İtalya’nın Yükselen Yıldızı: Puglia

Ferzan Özpetek’in filmlerinin çekildiği, kitaplarına konu edildiği gizli cennet olarak hayatımıza giren İtalya’nın Güney’indeki Puglia seyahat rotalarının yükselen yeni yıldızı.  Bird of Paradise’ın kurucusu ve Türkiye’nin ilk ve tek “Personal Concierge”i Deniz Yıldız Edin Puglia'nın tüm merak edilenlerini OGGUSTO için yazdı... “Puglia’yı hissebilmek için, bir çılgınlık yapın ve birbirine en fazla bir saatlik mesafelerdeki yerleşim merkezlerinde birer gece geçirerek tatilinizi planlayın… Sabah ve akşamüstülerini gittiğiniz bölgeyi keşfe, öğleden sonralarını da plaj ve deniz keyfine ayırın… Haziran ve Eylül, sıcaklık ve kalabalık gözönüne alındığında, popüler tatil bölgelerinin en güzel ayları olarak bilinir… Puglia için de “Temmuz ve Ağustos İtalyanların tatilidir, çok kalabalıktır, gitmeyin” uyarısını alabilirsiniz… Otel, restoranlar ve beach club rezervasyonunuzu önceden yaptığınız takdirde, her yeri dolu dolu, renkli yaşayabilirsiniz, dert etmeyin!

Konaklayın

Palazzo Bregande: 1860 yılında inşa edilmiş Palazzo Bregande’yi  tercih edebilirsiniz… Sokak üzerinde küçük bir kapıdan içeri giriyorsunuz; kendinizi bina içinde bir avluda buluyorsunuz. Odalar, geniş taş merdivenlerle çıkılan ikinci katta. Tavan yüksekliği 6-7 metre olan tarihi ev, geleneksel dokusu korunarak dekore edilmiş. Odanızın beş metre yüksekliğindeki erik yeşili ahşap panjurları ve el işi güneşlikleri ile kütüklerle kapatılmış tavanları arasında kendinizi minicik hissettedeceksiniz. “Apulian” Kahvaltı ikram edilen ana salonu eklektik detaylara bürülü.

 

puglia-palazzo-bregande

 

Albergo Sextantio Le Grotte Della Civita

18 adet “Sassi” adlı mağara evlerin her biri odaya dönüştürülmüş. Son on yıldır İtalya’da “Diffused Tourism” yaygınlaşmış. Diffused Tourism, özel alanların teritoryal kimliği korunurken, mimari yapıda tarihçeyi yansıtan yerel malzemeler kullanarak bu alanları turizme kazandırma olarak tanımlanıyor. Konseptin öncüsü arasında yer alan otele sade, ufacık bir ferforje kapıdan giriyorsunuz. Resepsiyon kısmı eskiden domuzlar için ayrılmışken, ana restoranı kaya kilise olarak kullanılıyormuş. Ulusal Arkeolojik Park’a bakan yamaçta oluşturulan otelin dekorasyonunda, mağaraların etkisini göstermek adına gizli aydınlatmalar, doğasına saygı çerçevesinde geri dönüşebilir kağıt gibi malzemeler ve dokusuna zarar vermemek için yalın mobilyalar kullanılmış…

 

puglia-albergo-sextantio-le-grotte-della-civita

 

Le Alcove:  Bölgenin sembolü olan “Trulli” evlerden sekizi restore edilerek otel olarak hizmete açılmış. Şehrin tam ortasında yer alan otelden, birkaç adımda eski ve yeni bölgeye ulaşabilirsiniz.

 

puglia-le-alcove

 

Borgo Egnazia:  Tek kelimeyle büyüleyici… Endülüs – Arap mimari detaylarını hissettiğiniz, Puglia köylerini anımsatan yaygın yerleşimi ve krem renginin hakim olduğu dekorasyonu ve begonviller içinde kaybolmuşluğu ile sizi kendine aşık edecek… Ana bina, küçük binalar ve villalardan oluşan tatil beldesinin içine girdiğinizde, Justin Timberlake’in ve birçok kişinin neden burda evlendiğini anlayacaksınız. Geniş ve uzun terastaki siyah kuyruklu piyano dikkatinizi çekecek. Mağazasına uğramayı unutmayın, çok şık.

 

puglia-borgo-egnazia

 

Torre del Parco: 1419’da yapılmış olan ve etrafında 40 hektarlık bir parkı olan kale, Lecce’nin ortaçağ ve Rönasans sembolleri arasında yer alıyor. Şehri koruyan surların yanında, 30 metrelik kulesi, Princes’s Palace, avlusu ve State’s Mint kalıntıları üstünde hizmet veren otel, manastır olarak kullanılan kısmına inşa edilmiş. Ortaçağ döneminden esinlenen ve antikalarla zenginleştirilmiş dekoru içinde kendinizi şövalye gibi hissedeceksiniz… Avlusundaki dev palmiye ve çam ağaçları arasında sunulan zengin kahvaltı ise nefesinizi kesecek.

 

puglia-torre-del-parco

 

Masseria’lar: Yabancılara karşı duvarlarla çevrilmiş çiftlik evleri… Birçoğunda hala zeytinyağı, şarap ve tarım ürünlerin üretimi devam ediyor. Yüksek sezonda en az 3 veya 7 gün konaklama şartı isteyebiliyorlar. Seyahatiniz boyunca tek bir yerde kalmak istemiyorsanız, Masseriaları sadece ziyaret edebilir, yemek yiyebilirsiniz. Masseria Cimino,  Masseria Cervaloro ve Masseria Torre Coccaro  özenilmişler arasında yer alıyor.

 

puglia-masseria

 

Tadın

Puglia’daki tüm lokantalar kendi gibi kalmış, hiçbir zorlama yapmadan, ya “tarladan sofraya” ya da “denizden sofraya” tazeliği ve basitliğinde size lezzet şöleni sunuyorlar… Çalışanlar yıllardır aynı yerde hizmet verdikleri aile işletmelerinde ailenden biri gibi olmuşlar… Kendilerine o kadar güveniyorlar ki; açık mutfağa çok rastlanıyor. Yemek yapmak ve sunmanın onlar için bir mutluluk kaynağı olduğunu hemen anlayabiliyorsunuz. Gittiğiniz lokantalarda farklı yemekler sipariş vererek tadabildiğiniz kadar yerel lezzet deneyin. Ev yapımı makarnalar ve foccacio ekmeği, kuzu-tavşan etleri ve tabii ki deniz mahsülleri (deniz kestanesi ve istiridye meraklısıysanız, doğru bölgedesiniz) … Ekmek sepeti ile birlikte sunulan Tarallini olarak adlandırılan küçük krikkırak halkaları yemek öncesi çerez gibi yeniyor, dikkat! Da Tuccino  şık bir deniz ürünleri restoranı. Balık ve diğer ürünlerini bir sanat gibi işliyorlar. Mutfak kısmında sürekli suyu değişen, balıkçılarda gördüğünüz, deniz ürünlerini canlı tutan beton havuzları var.

 

puglia-da-tuccino

 

Soul Kitchen adını aynı adlı filmden alıyor… “İyi yemek yemeği seçiyor olman, ruhuna da iyi baktığını gösterir” anlayışı ile işletilen mekanda, şef Domenico Marroccoli’nin önerilerini deneyin. Özellikle üç sıcak ve üç soğuk başlangıç tabağını isteyin. Soğan kabuklarını çıtır cips gibi hazırlıyorlar. Kadayıf içinde ricotta peynirini denemelisiniz. Yemek sonrası sokaklarda dolaşırken, “Labaratorio di Gelateria Antigianale i Vizi Degli Angeli”den incirli (Cremolata di Fico) dondurmayı mutlaka deneyin. Az tatlı, incirin çekirdeklerini hissettiğiniz, serinletici bir lezzet…

 

puglia-soul-kitchen

 

La Cantina 

1958’dan bugüne hizmet veriyor. 25-30 kişilik bir mekan. Birbirinden lezzetli tüm yemekler hemen yanınızda 10-12 metrekarelik bir açık mutfakta şef Francesco Lippolis’in (12 yıldır!) maharetiyle hazırlanıyor. Menünün giriş sayfasında mutfaktaki ve servisteki üçer kişinin isimlerinin yazması, başarısının sırrını ortaya koyuyor… Tatlılar arasında yer alan “Sfogliatine con Crema” yerel lezzet örneği olarak denenebilir.

 

puglia-la-cantina

 

U Curdunnu Margherita ve Peppino adlı karı-koca işletiyor. Lokantanın maskotu torunları ise yanlarında oyun oynuyor… Kuytu bir sokağın sonuna serpiştirilmiş masaları ve kapalı kısmından oluşuyor. Harika bir lokanta. Menünün başında “Geleneksel mutfağımızı, zamansız bir atmosferde ve anneannelerimizin elinden çıkmışcasına aynı lezzetiyle sunuyoruz. Tüm ürünler günlük olarak çiftçilerimiz, peynir üreticilerimiz ve kasaplarımızdan tarafımızca 0 kilometrede seçiliyor ve şefimizce sipariş aldıkça, taze hazırlanıyor” yazıyor. Domates soslu ve cacioricotta peynirli “Strascinate” tam buğday makarnasını deneyebilirsiniz.

 

puglia-u-curdunnu

 

Masseria il Frantoiodaki akşam yemeği müthiş bir anı olacak. Önceden rezervasyon yapıyorsunuz, sizi 20:00’de bekliyorlar. Daha erken giderek bahçesinde bir içki saati yapabilirsiniz. 20:00’de size çiftlik evini ve bölümlerini gezdiriyorlar, zeytinyağı üretimhanesini, kilisesini ve bahçesini tarihçesiyle anlatıyorlar. Ardından, farklı yemek bölümlerinden birine alınıyorsunuz. Önceden belirli bir 8 course menü-şarap eşleşmesi sunuluyor. Odada zaman durmuş gibi, dekorasyonda yağ lambaları, oraklar, baltalar, bakır tencereler kullanılmış. Taş plağın ön ve arka yüzünü kendiniz değiştirebiliyorsunuz, nostaljik olduğu kadar oldukça romantik ortam oluşuyor…

 

puglia-masseria-il-frantoio

 

Le Zie - Trattoria Cucina Casereccia’da ise 1966’dan bu yana 50 yıldır hizmet veriyor. Tüm duvarlar müşterileriyle çekilmiş fotoğraflara dolu… Pirinç-patates ve midye ile yapılan başlangıç oldukça enteresan. Müdavimleri arasında Ferzan Özpetek var. Yemekten sonra “Maestri Gelatai Salentini Crem”’de çiğ yumurta ile yapılan “Crema All’uovo” dondurma deneyin. Hafif limonlu krem karamel lezzetinde.

 

le-zie

 

Trattoria La Puritate Çok iddialı ve şık deniz ürünleri Michelin Guide restoranı. Gallipoli kendi adını taşıdığı “pembe karidesi” ile de ünlü… Çok lezzetli bir zeytinyağı-maydanoz sos ile çevrilmiş, ardından bolca kaya tuzu ile servis edilen karides çok lezzetli. Eğer “Wild Oyster” ilgi alanınızdaysa, burada deneyebilirsiniz. Ayrıca fırında pişirdikleri “pane kalamarı” mutlaka yemelisiniz. Kahve ile birlikte sunulan yöresel tat ise müthiş: İçinde parça bitter çikolata ve bütün badem olan beyaz çikolata topları.

 

puglia-trattoria-la-puritate

 

İçin

Puglia’nin kendi topraklarında yetişen Primitivo ve yine bu bölgeye ait Negroamaro kırmızı üzümlerinden yapılan şarapları tercih edebilirsiniz.

 

puglia-primitivo

 

Gezin

Matera: Dışardan bakınca gri-sarı kibrit kutularını andırıyor… İçerisinde ise, çıkmak istemeyeceğiniz güzellikleri barındırıyor… İtalya’nın tamamen terk edilmiş 15,000 ve yarı terkedilmiş 2,000 köyünden bir tanesi iken, yeniden el alınmış ve topluma kazandırılmış. 1950’lere kadar birçok çiftçi aile “Sassi” adlı yaşam alanlarında aileleri ve hayvanları ile aynı mağara-evlerde yaşıyormuş. “Sassi” mağaraları, köylüler için sağlıklı bir ortam yaratmadığı için dönüştürülerek ev, kilise ve saray haline getirilmiş. 1993’de “UNESCO Dünya Mirası” sit alanları arasına girmiş. Taş devrinden bugüne bir tarihçeyi içinde barındırıyor. Şehrin tarihini “Casa Noha”da gösterilen 20 dakikalık filmi izleyerek ve “La Casa Grotta di Matera”deki temsili “Sassi” yi ziyaret ederek yaşayabilirsiniz. Duomo Abbigliamento’nun olduğu kısım meydanı, ara sokakları ve mağazaları ile oldukça hareketli. Gündüz kutu kutu olan evcikler, gece ışıl ışıl parlayarak gökzüyündeki yıldızlarla yarışan bir görüntü sergiliyorlar.

 

puglia-matera

 

Polignano Mare: Adriyatik kıyısında, dik kayalıklar üzerine kurulu bu küçük yerleşkenin manzarası olağanüstü. Kıyı boyunca kayalıklar içinde gizli mağaralara denizden ulaşabilirsiniz. Sembolü olan at nalı şeklindeki bölüm, gece ve gündüz ayrı güzel; iki zaman diliminde de ziyaret edin.

 

puglia-polignano-mare

 

Alberobello: 1996’da “Unesco Dünya Mirası” olarak koruma altına alınmış yerleşim alanlarına “Trulli”, evlere de ”Trullo” deniyor. Genellikle kare şeklinde ve kolonsuz inşa edilen Turolloların, yerel bembeyaz boyalı kireçtaşından duvarları ve kubbe şeklindeki gri çatıları var. Sovrano, 18. yüzyılda yapılmış ve bölgedeki iki katlı tek Trulli. Yıllar içinde bahçe, mabet, manav, manastır ve ev olarak farklı şekillerde kullanılmış. 1996’da Unesco Dünya Mirası listesine dahil olmuş. İçi gezilebiliyor, dönemin alışkanlık ve ev düzenini görmek için mutlaka ziyaret edin. Çıkıştaki kitap bölümü çok zengin. Eski bölgede sokak aralarını gezerken, kapılarına dikkat edin. Herbiri ayrı tığ işi ve boncuklardan oluşan perdelere sahip.

 

puglia-alberobello

 

Locorotondo: Latince’de “Lotus Roundus”, yuvarlak yer demekmiş. Bir tepe üstünde, duvarla çevrili bir daire içine kurulmuş ve bugünkü şeklini almış. “Borgi piu belli d’Italia” olarak tanımlanan, İtalya’nın en güzel yerleşim merkezleri arasında yer alıyor. Sokaklarında tekrar tekrar dolaşmaktan sıkılmayacağınız, Barok kirişler ve mimari detaylar ile dolu bir yerleşim merkezi.

 

puglia-locorotondo

 

Ostuni: İlk ismi Yunanca’da “Astu-neon” (yeni şehir) iken şimdi “Beyaz şehir” olarak da tanımlanıyor. Akdeniz mimarisinde, bir tepe üstünde kurulmuş. Daracık sokakları, yay şeklindeki kirişleri, kuytu köşeleri, merdivenleri ile birlikte meydanları ile çok etkileyici. Gece müziğin geldiği yöne doğru giderseniz, kendinizi dış kısmı uzun basamaklardan, iç kısmı ise mağaradan oluşan Riccardo Cafe’de bulacaksınız…

 

puglia-ostuni

 

Lecce: Barok mimarisi nedeniyle “Güneyin Floransası” olarak tanınıyor. Üç büyük giriş kapısı olan tarihi şehrin sokaklarında dolaşırken tam ortasında karşınıza Romalılar döneminden kalma tiyatro ve ikinci yüzyılda yapılmış, Sant’Oronzo Meydanı’na yakın, üstüne çok başka eserler inşa edildiği için yarısı toprak altında kalmış 25,000 kişi kapasiteli amfitiyatro çıkıyor. Sokak ve meydanlara, tarihin önde giden isimlerinin adları verilmiş.

 

puglia-lecce

 

Gallipoli: Yeni şehri, eski şehre bağlayan köprüden yaya olarak geçerken, aslında bir yardımadaya adım atıyorsunuz. (Yaya geçme nedeniniz, tarihi bölgede yalnız kendi sakinlerine kartlı otopark imkanı sağlamaları. Turist ve yabancılar, köprüyü geçmeden önceki bölgeler araçlarını park edebiliyorlar) Etrafı, zamanında saldırılara karşı korunmak için yapılmış duvarlar ve kuleler ile çevrili. Gallipoli “Bella Citta” “Güzel Şehir” olarak adlandırılmayı gerçekten hak ediyor. Olağanüstü bir gün batımı izlemek istiyorsanız: Cafe Del Mare’de yerinizi vakitlice alın. Yemekten sonra sokakları dolaşırken sakinlerine rastlayacaksınız. Kendileri eski Ege yerleşim merkezlerinde olduğu gibi, mizampli saçları ve akşam şıklığı içinde ev kapılarının önlerine çıkardıkları sandalyelerde sohbet ederken, siz de katılmak isteyeceksiniz…

 

puglia-gallipoli

 

Yapın

-Birbirinden farklı yerleşim merkezlerini gezerken, sokaklarda kaybolun! Amaçsızca dolaşarak bölge halkının günlük hayat detaylarını yakalamaya çalışın… Dolaşırken, yukarılara da çok bakın. Hayat sanki üst katlarda devam ediyor. Balkonlardaki demir korkuluk işçiliği ve ev sahiplerinin gönüllerine göre serpiştirilmiş saksıları sizi şaşırtacak. Akıllarına gelen her yerde bir saksı, çiçek olması hayatla pozitif ilişkilerini yansıtıyor. Bu enerji her anınıza yansıyacak. Saksıların korumasızca yerleştirilmiş olması “Hiç mi düşmüyorlar, düşmeden nasıl duruyorlar?” sorusunu aklınıza getirecek…

 

puglia-sokaklar

 

-Porto Cesareo’daki billur denize girdikten sonra, Gallipoli’de Cafe Del Mare’de gün batımını izlemeden dönmeyin.

 

puglia-porto-cesereo

 

-Polignano a Mare’nin içindeki Piazza Giuseppe Garibaldi meydanında uzunca oturarak, günlük hayatı gözlemleyin. -Plajlarda sıkça rastlanan seyyar satıcılardan bir bluz, havlu, peştamal, pareo veya elbise bakın… Pazarlığı unutmayın…

 

puglia-plaj-alisverisi

 

-Ostuni civarındaki Coccoro, White ve Cala Masciola Beach Clublar ve Gallipoli’deki Togo Bey ve Lido Beach Club’larda şezlong ve şemsiyeden faydalanmak için bir hafta öncesinden rezervasyon yapmanızda fayda var. Herbirinin plaj uygulaması farklı. Örneğin, White’ta isterseniz plaja dışardan şemsiye-şezlong getirebiliyorsunuz, Togo Bay’de böyle bir imkan yok. Diğer taraftan White’ın bir restoranı varken, Togo Bay’de ayakta sıra beklediğiniz bir büfeden salata, sandöviç gibi yemekler alabiliyorsunuz.

 

puglia-ostuni-white-beach

 

-Olabildiğince küçük araba kiralayın, sokaklar çok dar ve park sorunu var. Küçük bir uyarı: Arabanızı kiralarken, tüm kapılarının anahtarla açılıp açılmadığını kontrol edin. -Gezebildiğiniz kadar Masseria gezin. Herbiri ayrı özenle tasarlanmış ve yönetiliyorlar. -Şemsiye ve sandalyelerinizi alarak veya hemen yerinde kiralayarak halk plajının keyfini çıkarın. Rengarenklilik ve yalınlık hoşunuza gidecek.

 

puglia-halk-plaji

 

-Bir yemeğinizde şarküteriye yer verin. Örneğin, Alberabello’daki “Antica Salumeria del Corso” 1900’den bugüne işletiliyor. Soğuk sandöviçlerinizi hazırlatabilir, şarküteri ürünlerinizi seçebilir ve şarabınızı da alarak iç bölümdeki masalarda yiyebilirsiniz.

 

puglia-albarebello

 

-Doğa harikalarına meraklıysanız, yerin 70 metre altında ve 3 km uzunluğundaki mağara Grotte di Castellana iki saatlik bir tur ile gezilebiliyor. Grotta Bianca bölümü dünyanın en aydınlık mağarası. Yalnız, İngilizce rehberli turlar 11:00 ve 16:00’da; programınızda biletleri önceden almak isteyebilirsiniz. Temmuz ve Ağustos aylarında gece düzenlenen “Speleonight” turları da çok öneriliyor.

 

puglia-grave-cave

 

Alışveriş Yapın

Matera: BG Arte adlı mağazada, tüm Puglia seyahatiniz boyunca binalarda göreceğiniz aydınlatma ve havalandırma borularının kapakları, farklı geometrik desenleri ile satışa sunulmuş. Kendi seçkinizi hazırlayarak, evinizdeki bir duvarınızı süsleyebilirsiniz. Civiconove Multipazio birbirinden şık seramik, el işi, cam gibi tasarım ürünleri ve resim barındırıyor.

 

puglia-matera

 

Grottaglie: Seyahatiniz boyunca tabak takımlarının altlarını kaldırarak markalarına bakma ihtiyacı hissedeceksiniz, hepsi o kadar güzeller ki! Ortaçağ’dan bugüne, tüm İtalyan seramiklerinin merkezi ise Grottaglia! Ufacık bir meydanı var. Enza Fasano’nun inanılmaz büyüklükteki, iki katlı, teraslı ve farklı mağara-odalardan oluşan mağazasına rahat iki saat ayırın. Renkler, formlar ve desenler arasında, kendinizi bir sanat galerisinde hissedeceksiniz. Francesco Fasano’nun ise elleriyle dantel gibi işlediği lambaları ve tabakları çok çok özel… Nicole Fasano da ziyaret edilmesi gereken başka bir tasarımcı.

 

puglia-grottaglie

 

Gallipoli: Tasarım keten ve pamuklu şık elbiseler, kaftanlar ve çantalar arayışındaysanız, Tulsi Shop size göre.

 

puglia-gallipoli

 

Pumi: Kozalak. Açmaya hazır bir gül tomurcugunu temsil ediyor. Kışın bitişini, baharın gelişini ve yeni bir hayatın başlangıcını sembolize ediyor. Eski zamanlarda, pumolar asillerin saraylarının balkonlarına yerleştirilirmiş. Yukarı bakan taç yapraklar bir ev için ilahi hediyelerin, şansın, bolluğun, verimliliğin ve üretkenliğin temsilcisi. Farklı boy ve renklerde seramik Pumo veya Pumiyi evinize veya işyerinize alabilir, hediye olarak sunabilirsiniz.

 

puglia-pumi

E-Bülten Üyeliği
OGGUSTO.COM'un özenle seçilmiş gustolu içeriğini haftalık olarak takip etmek için e-bültenimize üye olun.
İlginizi Çekebilecek Konular