• Arama

Türk Moda Tasarımcıları: Farnaz Salmani

Cesur, farklı ve riskli tasarımlara imza atan tasarımcı Farnaz Salmani ile markası ve moda dünyası üzerine konuştuk. 

Farnaz Salmani kumaş ve moda tutkusunun peşinden giderek ilk defa 2008 yılında kendi koleksiyonunu tanıttı. 10 yıldan fazla bir süredir bütün tasarımlarında çağdaş kreasyonları ayrıntılara verdiği önemle kucaklıyor. Modern ve zarif tasarımlarında geleneksel detayları kullanmayı seven Salmani, çiçekler, tüyler ve eşsiz kumaşlar tasarım kodlarının başında yer alıyor. Her koleksiyonunda en büyük ilhamını ise modaya ve kaliteye olan tutkusundan alıyor. 2011 yılında İran’da gerçekleşen Uluslararası Fecr Film Festivali’nde en iyi moda tasarımcısı seçildi ve sonrasında İran Senfoni Orkestrası için de tasarım yaptı. Farnaz Salmani 2012 yılında Tahran’da kendi showroom’unu açtıktan sonra 2018 yılında ikinci showroom’unu ise İstanbul’da açtı. Tasarımcı aynı zamanda müşterilerine, kişiye özel tasarım hizmeti de sunuyor. 

Bize biraz kendinizden bahseder misiniz?

Ben Farnaz Salmani, Tahran doğumluyum. Yaklaşık dört seneden beri İstanbul’dayım. Moda tasarımcılığı hikayem Tahran’da başladı ve 13 senedir büyüyerek devam ediyor. Şu an 60 kişilik bir ekiple birlikte başta Tahran, Dubai, Londra, Kanada olmak üzere tüm dünyaya ulaşan gelinlik ve hijab koleksiyonlarıma, İstanbul ayağıyla birlikte Haute Couture ve Ready to Wear koleksiyonlarımı ekledim. Ocak ayında da ilk moda şovumu gerçekleştirdim.

Markanızın kuruluşu hikayenizin hangi noktasına/zamanına denk geliyor?

13 sene önce işletme eğitimimi tamamladıktan sonra hem ticareti hem de modayı bir arada yürütebileceğim bir marka kurmaya karar verdim. Hedefim, asla butik ve lokal kalmak değildi. Üretimden pazarlamaya, kreatif direktörlükten tasarıma kadar hemen her alanda yönetici konumda olacağım, dünyaca ünlü bir markaya sahip olmak istiyordum. Farnaz Salmani markasının merkezini Tahran olarak seçtim ve 2016 yılında İstanbul’a geldim.

Markanızı birkaç kelime ile ifade etmenizi istesek…

Cesur, farklı ve riskli. Benim tasarımlarımı risk almak istemeyen, zamansız giyinmek isteyen kadınların tercih etmesi çok zor.. Her zaman iddiayı seven kadınların markası oldum, öyle de olmaya devam ediyorum.

Tasarım yapmayı başka bir ‘şey’e benzetseydiniz bu ne olurdu?

Moda tasarımcılarının bir bedeni resmettiğini, şekillendirdiğini düşünüyorum. Bu hissiyatla da tasarım yapmayı mimariye benzetebilirim. Yani bir şeyi sıfırdan şekillendirmek, ona bir ruh katmak ve en önemlisi de bir tavra sahip olmasına aracılık etmek tasarımla mimariyi aynı çizgide buluşturuyor. Bir top kumaşı ve bir birinden kopuk materyalleri, bir kadının vücuduna oturan ve insanlarda hayranlık uyandıran bir tasarıma dönüştürmek ile herkesin beğeniyle ziyaret edeceği bir yapıyı hayata geçirmek benzerlik gösteriyor.

Koleksiyon yaratım sürecinde nelerden besleniyorsunuz?

Yola önce hayal gücümle çıkıyorum. Sonra trendlerden faydalanıyorum. Renkleri, farklı materyalleri asla odağımdan çıkarmıyorum. Benim koleksiyonlarımda fiyonklar, özel desenler ve cesur formlar olmazsa olmazdır.

Koleksiyonunuzu oluştururken izlediğiniz kriterler ve bağlı kaldığınız prensipler var mı?

İşçilik benim en çok önem verdiğim şey. Hiç bir tasarımımda kötü işçilik ya da ufak bir hata olamaz. Bunun için işin profesyonelleriyle çalışmak ilk kuralımdır. Sanırım Türkiye’de yaklaşık üç yıl sonra ilk şovumu yapma nedenim de bu. Tam anlamıyla güvendiğim bir ekip kurmam bir hayli zaman aldı ama  bu konuda asla risk alamazdım. Bununla birlikte koleksiyonumun %90’ını tamamlanana kadar atölye ekibim haricinde kimse göremez. Buna kreatif danışmanım da dahil. Ben hayalini kurduğum dünyayı yarattıktan sonra eklenmesini istediğim detayları ekibimle paylaşırım ve finali birlikte yaparız.

Kullanmayı en çok sevdiğiniz malzemeler (kumaş, aksesuar vs) ve renkler neler?

Özel kumaşları çok seviyorum. Son bir kaç koleksiyonumda parlak deriler, ipek satenler, işlemeler ağırlıklı olarak kullandım. FW’20 koleksiyonumda ise ilk defa kendi özel desenimi bir kumaşa bastırdım. Floral desenli renkli kumaşlarım hem elbise de hem de ayakkabı da çok farklı ve iddialı durdu diye düşünüyorum. Aksesuar olarak kemeri tasarımlarıma dahil etmek çok hoşum gidiyor. Düz ve iddiasız olmayan her detayı kullanmak beni heyecanlandırıyor.

‘Trend’ kavramı sizin için ne anlam ifade ediyor?

Bir ürünün, bir rengin ya da bir mekanın; hemen herkes için ‘arzu nesnesi’ haline gelmesi benim için trend demektir. Bunu sadece moda olarak yorumlamıyorum. Görselliği güzel olan, keşfedilmemiş bir şehrin bir sezon içerisinde trend olması da bu şekilde mümkün,  neon sarı renkli her hangi bir şeyi olmak ta aynı şekilde…

Moda endüstrisinin aldığı bu yeni (hızla değişen vitrinler ve stiller) form hakkında ne düşünüyorsunuz? Bu girdaba kapılmalı mı, yoksa çemberin dışında mı kalmalı?

İkisinin de mümkün olmadığını düşünüyorum. Herkesin kendine ait bir moda algısı var böyle olması gerektiğine düşünüyorum. Herkes trend olan her şeyi almalı mı, giymeli mi ? Elbette ki hayır. Ama hızlı moda algısı dediğimiz şeye tamamen kapılmamalıyız. Tercihlerimiz, ilgi alanlarımız kendimizi iyi hissettirecek bir uyum içerisinde olmalı. Kendimize tüketim çılgınlığına kapılmadan, gardrobumuzda yer aldığında iyi hissettirecek anlayışı benimsemek gerektiğini  düşünüyorum.

İdeal bir moda haftası kurgulasanız bu nasıl bir organizasyon olurdu?

Bir tasarımcı olarak fazlasıyla yaratıcı bir bakış açısına sahibim. Öncelikle çok farklı, keşfedilmemiş bir lokasyon seçerdim. Hem ihtişamlı hem de modern koleksiyonlara ev sahipliği yapabilecek coollukta bir mekan olmasına çok önem verirdim. Kesinlikle basit, çabasız ama etkileyici bir atmosfer yaratmaya odaklanırdım.

OGGUSTO okurları markanıza ve koleksiyonlarınıza nereden ulaşabilir?

Teşvikiye’deki showroom’dan randevu alarak ve ya online satış sitemizden ulaşabilirler

E-Bülten Üyeliği
X
SÖZLEŞME

Bu internet sitesine girilmesi veya mobil uygulamanın kullanılması sitenin ya da sitedeki bilgilerin ve diğer verilerin programların vs. kullanılması sebebiyle, sözleşmenin ihlali, haksız fiil, ya da başkaca sebeplere binaen, doğabilecek doğrudan ya da dolaylı hiçbir zararlardan ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun sorumluluğunun olmadığını, tarafımdan internet sitesinde E-Bültene üye olmak için veya başkaca bir sebeple verdiğim kişisel verileri, özellikle de isim, adres, telefon numarası, e-posta adresi, banka bilgisi, yaş ve cinsiyetle ilgili benzeri bilgileri kendi rızam ile paylaştığımı, ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun nin bu bilgileri kullanmasına muvafakat ettiğimi, bu bilgilerin 3.gerçek ve/veya tüzel kişilerin eline geçmesi ve bu şekilde olumsuz yönde kullanılması halinde ve/veya bu bilgilerin başkaca kişiler ile paylaşılması halinde ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun sorumluluğunun olmadığını gayri kabili rücu, kabul, beyan ve taahhüt ederim.