karşılıyor. Borusan Contemporary’nin Perili Köşk’teki ana galeri mekânına kurulan Puff Out yerleştirmesinden oluşan sergi, Borusan Contemporary’nin internet sitesi ve sosyal medya hesaplarından 7/24 yapılacak canlı yayın aracılığı ile izleyiciyle buluşuyor. Sağlık tedbirleri kapsamında ziyarete kapalı olacak Perili Köşk’teki performatif yerleştirme, hareketli kamera sistemi aracılığı ile koreografik bir video aktarımına dönüştürülerek sanal ortamda tüm dünyadaki sanat izleyicisi ile buluşuyor. 17 Eylül 2020 - 31 Ocak 2021 tarihleri arasında görülebilecek olan sergi, aynı zamanda İstiklal Caddesi’nde bulunan Borusan Müzik Evi binası vitrinine yerleştirilen ekrandan 7/24 yapılan canlı yayın aracılığıyla da görülebilir.

 

Mutlaka Katılın!

İstanbul Caz Festivali

İstanbul Caz Festivali, İstanbul Kültür Sanat Vakfı tarafından, Garanti BBVA’nın sponsorluğunda bu yıl 27. kez caz severlerle buluşuyor.  2-14 Eylül arasında açık hava mekanlarından ve sonrasında dijital platformdan izleyicilerine seslenecek.

İstanbul Caz Festivali, yeni mevsimi birbirinden önemli ve değerli isimlerin unutulmayacak performansları eşliğinde karşılıyor. Açık hava mekanlarının dışında bu yıl pandemi nedeniyle dijital platformda da seyircileriyle buluşacak olan festivalde, konsere gidemeyenler tüm konserleri festival tamamlandıktan sonra çevrimiçi olarak izleyebilme şansını bulacak. Dijital yayına açılan konserler ise 45 gün boyunca izlenebilecek. 

Nesiller boyu Türkiye cazını sahnede göreceğimiz Selen Gülün Quintet feat. Sibel Köse & Ece Göksu nun konseri ile başlayacak festivalde; kültürümüzü müziği, duruşu ve kostümleriyle özgün bir şekilde yansıtan ve dünyaya mâl olan BaBa Zula ile Balkanlardan Mezopotamya’ya bu toprakların özgün ezgileri ve danslarını aslını kaybetmeden yaşatan Kardeş Türküler dikkat çeken gruplar arasında yerini alıyor. Kaliteli müzik anlayışıyla etraflarını da etkisi altına alan Brother’lar için caz müziği, adeta olmazsa olmazlar arasında.

Programa dair detaylı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.

Fişekhane Açık Hava Sinema Günleri

İstanbul’un ortak kültürel ve tarihi mirasına sahip çıkan Fişekhane, 2-26 Eylül arasında açık havada sinema keyfi sunarak film severlere unutulmaz bir deneyim yaşatıyor. "Fişekhane Açık Hava Sinema Günleri" kapsamında Başka Sinema’nın bağımsız film seçkisi sinemaseverler ile buluşuyor.  “Başka Çarşambalar”, “Ufuk Açan Cumalar” ve “Tatlı Cumartesiler” olmak üzere 3 farklı kategoride yer alan bağımsız filmlerin haftanın 3 günü gösterileceği etkinlik, Fişakhane’nin tarihi atmosferinde sıra dışı bir seyir keyfi sunuyor. Toplamda 12 filmin gösterileceği film seçkisinin açılışını Federico Fellini’nin 1960 yapımı kült filmi “La Dolce Vita” yapıyor. Seçkide yer alan diğer filmler arasında ise Seberg, Carol, Parasite ve Arizona Dream gibi ünlü yapımlar bulunuyor.

Programa dair detaylı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.

Kadıköy Emek Tiyatrosu Açık Havada

Kadıköy Emek Tiyatrosu, yeni sezona açık havada sahnelenecek üç kısa oyunla başlıyor. Terasta 40, bahçede 24 kişinin takip edebileceği oyunlar, 17-29 Eylül tarihleri arasında izleyiciler ile buluşuyor. “İkinci Hayat” adlı proje kapsamında oynanacak Ağustos 1998, İsmet Emmi’nin Baldırları ve Herkes Kocama Benziyor başlıklı üç kısa oyun, izleyicilere farklı atmosferlerde geçen farklı hikâyeler anlatıyor.

“Ağustos, 1998”

Yaz. 1998. Henüz hiçbir erkeği öpmemişim. Bütün dünyam Spice Girls. Anneannemin yazlığının kapısında bir oğlan beliriyor; su istiyormuş, pikniğe gelmişler. Gökhan. Adı, bu.

İsmet Emmi'nin Baldırları

"İsmet emminin baldırları bizim örendeki kavakların gövdesinden bile kalındı. Diyeceksiniz ki sen bunu nereden biliyorsun? İsmet emmi de kim ve ören ne demek? Hepsini anlatacağım.”

Herkes Kocama Benziyor

"Bak sırf anlatmamı istedin diye anlatıyorum. Gerçi ne yalan söyleyeyim anlattıkça açılıyorum, anlatmasam ölürmüş gibi hissediyorum kendimi. Böyle na şurama bir şey oturuyor, boğuyor beni, canımı elleri arasına alıp sıkıyor sanki."

Popüler Yazılar

SÖZLEŞME

Bu internet sitesine girilmesi veya mobil uygulamanın kullanılması sitenin ya da sitedeki bilgilerin ve diğer verilerin programların vs. kullanılması sebebiyle, sözleşmenin ihlali, haksız fiil, ya da başkaca sebeplere binaen, doğabilecek doğrudan ya da dolaylı hiçbir zararlardan ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun sorumluluğunun olmadığını, tarafımdan internet sitesinde E-Bültene üye olmak için veya başkaca bir sebeple verdiğim kişisel verileri, özellikle de isim, adres, telefon numarası, e-posta adresi, banka bilgisi, yaş ve cinsiyetle ilgili benzeri bilgileri kendi rızam ile paylaştığımı, ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun nin bu bilgileri kullanmasına muvafakat ettiğimi, bu bilgilerin 3.gerçek ve/veya tüzel kişilerin eline geçmesi ve bu şekilde olumsuz yönde kullanılması halinde ve/veya bu bilgilerin başkaca kişiler ile paylaşılması halinde ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun sorumluluğunun olmadığını gayri kabili rücu, kabul, beyan ve taahhüt ederim.

SÖZLEŞME

Bu internet sitesine girilmesi veya mobil uygulamanın kullanılması sitenin ya da sitedeki bilgilerin ve diğer verilerin programların vs. kullanılması sebebiyle, sözleşmenin ihlali, haksız fiil, ya da başkaca sebeplere binaen, doğabilecek doğrudan ya da dolaylı hiçbir zararlardan ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun sorumluluğunun olmadığını, tarafımdan internet sitesinde E-Bültene üye olmak için veya başkaca bir sebeple verdiğim kişisel verileri, özellikle de isim, adres, telefon numarası, e-posta adresi, banka bilgisi, yaş ve cinsiyetle ilgili benzeri bilgileri kendi rızam ile paylaştığımı, ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun nin bu bilgileri kullanmasına muvafakat ettiğimi, bu bilgilerin 3.gerçek ve/veya tüzel kişilerin eline geçmesi ve bu şekilde olumsuz yönde kullanılması halinde ve/veya bu bilgilerin başkaca kişiler ile paylaşılması halinde ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun sorumluluğunun olmadığını gayri kabili rücu, kabul, beyan ve taahhüt ederim.