• Arama

Karaköy'ün Gastronomi Tarihi

Kale Grubu’nun; sanattan tasarıma, gastronomiden mimariye, müzikten kitaba kadar farklı entelektüel derinliğe ve birikime sahip fikirleri bir araya getiren yeni merkezi KTSM, hazırlanan farklı projelerle insanın ruhunu doyurmayı amaçlıyor. Kale Grubu’nun ilk genel merkez binasının dönüştürülmesi ile ortaya çıkan KTSM’nin Karaköy’de olmasından yola çıkarak; semtin görkemli tarihi yapıları kadar kıymetli ve özel olan lezzet hafızasında bir yolculuğa çıktık. Geçmişten bugüne, unutulan lezzetlerden bugünün havalı lokantalarına Karaköy’ün gastronomi tarihini keşfedin.

İstanbul’un geçmişten bugüne taşıdığı tarihi zenginliği sıklıkla kelimelere döküyoruz ama günlük koşturmaların arasında çoğunlukla kafamızı kaldırıp bakmaya ve sunduğu tüm güzelliklerle yaşamaya özen gösteremiyoruz ne yazık ki. Geçirdiğimiz zorlu pandemi döneminin bize öğrettiği öncelikli derslerden biri de daha çok zamanımız olduğuna fazla güvenmemek ve tadını çıkarmamız gerekenleri ihmal etmemek değil mi? Karaköy’ün tarihi meydanında durup köprüye bağlanan geniş caddelerini, Nordstern Han ve Karaköy Palas’ın görkemini, tramvay hattının ve 150 yıllık tünelin telaşını, bugünün tabelaları ve keşmekeşi arasında kaybolsa da Bedri Rahmi Eyüboğlu imzalı Tatlıcılar Rölyefi’ni, Murat Muhallebicisi’nin hemen üzerindeki Kağnı Mozaik Panosu’nu sadece görüp hatırlamak bile semtin taşıdığı kıymetli yükü hissetmek için yeterli.

Fransız Geçidi’ne doğru uzanan yol boyunca dizili dükkanların, esnafın telaşı arasında hareketlenen semt, İstanbul’un lezzet hafızasında da oldukça önemli bir yere sahip. Geçtiğimiz 10 yıl boyunca hızla canlanıp zaman zaman ülkenin yaşadığı çalkantılarla durulan sokakları, yeni trend kafelerden havalı yeni nesil lokantalara pek çok mekâna ev sahipliği yapmayı sürdürüyor. Tarihi binaları ve sokakları, bölgenin geçmişten bugüne ev sahipliği yaptığı lezzet duraklardan ayrı düşünmek elbette imkansız. Bugün ayakta kalanları keşfetmek kadar tarihin sayfalarında hatırı sayılır yer edinenleri anmak ve bilmek de keyif veriyor.  

Baylan Pastanesi’nin Karaköy Günleri

Baylan Pastanesi’nin o güne kadar hiçbir başka örneği olmayan uzun ve yüksek bir barla açtığı Karaköy şubesi; semtin lezzet tarihinin en önemli hatıralarından. Kahvelerin ve pastanelerin tarihi, bu adreslere girip çıkan ünlü yazar ve ressamlarla birlikte şehrin sanat tarihine de kuvvetli bir bakış anlamına geliyor. Sait Faik Abasıyanık’tan Atilla İlhan’a birçok değerli ismin vazgeçilmezi Baylan, açıldığı günden bu yana varlığını sürdüren en eski pastanelerimizden. 1923’te ilk kez Beyoğlu’nda L’Orient kelimesinin okunuşu Loryan adıyla açılan daha sonra Baylan adını alarak büyüyen pastane, Arnavut göçmeni Lenas ailesi tarafından kurulmuş. Kurucu Philippe Lenas, zamanla işini Viyana’da pastacılık eğitimi alan oğlu Harry Lenas’a emanet etmiş. Türkiye’nin ilk eğitimli pastacılarından Harry Lenas, sunduğu farklı ve Avrupai lezzetlerle pastanenin müdavimlerini yaratmakta gecikmemiş. Baylan denilince akla ilk gelen tatlı bal-bademli ve krem şantili dondurma Kup Griye. O dönem Karaköy’deki tatlı barında bankoya dayanıp yenilebilen modern tatlılar arasında hızla popülerlik kazanan Kup Griye, bugün Bebek ve Kadıköy şubelerinde hala İstanbul’un en değerli tatlıları arasındaki varlığını sürdürüyor.

Liman Lokantası ve Karaköy’ün Demirbaşları

Karaköy Limanı’nı bir zamanların en havalı restoranı Liman Lokantası’yla birlikte anmak gerek. Rıhtımdaki şık yolcu salonundan restorana dönüşen Liman, 1940’larda beyaz örtülü masaları, çinili tavanlarından ahşap zemine zarif bir restoran olarak kapılarını açtığında, Haliç’i karşı yakaya kadar izleyebildiğiniz manzarasıyla Karaköy, Galata, Bankalar Caddesi ve Perşembe Pazarı’nın çalışanları arasında çok popülerdi. Liman kıyısında sıralanan irili ufaklı mekanlar arasında 1940’lardan bu yana yerini ve başarısını hala koruyan Karaköy Güllüoğlu ise bugün de yerli yerinde. Biraz ilerisindeki imalathanesinden gelen fıstıklı, cevizli taze baklava, şöbiyet ve sütlü nuriyeyi içerideki yüksek masalarda ya da dışına atılan masalarda çayla birlikte tadabiliyorsunuz. Antepli Güllüoğu ailesinin geleneklere bağlı kalarak bugüne getirdiği mekan, sabahın ilk ışıklarıyla birlikte açılıyor. Aç karnına baklava yemek de sayelerinde Karaköy ritüelleri arasındaki yerini yıllardır koruyor. Hemen yanındaki Namlı Gurme market memleketin dört bir yanından getirilen malzeme zenginliği, yöresel peynirler ve şarküterisiyle hem alışveriş hem kahvaltı için tercih edilen bir başka önemli nokta.

Karaköy Lokantası

Sokağın devamında duvarlarındaki çiniler, beyaz örtülü masalarıyla canlı bir tarihten farksız Karaköy Lokantası var. Semtin ayakta kalan bu önemli lokantası, liman döneminden bu yana öğle yemeklerinin vazgeçilmezi. Osmanlı mutfağından hünkar beğendi bile bulabileceğiniz öğle saatleri, akşamları yerini meyhane konseptine bırakıyor. Tadına hayran bırakan ahtapot ve ciğer tabakları, enginar, bir de mis gibi ev yapımı yoğurtları üzerine güzel bir sütlaçla keyfiniz tamamlanıyor. Yemekleri kadar atmosferiyle de İstanbul’u yaşatan Karaköy Lokantası her seferinde iyi ki var, iyi ki dimdik ayakta dedirtiyor.

Bankalar Caddesi ve Neolokal

İstanbul’un tartışmasız en karizmatik ve estetik caddelerinden Bankalar Caddesi, adı üzerinde Osmanlı İmparatorluğu’nun ilk bankalarının sokağı. Buradaki yapılar zamanla otellere ve sanat galerilerine dönüşmeye başlarken ara sokaklarında yeni kafeler de açıldı. Sümerbank Binası, Minerva Han gibi binaların sıralandığı caddenin en önemli yapısı Osmanlı Bankası, bugün Salt Galata olarak müzeye, sanat galerilerine ve etkinliklere ev sahipliği yapıyor. Mimar Alexandre Vallaury’nin 1892’de yaptığı bina Beyoğlu’na ve Haliç’e bakan iki ayrı cephesiyle büyüleyici. Panel ve sergi salonları ve müzenin yanı sıra Robinson Crusoe 389 Kitabevi’ne ev sahipliği yapan binanın giriş katında geniş mutfak barındaki hareketiyle İstanbul’un en önemli yeni nesil fine dining restoranı Neolokal yer alıyor. Dünyada müze restoranlarının geldiği noktayı yakalayan ünlü şef Maksut Aşkar; lokal, doğal ve sürdürülebilir mutfağı üst sınıf servisle birleştiriyor. Aşkar’ın lokal ve taze malzemeye, Anadolu mutfağının inceliklerine olan ilgisi, şahane teknikler ve modern sunumlarla birleşince ortaya çıkan mevsimlik menülerin her biri akılda yer ediyor. Şefin ‘Neo Lokal’ olarak tanımladığı mutfağında Anadolu ya da Türk kelimelerini kullanmak ve belirli sınırları ifade etmek istemiyor, sadece lokale odaklanıyor. Tarihi yarımada manzarasıyla birleşen terasında keyifli tadımlarla Neolokal, bugün İstanbul’daki fine dining restoran eksikliğinde büyük bir boşluğu dolduruyor.

Maksut Aşkar’ın şarap uzmanı ortağı Levon Bağış’la açtığı Foxy Karaköy ise semtin en yeni heyecanı. Şarap ve meze barı konseptinde açılan Foxy, samimi bir mahalle mekanı. Akşamüstünü geceye bağlayan saatler boyunca bir şeyler içmek, yanında özenle hazırlanmış özgün mezelerden, atıştırmalıklardan tatmak, natürel şarap seçkisini keşfetmek, öğrenmek isteyenler için şahane bir alternatif.

Kamondo Ailesi ve Mahkeme Lokantası

Salt Galata’nın karşı tarafındaki Kamondo Merdivenleri bir başka önemli Karaköy simgesi. 13. yüzyılın varlıklı Sefarad Yahudilerinden Kamondo’lar vaktiyle üst sokaktaki evlerinden banka binasına inmek için bu merdivenleri yaptırmış. Karaköy'de Bankalar Caddesi’nin alt tarafında Perşembe Pazarı’nın kurulduğu ara sokaklardan birinde konumlanan Mahkeme Lokantası’da aslında Kamondo ailesinin. İsmini karşısındaki 1314 yapımı Ceneviz Mahkemesi’nden alıyor. Uzun yıllar iş hanı olarak kullanılan tarihi yapı; 1845 yılına ait, ilk adı ise Saatçi Han. Hem giriş kapısında, hem de üst kata çıkan duvarlardan birinde eski harflerle Saatçi Han yazdığını görmek mümkün. İşletmenin bugünkü sahibi Selim Akgül, eskiden iş yeri olarak kullandığı alanı, Karaköy’ün yaşadığı gelişmeyle birlikte bir restorana dönüştürmeye karar vermiş. 2017’de açıldıklarından bu yana öğlenleri Türk yemekleri sunan bir esnaf lokantası olarak çalışıyorlar. Akşamüstü 16:00-18:00 arası hazırlıklar yapılıyor ve 18:00’de meyhane olarak tekrar kapılar açılıyor. Mahkeme Lokantası’nı eşsiz kılan itinayla; işin gerçek erbablarına yaptırılan titiz renovasyon. Tarihi doku zedelenmeden eski tuğla duvarlarını, yüksek tavanı ortaya çıkarmışlar. Sade bir tasarıma giderek de bunu tamamlamışlar. Yazın açılan akordiyon kapılarla sokağa hakim şahane bir atmosfer oluşuyor. Üst katta yedi ayrı büyüklükte özel odalar var. Odaları özel etkinlikler için kapayabiliyorsunuz. Yemeklerin lezzeti ve itinalı servisleriyle de mutlu ediyorlar.

Mürver Restoran

Semtin bir başka özel şef restoranı Karaköy Novotel’in terasında açılan Mürver Restoran. Mehmet Gürs’ün kurucu ortağı olduğu Mürver’in mutfağının başında başarılı ve tecrübeli şef Yılmaz Öztürk var. Menü az ama öz. Mutfakta kullanılan malzemeler Anadolu’nun farklı bölgelerinden özenle seçiliyor. Sürekli odun ateşiyle yanan açık ızgara ve odun fırında pişen yemekler Mürver’in imzası.

Duble Meze Bar

Bir dönemin en popüler Karaköy restoranı Mimarlar Odası’nın en süt katındaki Ferah Feza’ydı. Şimdi yerinde Emre Çapa’nın sevilen konsepti Duble Meze Bar konumlanıyor. Duble Meze, yıllardır kullandığı yerel malzemeler ve devamlı yenilenen yaratıcı mezelerle bu alanda yakaladığı başarıyı hak eden bir adres. Pera’dan alıştığımız üzerinde meze döndürülebilen masalar Karaköy’de de var ama bunun dışında tasarım hemen hemen eskisi gibi. Yemeklere 90’lar ağırlıklı pop şarkılar eşlik ediyor. Menüde yeşil elmalı hellim ve acı biber reçelli tulum, sahanda yaban mantarı, nohut salatası, keşkekli büryan gibi farklı lezzetleri bulmak mümkün.

Yeni Nesi Meyhane: Mükellef

Ünlü şef Arda Türkmen’in, Mükellef’i bulunduğu konumun avantajıyla ön cephesinden Boğaziçi ve tarihi yarımadayı, arka cephesinden ise Galata Kulesi’ni gören ayrıcalıklı bir Karaköy meyhanesi. Sadece yerel ürünlerden oluşan menüde sıcak soğuk meze çeşitliliği çok fazla. Ara sıcaklar ve ızgaraların tamamı kömür ızgarasında, fındık kabuğu közünde pişiyor.

Karaköy’ün Sevilen Durakları

Mumhane Caddesi boyunca renk renk onlarca kafeyle karşılaşmak mümkün. Karabatak, ilklerden olduğu için anmadan geçmemek gerek. Eski bir torna dükkanından kafeye dönüşen farklı mekanın ferah iç kısmının yanı sıra dışarıya attığı sandalyeler de dolup taşıyor. Kahve en iddialı oldukları alan, tatlı ve sandviçleri de var. Bulundukları köşenin, Karaköy’ün popüler bir buluşma noktası haline geri dönüşünde Karabatak’ın yarattığı enerjinin katkısı büyük.

Bugünün kafeleri arasında sıyrılan bir diğer isim Mum’s. İsveç tarifiyle hazırlanan cinnamon roll, mascarpone peynirli tiramisu, çeşit çeşit cheesecake, sufle ve kruvasanları vitrinde görmek bile keyfinizi yerine getirmeye yetiyor. Kahve yanında brioche ekmeğe French tost, porridge (sıcak yulaf lapası) ya da eggs benedict sipariş edebileceğiniz ender mekanlardan.

Hemen karşısındaki Pap’s İtalian, minik son derece rahat bir konseptte ama dolu dolu İtalyan lezzetleri sunan bir restoran. Gorgonzola’dan Kars gravyerine, proscuitto’dan sopressata’ya geniş bir şarküteri mönüsüne sahip. Pizza salata akşamları için ideal bir menüleri var.

Simitin En Lezzetli Adresi

Karaköy’den bahsederken aklına çıtır çıtır sıcak bir sokak simidi gelmeyen olabilir mi? Karnı zil çalarak Karaköy’e inenleri ya da koşarak vapura yetişenleri fırından taze çıkan simitleriyle doyuran Tarihi Galata Simitçisi bölgenin vazgeçilmezlerinden. Dükkanın önüne sandalyenizi çekerek çay simit keyfi yapmak, hayattan çaldığınıza asla pişman olmayacağınız bir on dakikanıza bakıyor ve inanın fazlasıyla değiyor.

E-Bülten Üyeliği
X
SÖZLEŞME

Bu internet sitesine girilmesi veya mobil uygulamanın kullanılması sitenin ya da sitedeki bilgilerin ve diğer verilerin programların vs. kullanılması sebebiyle, sözleşmenin ihlali, haksız fiil, ya da başkaca sebeplere binaen, doğabilecek doğrudan ya da dolaylı hiçbir zararlardan ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun sorumluluğunun olmadığını, tarafımdan internet sitesinde E-Bültene üye olmak için veya başkaca bir sebeple verdiğim kişisel verileri, özellikle de isim, adres, telefon numarası, e-posta adresi, banka bilgisi, yaş ve cinsiyetle ilgili benzeri bilgileri kendi rızam ile paylaştığımı, ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun nin bu bilgileri kullanmasına muvafakat ettiğimi, bu bilgilerin 3.gerçek ve/veya tüzel kişilerin eline geçmesi ve bu şekilde olumsuz yönde kullanılması halinde ve/veya bu bilgilerin başkaca kişiler ile paylaşılması halinde ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun sorumluluğunun olmadığını gayri kabili rücu, kabul, beyan ve taahhüt ederim.