Rolls-Royce Phantom: Ultra Lüksün Zirvesi

“Dünyanın en lüks otomobil markası nedir” diye kime sorsak, alacağımız yanıt iyi kötü bellidir: Rolls-Royce. İngiliz markanın en heybetli makam aracı olan Phantom, yaklaşık 17 yıl sonra tamamen yenilenerek sekizinci jenerasyonuna kavuştu. Otomobil dünyasında ultra lüksün nasıl olması gerektiğini bir kez daha ortaya koyan yeni Rolls-Royce Phantom, sanat eseri olarak kabul edilen işçilik ve malzeme kalitesini en son teknolojiler ile buluşturuyor.

 

 

Yollara çıktığı ilk tarih olan 1925’ten günümüze “dünyanın en iyi otomobili” hedefiyle arz-ı endam eden Rolls-Royce Phantom, sekizinci jenerasyonunda selefinin ana hatlarını korusa da detaylarda muhteşem yenilikleri barındırıyor. “Dünyanın en lüks sedanı” olarak tanıtılan yeni Phantom, bu iddiayı destekleyen sayısız teknolojiyi iki farklı gövde uzunluğunda tutkunlarıyla buluşturuyor.

 

Markanın karakteristik ön ızgarası ilk defa gövdenin içine gömülü bir forma kavuşurken, inceltilen farlarda 600 metre aydınlatma sunan lazer teknolojisi kullanılıyor. Birbirine ters olarak açılan kapılarıyla markanın eşsiz detayları bu nesilde de devam ediyor ve yolculara başka hiç bir otomobilde bulamayacakları bir ağırlama sağlanıyor. Çift katmanlı 6 mm’lik camlara sahip yeni Phantom’un bir diğer iddiası da sessizlik. Hemen hemen tüm malzemelerinde özel ses sönümlendirme detayları düşünülen araçta 130 kg’dan daha fazla ses yalıtım malzemesi kullanılıyor. Yeni Phantom’da, ayrıca yol gürültüsünü 9 dB azaltmak için “Silent Seal” adındaki lastikler kullanılıyor. Bu sayede yeni Phantom, 100 km/s hızla ilerlerken selefine göre yüzde 10 daha sessiz bir sürüş karakteri elde ediyor.

 

 

Tamamen yeni, komple alüminyumdan üretilen monokok bir altyapı üzerinden yükselen yeni Phantom, Rolls-Royce’un gelecekteki modelleri için de temeli oluşturacak. Selefinden yüzde 30 daha başarılı bir gövde burulma direnci sunmasıyla zaten çok yüksek olan sürüş konforu, yeni süspansiyonlar ile desteklenerek, markanın da tabiriyle “Uçan Halı” ekolünü yeni bir seviyeye çıkartıyor.  Teknik detaylar arasında; ön aksta tamamen yeni bir çift salıncak mimarisi, arka aksta beş noktadan bağlantılı süspansiyonlar, arka tekerlek yönlendirmesi ve stereo kamera destekli adaptif havalı süspansiyonlar gibi özellikleri duyduğunuz zaman bile konfor seviyesinin ne denli arttığını tahmin edebilirsiniz.

 

 

Rolls-Royce’un yeni Phantom’da iddialı olduğu bir diğer konu da “Dünyanın en sessiz içten yanmalı motoru”na sahip olduğu. Uçsuz bucaksız motor kaputunun altında 6.75 litrelik, V formunda 12 silindirli bir kalbe sahip olan yeni Phantom, 571 HP güç ve sadece 1700 d/d’de 900 Nm gibi etkileyici bir maksimum tork değeri sunuyor. Arkadan itişli olan yeni Phantom, son dönem tüm otomobil otoritelerinin övgülerine boğulan, Alman ZF markalı 8 kademeli otomatik şanzımana kavuştu.

 

 

Söz konusu Rolls-Royce Phantom olunca iç mekandan bahsetmemek olmaz! Yeni direksiyon simidi, sürücüye daha hakim bir sürüş izlenimi veriyor.  Dünyanın en lüks kabinini kendi zevkinize göre sipariş edebiliyorsunuz. Arka kapıları artık bir sensöre dokunarak otomatik olarak kapatabiliyorsunuz. Ustaların ellerinde tek tek işlenen LED aydınlatma ile de yıldızların altında seyahat ediyor gibisiniz. Gösterge tablosunda, ön konsolda ve arka koltuktaki bilgi-eğlence sistemlerinde günümüze ve yakın geleceğe daha uygun ekran kullanımı söz konusu. Arkada oturanlar için ön koltukların arkasında otomatik olarak açılan ekranlara yer veriliyor.

 

 

Yeni Phantom’daki kaplamalar sektörde bir ilki sunuyor. Ön konsolun yolcu tarafında, cam bir bölümün gerisinde yer alan üç boyutlu bu kaplamalar muhteşem bir işçilikle araca yerleştiriliyor. Bu bölüm, üç boyutlu çiçeklerle tasarlanabildiği gibi kuş tüyü kaplamasıyla veya farklı materyallerle de döşenebiliyor. Rolls-Royce’un, “Galeri” olarak adlandırdığı bu bölüm için farklı sanatçılar, tasarımcılar ve tasarım kolektiflerinden birinden yana tercihinizi kullanabilirsiniz. Örneğin; Çinli sanatçı Liang Yuanwei’nin dokunuşları, dünyanın en ünlü porselen üreticilerinden Nymphenberg’in el yapımı porselen gülleri ya da genç İngiliz sanatçı Helen Amy Murray’in soyut bir tasarımını bu bölümde görmek isteyebilirsiniz.

 

BMW Grubu bünyesinde yer alan Rolls-Royce, yeni Phantom’da en son güvenlik ve konfor teknolojilerini sunarak selefinden belirgin biçimde ayrılıyor. Şimdilik en teknolojik Rolls-Royce olan yeni Phantom’da, dört kameralı çevre görüş sistemi, gece görüş özelliği ve görüş asistanı, adaptif hız sabitleme sistemi, çarpışma uyarısı, yaya algılama sistemi, şerit takip asistanı, yüksek çözünürlüklü head-up display, Wi-Fi hotspot ve son nesil navigasyon sistemi sunuluyor. 

E-Bülten Üyeliği
OGGUSTO.COM'un özenle seçilmiş gustolu içeriğini haftalık olarak takip etmek için e-bültenimize üye olun.