Cartier Vakfı, Autophoto Sergisi İle Yeniden Açılıyor

Restorasyonu tamamlanan Cartier Vakfı (Paris), 20 Nisan’da Autophoto sergisi ile açılıyor. Otomobilin tasarımı, teknik özellikleri ve 20. yüzyılın başından günümüze kadar şehircilik, ulaşım, yaşam, iş, eğlence, spor, aile yapısına etkileri ve estetik kavramı üzerindeki duruşu, 500 fotoğraf aracılığı ile görülebilecek.

 

 

Otomobiller, fotoğrafçılara konu olmaya ilave onları farklı coğrafyalara daha hızlı ulaşmalarını sağlayarak zaman ve yer kavramına yenilik getirmeleri, yeni keşif ve ifade özgürlüklerini genişletmeleri ile önemleri vurgulanıyor. Jacques Henri Lartigue’e ait 1911’de yarışan çift, ünlü Grand Prix yarışının ilk yıllarından hareket eden otomobil ve “Flapper” portresi görülebilir.

 

 

“Öpücük” fotoğrafı ile tanınan Robert Doisneau’nun oyuncak arabalı çocuk karesi ve Paris, Rue Rivoli’de karşıdan karşıya geçen çocuk kervanı fotoğrafı hız, şehir trafiğinin keşmekeşi ve insanın bu değişime uyumunu gözler önüne seriyor.

 

 

 

William Eggleston objektifinden otomobilin Amerikan kültüründeki önemli vurgulanıyor. Sinema, hamburgerci ziyareti, “drive thru” yaşamı ve ıssız kasabaları birbirine bağlaması ile arabanın ülkenin gelişimi, değişimi ve devam eden bağımlılığı vurgululanıyor.

 

Arabanın içinden ve dikiz aynasından yansımalara odaklanan Lee Friedlander fotoğraflarında özellikle Amerikan kırsal hayatından, çoğu garip sayılabilecek görüntüler ve yaşam biçimleri izlenebilir.

 

 

Siyah beyaz fotoğrafları ile tanınan Yasuhiro Ishimoto 1950’lerin Chicago’suna odaklanırken, Langdon Clay objektifinden artık unutulmuş olan perişan haldeki 1970’lerin New York’u ve ürkütücü Manhattan geceleri hatırlanabilir.

 

Langdon Clay

Yasuhiro Ishimoto 

Ella Maillart ve Nicolas Bouvier’nin Ford Roadster ile 1939’da İsviçre’den başlayarak Iran üzerinden Afganistan’a yolcularında kaydettikleri görüntüler tarihi niteliklerine ilave “araba – yolculuk – fotoğraf” üçlüsünden oluşan ilk belgesel olarak önem taşıyor. Yağmurlu bir günde Ankara’da çekilmiş kare de ise nostaljik sayılabilir.

 

 

 

Alain Bublex tarafından yapılmış araba 10 modeli ile tasarım tarihine bakış, yaşanmış enerji krizleri, çevreye etki ve zararları da hazırlanan  enstalasyonlarda görülebilecek.

 

 

 

Auto – Portreler bölümünde her zaman arzu nesnesi ve başarı göstergesi olan arabalar önünde çekilmiş gururlu sahipler fotoğraflarında kıta, gelir seviyesi farkına rağmen dünyanın benzerlikleri vurgulanıyor.

 

Sergide ayrıca fabrikalar da unutulmayarak 1930’ların Renault ve 1950’lerin Rouge River’da bulanan Ford fabrikasında çekilmiş çarpıcı kareler, otomobil tarihine meraklı olanlar için ayrı önem taşıyabilir. Stéphane Couturier’nin çektiği Valenciennes’deki Toyota fabrika fotoğrafları ise soyut kompozisyonlara benzerliği ile şaşırtıcı olabilir.

 

 

Ulaşımı kolaylaştırırken imha edilen doğa, çirkinleşen şehirleri öne çıkartan kareler Sue Barr ve Alex MacLean’in objektifinden, Flint’ten taşınan General Motors fabrikasından sonra oluşan harabeler ise Éric Aupol ve Edward Burtynsky’nin yakaladığı kareler aracılığı ile görülebilecek.

 

 

Bir zamanlar Afrika kıtası için tasarlanan, kübist tabloları andıran Turtle 1, 1970’lerde Arjantin diktatörlüğü ile özdeşleşen ve gizli polisin kullandığı Ford Falcon ve Doğu Almanya’nın simgesi, bagajında batıya kaçırılan insanlar ile efsaneleşmiş Stasi de sergide unutulmamış.

 

 

Sergi kitabı; otomobil tasarımı ve tarihine yeni bir bakış açısı, uzman ve akademisyenlerin görüşleri, sosyal hayattaki önemi ve 350 fotoğrafı içermesi ile referans kitabı olarak önem taşıyor.

 

E-Bülten Üyeliği
OGGUSTO.COM'un özenle seçilmiş gustolu içeriğini haftalık olarak takip etmek için e-bültenimize üye olun.
İlginizi Çekebilecek Konular