Işığın Ustası Vermeer ve Altın Çağ Ressamlarına Saygı

Hollandalı sanatçı Vermeer ve aynı dönemde yaşamış “Altın Çağ” ressamların başyapıtlarına adanmış sergi, Louvre Müzesi’nde 22 Şubat tarihinde ziyarete açılacak.

 

Vermeer and The Masters of Genre Painting” günlük hayattan karelere adanmış eserlerden oluştuğundan 19. yüzyıldaki sade ve basit hayatlar gözlemlenebilecek. Sergide, farklı şehirlerdeki benzer hayatların ve ressamların boya ile yarattıkları ışık oyunları da vurgulanacak. İrlanda National Gallery ve Washington DC National Gallery of Art iş birliği ile Louvre Müzesi’nin Napoléoon salonlarında gerçekleşecek sergiyi 22 Mayıs 2017’ye kadar gezebilirsiniz.

 

 

Sergide yer alan ressamların Hollanda’da 1650–1675 tarihleri arasında resmettikleri eserlerde, sanatçıların birbirlerinden etkilenmeleri ve rekabetleri görülebilecek. Batı sanatının zirvesi sayılan döneme odaklanan sergide yer alan tüm ressamların, yaşadıkları yıllarda eşit öneme sahip olmalarına rağmen günümüzde Vermeer’in adının öne çıkma sebepleri de irdeleniyor.

 

 

İsimleri günümüzde geri planda kalan Gerrit Dou, Gerard ter Borch, Jan Steen, Pieter de Hooch, Gabriel Metsu ve Frans van Mieris’in eserleri ön plana çıkartılarak, sanat tarihi ve genel kültürde hak ettikleri yeri geri kazanmaları hedeflenmiş. Sergide yer alan ressamların otoporteleri de 17. yüzyıl “selfie”leri olarak tanınmalarına yardımcı olacak.

 

 

Tablolar arasındaki benzerliklerin kompoziyon ve rengin ötesinde, ışığın yansımalarında da görüldüğü eserler arasında Vermeer’in ünlü “İnci Küpeli Kız” tablosu ile Gerrit Dou’nun inci küpeli kız tabloları arasındaki benzerlikler rahatlıkla fark ediliyor.

 

 

Vermeer’in “Mektup Okuyan Kız” tablosunu Ter Borch’un eserini gördükten sonra yaptığı biliniyor. Vermeer’in ayrıca Dordrecht, Leiden ve Amsterdam’lı sanatçıların eserlerini yakından takip ederek etkilendiği de biliniyor. Diğer yandan Delft sanatçıları da Vermeer’in stil ve konularından etkilenerek kendi eserlerini yücelttikleri ve böylece döngüyü tamamladıkları gözlemlenebilir.

 

 

Vermeer’in yalnız çalışmasına rağmen tecrit bir hayat sürmediği de anlaşılıyor. Sergiyi gezeceklerin 17. yüzyılın resim ustalarının eserleri küçük gruplar içinde incelemeleri ve karşılaştırmalı hedeflenmiş.

 

 

Sergideki eserlerdeki pencerenin yeri ve süzülen ışığın benzerliğinden daha ufak detaylara kadar pek çok ortak noktası bulunan tablolar sanatseverlerin tekrar bir adada göremeyecekleri seçkiden oluşuyor. Dünya devi Johannes Vermeer ve dönemin ressamlarına adanmış sergi sayesinde eserleri tanınan bir ressamın kişiliği ile unutulmuş ressamların isimlerini gündeme getirecek.

 

 

17. yüzyıl Avrupa’sının günlük hayatının da görüleceği sergi, aynı zamanda belgesel niteliği de taşıyor. Tablolardaki odaların duvarlarındaki eserler ise her ressamın kendi eserlerini resmederek, bir şekilde reklamlarını yaptıkları “billboard” olarak çalışmalarının daha çok kişi tarafından görülmesini sağlıyor. Louvre Müzesi dünyanın en çok ziyaret edilen müzesindeki gerçekleşecek önemli sergi için mutlaka biletlerin önden alınması tavsiye ediyor.

 

 

E-Bülten Üyeliği
OGGUSTO.COM'un özenle seçilmiş gustolu içeriğini haftalık olarak takip etmek için e-bültenimize üye olun.