Hayatı Yavaşlatabileceğiniz Destinasyonlar

Hayatı Yavaşlatabileceğiniz Destinasyonlar

Yavaşlamanın ve yavaş yaşamanın tadını çıkarabileceğiniz Türkiye’nin en özel ve saklı köşelerini sizin için bir araya getirdik.

‘Yavaşlamak’ son yılların popüler akımı ve arayışı olsa da hareketin geçmişi çok daha eskiye dayanıyor.

1986 senesinde Roma’daki Piazza di Spagna’ya McDonald’s açılmasının üzerine İtalyan gurme Carlo Petrini, yöresel ve geleneksel yemeklerin daha fazla tüketilmesini teşvik eden, yediklerimizin kaynağını sorgulatan ve yemekle yiyen arasında bir bağ kurulması gerektiğini salık veren slow food, yavaş yemek hareketini başlatıyor. Hareket özünde sağlıklı, temiz ve adil bir hayatı savunmasıyla sürdürülebilirliğin ajandasıyla sosyal düzeyde de örtüşüyor ve başlattığı bu küçük dalganın zaman içinde kendini hayatın farklı alanlarında farklı formlarda yeniden şekillendirmesine olanak tanıyor.

‘Cittaslow’ yaşamanın güzel ve kolay olduğu global bir ağ, ‘slow food’ felsefesini kentsel boyuta taşımayı amaçlayan bir hareket. Hareket, 1999 senesinde Greve in Chianti’nin eski belediye başkanı Paolo Saturnini’nin vizyonu doğrultusunda ortaya çıkıyor. Saturnini, yaşam kalitesini yükseltmek amacıyla kentlerin kendilerini değerlendirmelerini ve farklı bir kalkınma modeli ortaya koymaları fikrini ulusal boyuta taşıyor. Türkiye’nin de üyesi olduğu uluslararası ‘Cittaslow’ hareketi ve yavaş kent turizmi birçok destinasyonu kapsıyor.

Yavaş kentler arasında yer almak için karşılanması gereken pek çok kriter var; hava ve su temizliği, katı atıkların ayrıştırılarak toplanması, endüstriyel ve evsel kompostlamanın desteklenmesi, yenilenebilir enerji kaynaklarından enerji üretimi, biyoçeşitliliğin korunması, bisiklet kullanımını teşvik etmek, eko ulaşım, sağlık hizmetlerine erişim, sürdürülebilir mimari, kentsel yaşanabilirliğin artırılması, atölyelerin korunması ve değerlerinin artırılması, yerel ürünlerin ticarileşmesini sağlayacak alanların yaratılması, kentsel yaşam kalitesi, GDO kullanımının yasaklanması, geleneksel iş tekniklerinin ve zanaatların değerinin artırılması, agroekolojinin geliştirilmesi gibi… Bunlar tarımsal ve sanatkarlara dair politikaların bazıları...

Eğer Türkiye içinde hayatı yavaşlatabileceğiniz destinasyon arayışı içindeyseniz rotanızı bu kriterleri yerine getirmiş ve ‘Cittaslow’ olma ünvanını kazanmış kentlere çevirmenizi öneririz.

Seferihisar, İzmir; Türkiye’nin İlk Yavaş Kasabası

Ege kıyısında İzmir sınırlarında, sakin ve sağlıklı yaşam şekli modeli benimseyen Seferihisar, sunduğu lokal lezzetleri, Yavaş Yemek felsefesini benimsemesi, temiz enerji kullanması, tarihi ve kültürel değerleriyle yerel üretimine sahip çıkmasıyl ‘Cittaslow’ kavramının tam karşılığı.

Halfeti, Şanlıurfa; Güneydoğu’nun İlk Yavaş Kasabası

Şanlıurfa’nın küçük balıkçı kasabası Halfeti, geçmişi 3000 yıl geriye uzanan tarihi ve kültürel hazineleriyle saf bir coğrafya sunuyor. Akdeniz ikliminin mucizesinin yaşandığı bölge özel siyah gülüyle eşsiz bir güzellik. Tarihi mirası ve biricik kültürüyle 2013 senesinde ‘Cittaslow’ listesine giren kasaba, gizli cennet olarak kabul ediliyor.

Gökçeada, Çanakkale; Dünyanın İlk Yavaş Adası

Türkiye’nin batı kıyısındaki en büyük ada olan Gökçeada, dünyanın ilk ve tek yavaş adası aynı zamanda. Nostaljik evleri, doğal yaşamı, organik ürünleri ve alternatif spor aktiviteleri ile ‘Cittaslow’ değerlerinin hakkını veriyor. El değmemiş doğada organik çiftlik ürünlerinin lezzetine varıp tarihi dokuyu koklamak isteyenlerin mutlaka ziyaret etmesi gereken yerlerden.

Ahlat, Bitlis

Tarihi İpek Yolu ve günümüz batı-doğu İran-Irak bağlantısını sağlayan NATO yolu üzerinde bulunan konumu ve M.Ö. 1500 yılına uzanan tarihi ile Türkiye’de -belki de- tarihi eser açısından en eşsiz destinasyonlardan biri Ahlat. 2019 senesinde 200’ün üzerinde kriteri tamamlayarak ‘Cittaslow’ ünvanını almaya hak kazanan kent, içerisinde binlerce çeşit şifalı bitki, baharat bitkisi, doğal boya bitkisi barındıran Sütey Yaylası’na da ev sahipliği yapıyor.

Köyceğiz, Muğla

Doğal güzellikleri ve tarihi zenginliği bir arada kucaklayan Köyceğiz, Akdeniz ve Ege Bölgeleri’nin birleştiği yerde, Marmaris ile Fethiye arasında, Sarıgerme, İztuzu, Kaunos, Dalyan gibi birçok yeryüzü cennetinin ortasında yer alıyor. Ot ağırlıklı yemekleriyle de ünlü kentte; yoğurt ile yapılan yemeklere ‘yoğurtlama’ isminin yanı sıra ‘borani’ de deniyor. Lokal olarak yetişen ebegümeci, gelincik, kişkin, gazyak, devetabanı, köremen, deniz börülcesi, hardal (turp otu) boranisini tatmadan dönmeyin.

Güdül, Ankara

Başkentin en küçük ilçelerinden biri, Türkiye’nin sayılı yavaş kentlerinden de biri aynı zamanda. Ankara’nın kuzey batısında yer alan Güdül; doğası, mimarisi, kültürü ve tarihi ile sakinliğin ve huzurun cazibe merkezi olabilecek şirin bir kent. Birçok kent için benzer tanımlar kullanılsa da Güdül gerçekten sizi çok şaşırtacak sürprizlere sahip. Özellike İnönü Mağaraları, Sorgun Göleti ve Kirmir Vadisi gördüğünüz an hayranlığınızı gizleyemeyeceğiniz destinasyonlardan.

Akyaka, Muğla

Gökova Körfezi’nin saklı güzelliği; Akyaka, kristal berraklığındaki denizi ve eski Muğla mimarisinin izlerini taşıyan elegan yerleşimiyle rahat ve dinlendirici bir tatil için tercih edebileceğiniz adres. 1988’de SİT alanı ilan edilmesinin ardından özünü bulan ve sessizliğin, yazılı olmayan bir kural kabul edildiği bölgenin uçurtma sörfü tutkunları tarafından da tercih edildiğini ekleyelim.

Taraklı, Sakarya

Sakarya’nın güney kasabası Taraklı, ‘Cittaslow’ unvanını 2011 senesinde kazandı ve o dönemden itibaren, üzerine bir hayli ilgi toplamayı başardı. Bölgeyi biricik kılan şey; kendinizi çocukluğunuzda gibi hissedecek olmanız; lokal pazarı, el oyması tahta kaşıklar ve çeşitli ahşap eşyalar yaşamamış olsanız dahi size tanıdık gelen geçmişe bir yolculuk gibi. Kasaba merkezinden uzaklaştığınızda ise büyülü bir doğanın kucağında buluyorsunuz kendinizi.

Göynük, Bolu

Bolu’nun yüksek tepeler arasında, akarsuların geçtiği vadilerde, karşılıklı yamaçların tabanına ve eteklerine kurulmuş kasabası Göynük; tarihi, kültürel ve doğal güzelliklerini Osmanlı’dan günümüze dek korumayı başarmış. 2017 senesinde listeye giren kasaba, özellikle hafta sonunu keyifli ve sakin geçirmek isteyenlerin ziyaret etmesi gereken yerlerden.

Şavşat, Artvin

Artvin’in cennet kasabası Şavşat, harikulade bir dağ yerleşimi. Ziyaretçilerini el değmemiş doğasıyla karşılayan ve barındırdığı güzelliklerle sizi sakin bir ruh haline sokan bölge, tarihi dokusu, geleneksel mimarisi, el sanatları ve samimi insanlarıyla eşsiz bir coğrafya.

Uzundere, Erzurum

İtalya’nın Greve in Chianti kentinde düzenlenen Cittaslow Uluslararası Koordinasyon Komitesi’nde Cittaslow ilan edilen Uzundere, Türkiye’nin 11. yavaş kasabası oldu. Türkiye’nin en yüksek şelalesi olan Tortum şelalesi, yelken, rafting ve kano gibi su sporlarının yapıldığı Tortum gölü ve çayı, Öşk Manastırı gibi değerlere sahip olan bölge, biyoçeşitlilik açısından da önemli bir yer.

Eğirdir, Isparta

Bir Isparta kasabası olan Eğirdir, her mevsim ve günün her saatinde renk değiştiren Eğirdir Gölü, Can Adası, eşine az rastlanan Kasnak Meşesi, nadide Apollon kelebeği gibi zenginliklere ev sahipliği yapıyor. Tarihi M.Ö. 560’a uzanan zengin birikimi de onu görülmeye değer kılıyor.

Gerze, Sinop

Türkiye’nin en mutlu ili Sinop’un en mutlu ilçesi Gerze’de masmavi deniz, dantel gibi koylar ve uçsuz bucaksız yeşil, dinlemeye doyamayacağınız bir müzik oluşturuyor. Cittaslow ünvanını 2017 yılında elde eden Gerze, bu başarısını harikulade doğasına, kıymetli el sanatlarına, leziz yöresel yemeklerine ve sıcacık misafirperverliğine borçlu. İlçeye adımınızı attığınız an, evlerin bahçelerindeki çiçeklerin kokusuyla karşılanıyorsunuz. Hâlâ tertemiz kalabilmiş havasını solurken, kalabalık bir şehir hayatının gürültüsünü değil, sakin bir balıkçı kasabasının dinginliğini hissediyorsunuz.

Mudurnu, Bolu

Bolu’nun bir diğer ‘Cittaslow’ kasabası Mudurnu, Frigyalılar, Persler, Romalılar, Bizanslılar, Osmanlılar gibi birçok medeniyetin ilk yerleşim yeri olması sebebiyle zengin tarihi, nevi şahsına münhasır mimarisi ve tabloyu andıran doğasıyla ‘Cittaslow’ listesine en yeni giren yerlerden.

Yenipazar, Aydın

Aydın’a 40 kilometre uzaklıkta bulunan ve Büyük Menderes Havzası’nın orta bölümünde konumlanan Yenipazar’ın tarihi M.Ö. 2000’li yıllara dayanıyor. 17. yüzyılda, haftada bir gün kurulan küçük çapta bir pazar ve ticaret yeri olması, çevre köylerde ve kasabalarda yaşayanların ürünlerini burada satabilmeleri nedeniyle bugünkü adını almış. Antik dönemden kalan tiyatro ve yapıların iyi korunmuş olması tarihi anlamda oldukça kıymetli. 

Perşembe, Ordu

Engebeli, derin tepeler ve dik vadilerle birbirinden ayrılan arazisi nedeniyle girintili çıkıntılı bir sahile sahip olan Perşembe için küçük koyların kasabası da deniyor. Ilıman ikilimi ve zengin bitki örtüsü sayesinde yeşilin her tonunu kucaklıyor. Karadeniz’in bakir kalan tek koyu da ‘Cittaslow’ Perşembe’de.

Yalvaç, Isparta

Isparta’nın kuzey doğusunda bulunan Yalvaç, tarih öncesi çağlardan bu yana binbir çeşit medeniyete ev sahipliği yapmış, ziyaretçilerine adeta bir günde 5000 yılı birden yaşatan bir kültür noktası. Anadolu’nun bir zamanlar belki de en işlek coğrafyasına; tüm yolların, yolcuların buluştuğu bir konuma sahip Yalvaç’ı gezerken unutulmaya yüz tutmuş geleneksel yaşamlardan kıymetli el işçiliklerine, tarihi kalıntılardan bu kalıntıların günümüze uzanan kültürel etkileşimlerine zengin ve keyifli bir yolculuğa çıkmış olacaksınız.

Vize, Kırklareli

Birisi UNESCO mirasına girmiş ve biri de girmeye hazırlanan iki eski başkentin, İstanbul ve Edirne’nin arasında yer alan Vize; tarihi, kültürü doğasıyla bir cennet köşesi. Geçmişteki ünü büyük bu şirin ve sakin kasabanın simgesi ise ıhlamur. Ziyaret ettiğinizde ıhlamur balını ve ısırgan otu çorbasını denemeden dönmeyin.

Popüler Yazılar

SÖZLEŞME

Bu internet sitesine girilmesi veya mobil uygulamanın kullanılması sitenin ya da sitedeki bilgilerin ve diğer verilerin programların vs. kullanılması sebebiyle, sözleşmenin ihlali, haksız fiil, ya da başkaca sebeplere binaen, doğabilecek doğrudan ya da dolaylı hiçbir zararlardan ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun sorumluluğunun olmadığını, tarafımdan internet sitesinde E-Bültene üye olmak için veya başkaca bir sebeple verdiğim kişisel verileri, özellikle de isim, adres, telefon numarası, e-posta adresi, banka bilgisi, yaş ve cinsiyetle ilgili benzeri bilgileri kendi rızam ile paylaştığımı, ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun nin bu bilgileri kullanmasına muvafakat ettiğimi, bu bilgilerin 3.gerçek ve/veya tüzel kişilerin eline geçmesi ve bu şekilde olumsuz yönde kullanılması halinde ve/veya bu bilgilerin başkaca kişiler ile paylaşılması halinde ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun sorumluluğunun olmadığını gayri kabili rücu, kabul, beyan ve taahhüt ederim.

SÖZLEŞME

Bu internet sitesine girilmesi veya mobil uygulamanın kullanılması sitenin ya da sitedeki bilgilerin ve diğer verilerin programların vs. kullanılması sebebiyle, sözleşmenin ihlali, haksız fiil, ya da başkaca sebeplere binaen, doğabilecek doğrudan ya da dolaylı hiçbir zararlardan ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun sorumluluğunun olmadığını, tarafımdan internet sitesinde E-Bültene üye olmak için veya başkaca bir sebeple verdiğim kişisel verileri, özellikle de isim, adres, telefon numarası, e-posta adresi, banka bilgisi, yaş ve cinsiyetle ilgili benzeri bilgileri kendi rızam ile paylaştığımı, ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun nin bu bilgileri kullanmasına muvafakat ettiğimi, bu bilgilerin 3.gerçek ve/veya tüzel kişilerin eline geçmesi ve bu şekilde olumsuz yönde kullanılması halinde ve/veya bu bilgilerin başkaca kişiler ile paylaşılması halinde ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun sorumluluğunun olmadığını gayri kabili rücu, kabul, beyan ve taahhüt ederim.