Pink Floyd’a Londra’da 50. Yıl Sergisi

Dünyaca ünlü rock grubu Pink Floyd’un 50. yılı, Londra Victoria & Albert Müzesi’nde 13 Mayıs’ta açılacak sergiyle kutlanacak. Sergi 1 Ekim’a kadar gezilebilir.

 

 

Dünyanın öncü müzik gruplarından Pink Floyd’a adanmış ilk retrospektifte, birinci albümleri Arnold Layne’den günümüze kadar gruba ait daha önce görülmemiş 350 obje ve müzenin daimi koleksiyonundan seçilen sanat, mimari ve performans eserleri beraber sergilenecek.

 

 

Son 50 yılda sosyal kültürün değişiminde önemli yeri olan Pink Floyd’un yarattıkları olağanüstü müziğe ilave 1960’lardaki sahne performanslarından günümüzdeki dev stadyum konserlerine ulaşan yolculukları görülebilecek. Biletler, konser t-shirt’leri gibi  pek çok anısal  obje de bir arada sergilenecek.

 

 

 

Rock ve pop müzik gruplarının tüm sahne çekimlerinin bulunduğu müze arşivinden seçilerek ilk defa gün ışığına çıkacak  Pink Floyd kayıtları ise hayranları kadar sosyal tarihine meraklılar tarafından heyecanla bekleniyor. 200 milyondan fazla satan albümleri ile bilenen grubun sergisi farklı duyulara hitap edecek teatral yolculuk olarak adlandırılıyor ve Pink Floyd’un müthiş iç dünyasına bakış olarak değerlendirmekte mümkün.

 

 

Pink Floyd’un fikirlerini somutlaştıran sürrealist  Storm Thorgerson, satirik illüstratör Gerald Scarfe ve psychedelic ışık öncüsü Peter Wynne-Wilson işbirlikleri ile bir döneme damgasını vuran grubun ikonik albüm kapakları ve bunlara ait ilk çizim ve eserlerde sergide yer alacak.

 

Animals kapağı üzerinde uçan domuzlar, The Dark Side of the Moon‘daki ünlü ışık prizması ve en bilinen albümleri The Wall videosundaki resmi geçitte yürüyen çekiçler aradan onlarca yıl geçmiş olmasına rağmen sosyal mesajlarını kaybetmedikleri için önce çıkıyor.

 

 

Victoria & Albert Müzesi, sergi duyurusu yaptığı gün bahçesinde dev domuz balonunu 1977’den sonra ilk defa şişirerek, Londra semalarında süzülmesini ve Animals albüm kapağında görülen Battersea Elektrik Santraline kadar uçurarak 35 yıl sonra eğlenceli anlar yaşatması da unutulmamalı.

 

 

 

1979’da yayınlanan The Wall albümünden yaklaşık 10 yıl sonra yıkılan Berlin duvarının yerine günümüzde farklı ülkelerde yapımı gündeme gelen duvarlar ise şarkı sözlerinin geçerliliklerini ne kadar koruduğunu da kanıtlanıyor. Sergiyi gezecekler, her konser sonunda yıkılan duvar setinin benzeri etrafında gezebilecek ve ikonik şarkıdan ilham alan filmi de izleyebilecekler.

 

 

Grubun hikayesi  kronolojik olarak ses, tasarım ve performans eşliğinde 1960’ların psychedelic döneminden günümüze kadar kullandıkları özel efekt, ses deneyleri,  güçlü imgeler aracılığı ile yarattıkları sosyal etkiler de görülebilecek.

 

 

Uzun yıllar sonra grubun hayattaki üyelerini Michael Cohl ve Iconic Entertainment Studios ile bir araya getiren sergi, Sennheiser tarafından gerçekleşecek sonik deneyime ilave müzik kompozisyonu, sahneleme, tasarım, film, müzik, teknoloji, grafik tasarım ve fotoğraflar da görülebilecek.

 

 

Kurulduğu yıllardaki düzene karşı Pink Floyd’un aradan 50 yıl geçtikten sonra devirmeye çalıştıkları düzenin (establishment) parçası haline gelmelerini ise grubun üyesi Nick Mason “yeteri kadar uzun yaşarsanız, müzelik olduğunuzu görürsünüz” olarak özetliyor. 

 

E-Bülten Üyeliği
OGGUSTO.COM'un özenle seçilmiş gustolu içeriğini haftalık olarak takip etmek için e-bültenimize üye olun.