Harvard’da Ders Veren Koku Uzmanından Parfüm Seçmenin Sırları

Yeni nesil otelcilik konsepti olan “Urban Social” konsepti ile dikkat çeken Antalya’daki AKRA Hotel müşterilerine unutulmaz deneyimler yaşatmaya hazırlanıyor. Deneyim ve duyguları ön plana çıkartan bu konseptte; ‘Dokunuş’, ‘Lezzet’, ‘Koku’, ‘Ses’ ve WellBeing (Daha İyi Bir Sen) kodlarını buluşturarak tüm konaklama deneyiminin merkezine yerleştiriyor. Koku kodu için ise dünyanın en iyi parfüm ustalarından biri olan ve Harvard Üniversitesi’nde ders veren Christophe Laudamiel, AKRA’ya özel bir kokuya imza atmaya hazırlanıyor. AKRA’ya Haziran ayında konuk olan parfüm bestecisi ile bir araya gelerek, sadece OGGUSTO okuycularına özel bir sohbet gerçekleştirdik…

 

 

“Master Parfümör” olarak anılıyorsunuz. Bu yolculuk nasıl başladı?

Aslında bilinçsiz de olsa bu çocukluğumdan başlayan bir yolculuk. Annem İtalyan ve Fransız kökleri taşıyor yani Akdeniz ikliminin bitkilerine her zaman çok hakim oldum. Babam ise baharat kullanarak yemek yapmaya bayılırdı. Avustralya’dan Fransa’ya kadar dünyanın pek çok yerinde yaşadım ve bu bana çeşit çeşit ot, baharat ve tropikal bitki ile tanışma imkanını verdi. Sonra da kimya okumaya başladım ve Harvard’da asistanlık yaptım. P&G’nin merkez ofisinde çalışmaya başladığım da ise kokuların ve aromalar bana çok ilgi çekici gelmeye başladı. Bunu gören üstlerim ise bana P&G’nin koku ve parfüm departmanı ile görüşmemi söyledi. Ve işte şimdi de buradayım.

 

 

Kariyerinizin dönüm noktası nedir?

P&G’de çalışmak ve Harvard’da ders vermeye başlamak.

İşinizin en enteresan kısmı nedir?

Tabii ki de farklı esansları bir araya getirerek kokular yaratmak.

 

 

Parfüm yaparken takip ettiğiniz bir kural var mı?

Hayır. Bu mesleğin bir matematiğinin olabileceğini asla düşünmüyorum. Tamamen deneyimlerle gelişen hissel bir şey.

Bir kadın parfümünü nasıl seçmeli?

Herkes parfümünü moduna göre seçmeli. Kokunun içeriğinden daha çok parfümün insanlarda yarattığı hissiyat daha önemli. Bu sebepten dolayı da insanların sadece bir parfüme sahip olmalarına karşıyım. Nasıl ki hiç kimsenin sadece bir ruh hali yok ise bir parfümü de olmamalı. Enerjik hissettiğinizde enerjik, seksi hissetmek istediğinizdeyse seksi hissettirecek bir kokuyu sürebilme lüksünüz olmalı. Bu fikrimi desteklediğini düşündüğüm ikinci şey ise herkesin gittiği yere uygun bir parfüm kullanması gerekmesidir.

Son olarak; parfümünüzü seçerken mağaza çalışanlarının etkisinde kalmamalısınız. Kokuyu üzerinizde denedikten sonra 2-3 saat dolaşıp ona göre karar vermeniz daha iyi bir seçim yapmanızı sağlayacaktır.

O zaman size zor bir soru geliyor; hayatınız boyunca sadece bir parfümü seçecek olsanız bu hangisi olurdu?

Gerçekten çok zor bir soru. Benim için kızını mı oğlunu mu daha çok seviyorsun sorusuyla eş değer zorlukta. Bir değil iki tane söyleyebileceğim. İlki Commes Des Garcons’un Play isimli kokusu, ikincisi ile kendi yaptığım Strangelove NYC’nin Silence the Sea isimli kokusu.

 

 

Parfümör olmasaydınız ne olurdunuz?

Küçükken şef olmak istiyordum ama şimdi düşününce şef olmak ve bir parfümör olmak çok benzer işler. O yüzden sanırım veteriner olmak isterdim.

 

AKRA için bir parfüm hazırladınız. Bunun sürecini anlatır mısınız?

Bu kokuyu hazırlarken Antalya’dan ve otelin urban social konseptinden ilham aldım. Kokunun özüne sadık kalarak otelin her alanına adapte edilecek optimistik bir parfüm yaratmak istediğimiz için hem enerjik hem de huzurlu bir koku olmasını istedim. Yani insanlar Spa’ya gittiklerinde kendilerini huzurlu hissedebilsinler ama otelin başka alanlarında da enerjik olsunlar. Esanslar için de Akdeniz ikliminin zenginliklerinden yararlanmayı seçtim. Parfümün kalbinde iki temel koku yer alıyor. Biri enerjik bir his yaratmak için nane, ikincisi ise huzurlu bir mod yaratmak için neroli.

E-Bülten Üyeliği
OGGUSTO.COM'un özenle seçilmiş gustolu içeriğini haftalık olarak takip etmek için e-bültenimize üye olun.