Van Cleef & Arpels’ın Sırlarla Dolu Yeni Mücevherleri

1906 yılında kurulmuş olan Fransız mücevher duayeni Van Cleef & Arpels, bir asırdır mükemmel el işçiliği ve akıl almaz tasarımları ile mücevher dünyasındaki tartışmasız yerini koruyor. Kurulduğundan beri peri kızları ve romantik masallardan ilham alarak yarattığı tasarımlar ile ön plana çıkan markanın 2017 Paris Couture Haftası’nda tanıttığı yeni koleksiyonu da bu geleneği çok çarpıcı yeni bir boyuta çıkarıyor.

 

 

Le Secret” isimli yeni koleksiyon, aynı ismi gibi Van Cleef’in en iyi bilinen özelliklerinden olan gizemi ön plana çıkarıyor. Parçalardaki beklenmedik sürprizler ile görünen ve görünmeyenin harmonisini yansıtan koleksiyon; aşk ve şans sembollerinden, doğadan ve duygulardan ilham alınarak hazırlanmış. Bu gizemli büyüleri yaratmak için de ilk kez Van Cleef & Arpels tarafından kullanılmış olan  gizli mıhlama tekniği olarak bilinen “Mystery Setting” tekniği kullanılmış.

 

Renklerin dilinin oldukça manalı kullanıldığı Le Secret koleksiyonunda oldukça geniş bir renk paleti hakim. Güçlü duygular için canlı renkler kullanılırken, naif duygular içinse oldukça yumuşak geçişli renkler tercih edilmiş. Kırmızının en güzel tonundaki Burma yakutları, leylak tonlarında göz alıcı safirler ve siyah oniksler koleksiyonun oyuncu ruhunu en güzel şekilde yansıtıyor.

 

 

 

Van Cleef’in Vazgeçilmezi...

VC&A’ın atölyelerinde çalışan ustalarda vazgeçilmez bir inanç vardır; güzellik ve gizem ancak mücevher tezgahlarının başında geçirilen uzun saatlerden sonra gelir ve fark yaratmak ancak bu şekilde mümkün olabilir. Gizemliliğin en önemli vurgu olduğu Le Secret’da birbirinden sürprizli parçalar karşımıza çıkıyor.

 

 

“Fleur” adlı yüzükte ortaya çıkan gizli bir bölmeden çıkan Oscar Wilde’a ait bir söz veya çiçekli bir broşun içinden çıkan minicik bir uğurböceği ile karşılaşmak mümkün. Neredeyse her parçanın çok amaçlı kullanılabilmesi ise markanın tekniğini ve farklılığını ön plana çıkarıyor. Kolyelerin parçalara ayrılarak küpelere dönüştürülmesi, parçaların farklı tasarımlar haline bürünmesi ve ters çevrilen noktaları ile farklı renklerde kullanılabilmeleri mücevher dünyasında ki rekabeti oldukça kuvvetlendiriyor.

 

 

“Aşksız bir hayat güneşsiz bir bahçe gibidir.” – Oscar Wilde

Atölyede geçen 2200 saatlik bir yolculuk: Pegase

Koleksiyonun en dikkat çeken parçalarından biri olan “Pegase” adlı parça için mücevher evinin Place Vandôme’daki atölyesinde tam 2200 saatlik emek harcanmış. Sri Lanka’dan getirilen 45.10 karatlık safirin ön planda olduğu ve zümrütlerle süslenmiş dönüştürülebilir kolyenin en ucunda Yunan mitolojisinden altın bir Pegasus atı gizleniyor.

 

 

E-Bülten Üyeliği
OGGUSTO.COM'un özenle seçilmiş gustolu içeriğini haftalık olarak takip etmek için e-bültenimize üye olun.