James Bond’un Otomobilleri

Dünyanın en gustolu ajanı James Bond, kadınlarından, içkiye, saatinden, kıyafetine bir simge olmayı sürdürüyor. 007 lakaplı, kendini “Bond, James Bond” diye tanıtan bu hayal kahramanı, orijinal metinde Bentley marka bir otomobil kullanıyor olsa da, 1962’den günümüze beyazperdedeki maceralarında türlü türlü otomobil ve motosiklet kullandı. James Bond’un otomobili denildiğinde ilk akla gelen Aston Martin olsa da İngiliz Ajan yeri geldi Toyota yeri geldi Citroen markalı otomobilleri kullandı.

 

Sunbeam Alpine Series II

 

 

1962 yılındaki ilk James Bond filmi Dr. No’da İngiliz Ajanı ilk olarak bir Sunbeam Alpine Series II’nin direksiyonuna otururken izledik. Coventry’ye yakın bir yerde üretilen bu iki kişilik üstü açık roadster, pek çok Bond otomobili gibi İngiliz otomotiv endüstrisini parlatmak için filmde rol almıştı. 

 

 

Aston Martin DB5

 

 

İlk olarak 1964 yılındaki Goldfinger filminde boy gösteren Aston Martin DB5, James Bond filmlerinde en fazla rol alan otomobildir. Sean Connery’nin canlandırdığı Bond karakterine eşlik eden bu Aston Martin, yolcu koltuğundaki fırlatma fonksiyonu, sinyallerine gizli makineli tüfekleri, jant göbeklerinden çıkan bıçakları ve ekranlı takip sistemi gibi özellikleriyle bugün bile halen ajan olmak isteyenlerin hayallerini süslüyor.

 

   

 

Lotus Esprit

 

 

Beni Seven Casus (The Spy Who Loved Me) filminde rol alan Lotus Esprit, efsaneye göre Bond filmine kendi kendine dahil olan bir otomobil. Normal şartlarda tüm otomobil markaları bir sonraki Bond filminde görünebilmek için bütçelerini harcamaktan çekinmezken, Lotus çok daha farklı bir yöntem izlemişti. İngiliz markanın o dönem henüz satışa sunulmamış Esprit modeli, Bond filmlerini çeken ekibinin ofisinin önüne park edildi. Üzerindeki tüm Lotus amblemleri de söküldü. Yetmişlerin futuristik spor otomobilini gören yapımcılar Esprit’in tasarımından çok etkilenerek hemen hareket geçerek aracı araştırdılar ve 1977 vizyona giren bir sonraki filmde Roger Moore’un kullanımına bu otomobili sundular.

 

 

Beni Seven Casus’ta Lotus Esprit sadece bir otomobil değil, aynı zamanda bir de denizaltı olarak sahnelenince büyük ses getirdi. Halen de Bond otomobilleri arasında en fantastik detayları barındıran araç olmayı sürdürüyor.

Citroen 2CV

 

1981 yılında vizyona giren “Yalnız Senin Gözlerin İçin” (For Your Eyes Only) filminde James Bond bu sefer kötü adamlardan Citroen 2CV sayesinde kurtuluyordu. Minik otomobili ilk gördüğünde güzel partnerine alaycı bir bakış atarak aracın yolcu koltuğuna oturan Bond, köy içinde attıkları takla sonrasında direksiyona geçiyordu. İki adet güçlü Peugeot 504’ü çelimsiz Citroen 2CV ile alt eden Bond’un yoluna hiçbir şey olmadan devam etmesi ise bir klasik.

 

 

Toyota 2000 GT

 

 

İlk James Bond’u canlandıran Sean Connery’yi çok farklı bir tipte gördüğümüz 1967 yapımı “İnsan İki Kere Yaşar” (You Only Live Twice) filminde, o dönemde yeni yeni kendini kanıtlamaya çalışan Toyota markası, İngiliz Ajan için özel bir 2000 GT hazırlamıştı. Orijinali sabit tavanlı bir coupe olan 2000 GT, Sean Connery’nin uzun boyundan dolayı araca sığmamasından sebeple ufak çaplı bir kriz yaratsa da, Japon mühendisler sadece 2 haftada üstü açık bir versiyonu hazırlayarak muhteşem bir iş ortaya koydular ve adeta bir mucize yarattılar.

 

 

Dünyanın en çok değerini koruyan Japon otomobilleri arasında sayılan 2000 GT’nin etkisiyle Toyota, faaliyet gösterdiği tüm ülkelerde hem satış hem de prestij kazanmıştı. Japonya’da geçen filmdeki 2000 GT, teknolojik ekipmanlarıyla James Bond’u etkilemişti. Bu araçla ilgili bir diğer detay ise, son James Bond Daniel Craig’in favori “Bond Otomobilim” diye bir açıklama yapmış olması…

 

Ford Mondeo

 

 

J Mays tarafından yürütülen Kinetik Tasarım anlayışıyla son halini alan üçüncü nesil Ford Mondeo, Casino Royale filminde James Bond’a Bahamalar’da eşlik etmişti. O dönemler James Bond’un otomobili olarak bilinen Aston Martin’i elinde bulunduran Ford, bu film sayesinde de Mondeo’nun lansmanını yapmıştı.

 

Aston Martin DBS V12

 

 

Otomobil tutkunları için Bond filmlerindeki en acı sahnelerden biri Casino Royale’de yaşanmıştı. Kötü adamları kovalarken değer verdiği kadına çarpmamak için direksiyonu kırarak taklalar atan James Bond, o dönem lansmanı yapılan Aston Martin DBS’i de pert etmişti. Tek denemede tamamlanan sahne dublörlük açısından türünün en iyi örneklerinden biri olarak kabul ediliyor. Aston Martin sevenler için ise bu sahne adeta bir kabus! 

 

BMW Z3 & 750iL & Z8

 

 

Yıllar sonra yeni bir Bond filmi ve yeni bir Bond beyazperdeye taşınırken yeni de bir otomobil gerekmişti. Pierce Brosnan’ın “Goldeneye” filminde canlandırdığı Bond, açılış sahnesinde emektar Aston Martin DB5 ile Monte Carlo sınırlarında Ferrari ile kapışmasının ardından yeni bir oyun arkadaşı bulmuştu: BMW. BMW’nin James Bond macerası Z3 ile başladı. Goldeneye filminde yeterince aksiyona dahil olamayan BMW, bir sonraki film Tomorrow Never Dies’da harika bir kovalamaca sahnesiyle arayı kapatmıştı.

 

 

1997 yapımı Tomorrow Never Dies’da 750iL’nin direksiyonuna geçen James Bond, film tarihinin en etkileyici kovalamaca sahnelerinden birine imza attı. Katlı bir otoparkta kötü adamlardan kaçmaya çalışan Bond, yükselerek zincirleri kesen BMW logosu, cep telefonunun uzaktan kumanda fonksiyonuyla araç kullanabilmesi ve bolca roket atabilmesiyle yine kendini durumdan kurtarmıştı.

 

 

BMW kullanılan son Bond filmi olan “Dünya Yetmez” (Tomorrow Never Dies) ise Z8’in lansmanına sahne olmuştur. Z8’in özellikleri arasında, anahtar üzerinden otonom sürüş ve direksiyon göbeğinden roketatar kontrolü bulunuyordu. Ne yazık ki bu BMW’nin de sonu iyi olmadı. Helikoptere bağlı dev testereler Z8’i ortadan ikiye bölerek kullanılmaz hale getirdiler.

 

Aston Martin Vanquish

 

 

BMW ile olan anlaşmanın bitmesinden sonra yeniden Aston Martin ile yoluna devam eden James Bond, “Başka Gün Öl” (Die Another Day) filminde Vanquish’in direksiyonu başına geçmişti. Her tarafındaki kameraları kullanarak görünmez olmak gibi bir özelliğe sahip olan bu Aston Martin modelinde her zamanki roketler atarlardan tutun da yolcu koltuğu fırlatma fonksiyonuna kadar eksiksiz bir donanım mevcuttu.

 

Bond’un en zorlu rakipleri Jaguar kullanır

 

 

Aston Martin ve Jaguar gibi iki İngiliz otomobil markası arasındaki ezeli rekabet James Bond filmlerindeki klişelerden bir diğeridir. James Bond görüldüğü üzere her zaman Aston Martin kullanmaz. En güçlü rakipleri ise hep Jaguar kullanır çünkü onlar güce odaklanmış, hep bir adım önde ve mükemmeliyetçidirler. Die Another Day ya da Spectre fark etmeksizin James Bond’u en fazla zorlayan rakibin favorisi çoğu zaman Jaguar’dır.

 

E-Bülten Üyeliği
OGGUSTO.COM'un özenle seçilmiş gustolu içeriğini haftalık olarak takip etmek için e-bültenimize üye olun.