Cézanne Portreleri Paris’te!

Hayatı boyunca 200’den fazla portre resmeden Paul Cézanne‘ın portrelerine adanmış sergi, aynı kişileri farklı zamanlardaki gözlemlemelerini kronolojik olarak sunacak. 13 Haziran’da Paris Orsay Müzesi’nde açılacak “Portraits de Cézanne” sergisi 24 Eylül 2017 tarihine kadar görülebilir.

 

 

Sergide yer alan tablolar avukat amcası Dominique’in 1866 tarihli portresinden başlayarak 1906 yılındaki son portresi olan Aix en Provence’taki evinin bahçıvanı Vallier eserine kadar 40 yıllık bir zaman dilimini kapsayacak.

 

 

Tematik başlıklara ayrılan sergide, aynı kişilerin farklı zamanlarda yapılmış eserlerini yan yana görülebilecek. Kişilerde görülen değişikliğe ilave sanatçının değişen fırçasını, tarzını ve tekniğini de göstermeyi hedefliyor.

 

 

Portrelerinin büyük kısmında arka plan olmadığı için günümüz vesikalık fotoğraf etkisi veren tablolar, resmedildikleri dönem için oldukça çarpıcı sayılmışlar. Fonu olan eserleri arasında Orsay Müzesi daimi koleksiyonunda yer alan 1875 tarihli Otoportre ve 1895 Gustave Geffroy portresi sergide görülebilecek.

 

Portreye anlayışına getirdiği radikal değişiklik, özellikle kalın boyalar ile yarattığı boyutta görülebilir. Fırçanın yanı sıra spatula kullanarak boyayı çimento gibi kullanması, resmettiği kişilerin tuvalden dışarı çıkıyormuş izlenimi vermesi ile ayrıca önem taşıyor. Fotoğrafçılığın yaygınlaşmaya başladığı yıllarda resmedilen portrelerin resim tekniğinde çığır açtığı söylenebilir.

 

 

Paul Cézanne’dan sonraki nesil arasındaki Matisse ve Picasso, 19. yüzyılın en etkili post-Impressionist sanatçısı için “bizlerin babası” tanımını kullanmaları sanatçının eserlerinde görülen kalın boya tekniği, doğaya olan analitik yaklaşım ile kübist, fauvist ve ileri yıllardaki avant garde sanatçılar üzerindeki etkisini vurguluyor.

 

 

 

Sanatçı, 29 kere resmettiği “asık yüzlü” lakaplı karısı Hortense Fiquet portreleri ise sergide önemli yer tutuyor. Poz verdiği sürece oldukça sıkıldığı belli olan Madame Cézanne’nın kıyafetlerinde de yavaşça değişen giyim modası da görülebiliyor.

 

 

1867 tarihli Achille Empéraire portresinde, Cézanne resmettiği kişinin fiziksel engellerini saklamayarak vurgulaması ise görülecek eserler arasındaki en etkileyici portre olarak adlandırılıyor. Tarihte kambur ve cücelerin saray soytarısı olarak resmedildikleri hatırlandığında, bu portrenin sosyal devrim niteliği taşıdığı söylenebilir.

 

 

 

Şehirlilerin emin duruşlarına karşılık kırsal bölgelerdeki kişilerin yorgun pozları, portrelerde rahatlıkla fark edilebilir.

 

 

 

Ziyaretçi rekorlarını kırması beklenen sergi, Paris’te 24 Eylül’de tamamlandıktan sonra, Londra, National Portrait Gallery’de 26 Ekim 2017 – 11 Şubat 2018 arasında görülebilir. Serginin son durağı ise Washington DC’de bulunan National Gallery of Art’ta 25 Mart 2018’de açılacak.

 

E-Bülten Üyeliği
OGGUSTO.COM'un özenle seçilmiş gustolu içeriğini haftalık olarak takip etmek için e-bültenimize üye olun.
İlginizi Çekebilecek Konular