• Arama

Sonbaharda Gidebileceğiniz En Güzel Koylar

Sonbaharda gidilebilecek en güzel koyları usta denizcilerin ağızından öğrenin!

Sanılanın aksine sonbahar mavi yolculuğun tam da zamanıdır. Kavurucu sıcaklar hafif serinliğe, kalabalık denizler de doğanın ıssızlığına bırakır yerini. Gündüz sıcacık denizde yüzdükten sonra akşamüstü serinliğinde üzerine ince bir hırka almanın tadı başka hiçbir şeye benzemez. O halde kendinizi bir kere de sarı sonbaharın serinliğinde maviliklere bırakmaya ne dersiniz? Sonbaların en güzel koylarını OGGUSTO okurları için derledik. Ancak bu kez kendimiz karar vermek yerine denizin ustalarına sorduk sonbaharda en sevdikleri koy neresi diye.

Adalı Yalı – Tuba Noyan/ Naviga Dergisi Genel Yayın Yönetmeni

Ülkemizin en önemli denizcisi ve çevrecisi olan Sadun Boro “Tanrı dünyayı yaratmış, Gökova’yı nakşetmiş, cenneti tasvir için kullarına bahşetmiş,” der turkuaz renge ismini veren Gökova koyları için. Adalı Yalı da o cennetin kapılarını aralayan ilk koydur. Alakışla ve Kisebükü olarak da bilinen bu koy, mavi yolculuk yapanlar için Bodrum’dan sonraki ilk ve son duraktır. Korunaklı, melteme kapalı olması biz tekneciler için güven verir. Masmavi denizi, yemyeşil çam ormanlarıyla bakmaya doyamayacağınız güzelliktedir. Geceleri yıldızları üstünüze yorgan yapar, sabaha karşı  yağan çiyle kekik kokuları içinde uyanır, sabah suyunda oynaşan balıkları seyrdersiniz. Güneş tam tepede yerini almadan karaya çıkıp kuzeye doğru inen yolu takip edebilir, sahildeki kilise, hamam ve sarnıç kalıntılarını gezerken o dönemin insanlarının da yaşamak için burayı tercih etmelerine hak verirsiniz. Çünkü Adalı Yalı’nın sakin, sessiz, ağırbaşlı hali ‘doğal’ hali sizi dinginleştirir, ruhunuza iyi gelir.

Geçen yıl Gökova’da imara açılan koylardan biri Adalı Yalı. Başta yerel çevre örgütleri ve biz denizciler tarafından betonlaşmaması için büyük uğraşlar verilen bu güzeller güzeli cennet kapısında, 2015 yılında aramızdan ayrılan Sadun Boro’nun hatırasına ithafen bir de heykel bulunuyor. Heykelde dalgalar, kuşlar ve hayat döngüsü tasvir edilirken, ormanın yerini betonların almasına hangi kalp dayanacak, onu bilemiyorum.

Cineviz Limanı – Levent Çelmen/Tiyatrocu, Coast Guide Turkey Kurucusu

Sonbaharda en sevdiğim koy Antalya Körfezi'ndeki Cineviz Limanı. Yüksek Antalya dağlarının arasında en korunaklı, en temiz koy olan Cineviz'de güneş erken batıp geç doğar. Ayrıca karşısındaki Olimpos'a bakar. Arkasında da haşmetli Sazak Koyu ile sırt sırta. Dolayısıyla her yanından mükemmel görüntüler sunar. Cineviz Limanı aynı zamanda balıkçı ailelerinin sığınma ve ikmal noktasıdır.

İngiliz Limanı – Yasemin Akyıl/Kaptan, Profesyonel Yelken Yarışçısı

Gökova Körfezi'ndeki İngiliz Limanı (çanak koyu) sesiz ve sakin oluşu ağaçlarla çevrili olması beni hep çok etkiler. Ayrıca İngiliz donanmasının da burayı tercih ettiği rivayet edildiği üzere çok korunaklı bir koydur. Sonbahar ve kış aylarında bulunmaktan huzur duyduğum yerdir. Çam ağaçlarıyla çevrili çok korunaklı bir koy olması buranın en cezbedici yanı. Dinginlik arayanlar için İngiliz Limanı eşsiz güzelliktedir. Yağmuru seyretmek ve kokusunu almak, kahvenizi içerken kitabınızı okumak, yoga ya da SUP yapmak için ideal bir koy.

Okluk Koyu – Mahir Günşiray/Sanatçı, Denizci

Ege’de sonbaharda en sevdiğim koy Okluk’tur. Burası teknelerin huri olduğu bir cennettir. Sadece siyah rengin bulunmadığı bir doğa içinde sessizliği, huzuru bulursunuz. Orman içinde yürüyüş yapar defne toplarsınız. Umarım Okluk, okluk olarak kalmayacaktır. Hepimizin naçiz vücudu bir gün elbet toprak olacaktır. Fakat Okluk ilelebet payidar kalacaktır.  

Boynuzbükü – Ufuk Sönmez/TV sunucusu, Denizci

Sonbahar, havaların kararsız olmaya başladığı zamanlar. Ege ve Batı Akdeniz bu kararsız havalarda oldukça güvensiz oluyor. Göcek ise bu dönem oldukça korunaklı. Ayrıca havalar çok daha geç soğuyor, tekne sezonu aralık ayının sonuna kadar devam ediyor. Havanın serinlediği o günlerde Boynuzbükü, sonbaharın renklerini sığla ormanlarının büyüsüyle bize sunuyor. O geniş ormanlık alan mutlak bir sessizlik yaratıyor. 

Sığ Liman – Gamze Tuncel Erdem/Denizci

Sadece sonbaharda değil genelde gitmeyi en çok sevdiğimiz koy Sığ Liman. Sonbaharda denizlerdeki kalabalık azalıyor ve çok daha güzel hale geliyor. Biz genelde alargada kalıyoruz. Zemininden ötürü çok iyi demir tutuyor. Denizi daha sıcak ve görsel olarak da güzel. Orman, dağ ve kumsal manzarası çevreliyor. Kıyıdan ekmek temini mümkün ayrıca haftada iki gün sebzeci geliyor. Çöp atma imkanı var, atık alma için TURMEPA uğruyor. Selimiye yürüyerek 20 dakika, dolmuşla istediğin yere ulaşma imkanı var.

Bozburun – Emir İçgören/İşadamı, Denizci

Genellikle tercihim iklim sebebiyle Hisarönü körfezi. Her koyu birbirinden güzel fakat benim sonbaharda en çok gitmeyi sevdiğim yer Bozburun. Sert rüzgara kapalı olması, sayısız demirleme seçeneği, demirin rahat ve sağlam tutmasından dolayı tercihimiz. Adaboğazı'nda denize girip, Bozburun Yat Kulübü'nde deniz mahsülleri yemek iki günlük kaçamakları planlarken aklımıza ilk gelenler. Demirde kalmak istemezseniz korunaklı ve yardımcı personeli ile ana limanda tercih edilebilir.

Sığ Liman – Fatih Muslu/İşadamı, Denizci

Hisarönü Körfezi’nde, Selimiye Köyü’nün kuzeybatısında buluna Sığ Liman adıyla bilinen koy, sonbahar için en çok tercih ettiğim koy. Yaz aylarında oldukça kalabalık olan bu koy, sonbahar aylarında sanki sadece size aitmiş gibi olur. Kristal berraklığındaki sulara 3 ila 10 metre arasına demirlediğinizde sabah dinginliğinde teknenizden zincirinizi ve çapanızı dahi görebilirsiniz. Güçlü bir botunuz varsa köye botla da ulaşıp her türlü restoran ve market ihtiyacınızı giderebilirsiniz ama benim tercihim koydaki plaja botla ulaşarak köye yürümek olur.

Dirsekbükü - Meriç Köyatası/Gazeteci, Yazar, Denizci

Ülkemizin içinde bulunduğu kuzey yarım kürede ister Akdeniz çanağında olun ister İskandinavya gibi kuzeyde, cennetten fırlamışçasına güzel yerler için hemen herkesin ortak kanısı şudur. Buraları çok güzel ama bir de burayı nisan-mayıs, ya da eylül-ekim aylarında görsen.Hangi koy en favori yerin diye sorulduğunda verilecek cevap çok zordur. Hepsi güzeldir.

Mesela Okluk Koyu, eylül ayı değil ama ekim ve kasım aylarında bana göre mükemmeldir. Hele her sene kasım ayında hepimize deniz sevgisini aşılayan rahmetli Sadun Boro abimizin Yaza Veda partileri unutulmaz olurdu. Sadun abimiz tarifi kendisine ait olan ahtapot yahni, ahtapot salatası ve sübyeli pilav yapar, katılanlar da kendi yaptıkları çeşitli mezeleri getirir, Mustafa’nın iskelesinde toplanırdık. Sonbaharın en güzel deniz ritüeli, Sadun Abi’nin yaza veda partileriydi. Ne mutlu bana ki, o partilere, o doyumsuz sohbetlere katıldım.

Sonbaharda deniz ve en favori koy denilince, kendi favori koylarımdan önce, ben ve benim kuşak denizcilerin ve Sadun Abi'nin tedrisatından geçmiş herkesin aklına önce Okluk’taki bu güzel anlar gelir. Bu anlara selam ederek, Sadun Abi'nin ruhuna dualar ederek şimdi kendi favori koylarımdan kısaca söz edebilirim.

Yıllardır, deniz kültürünün yaygınlaşması, ülkemizde amatör denizci sayısının artması için gayret eder, buna yönelik yazılar yazarız. Ülkemizde tekne sayısı artınca, koylarda da kalabalıklar olacak tabii doğal olarak. Ancak bunların bir kısmının deniz kültüründen ve adabından uzak olması, gürültü ve çevre kirliliği yaratıyor. Yaz sezonunda artık demir atacak sakin koy neredeyse kalmadı gibi. O nedenle, yaz aylarını en sevdiğim koylarda değil, o anda en tenha bulduğun koylarda geçiriyorum. Ve tabii biraz daha mavi yol rotalarının kuzeyinde… Nispeten daha sakin oluyor. Sonbahar geldiğinde rotamı, tekrar en sevdiğim koylara çeviriyorum.

En sevdiğim koyların başında, tam 32 yıl önce gittiğim Dirsekbükü (Ağıl Koyu) gelir. 32 yıl önce yaz sezonunun ortasında buraya gittiğimde koca koyda en fazla üç-beş tekne, bilemediniz sekiz tekne olurdu ve bu sekiz tekne de birbirine uzak demirlerdi. Şimdi Dirsekbükü’nde aynı anda 100 tekne olduğunda koy için sakin diyoruz.

Bu nedenle ben de en sevdiğim Dirsekbükü’ne hep okullar açıldıktan sonra Eylül’ün ikinci yarısından itibaren Ekim ayında giderim. Deniz akvaryum gibidir. Etraf sakindir. Koyda, amca yeğen Ali ve  Levent’in eşleri Beşgül ve Esra ile birlikte işlettiği lokantadan başka bir yerleşim olmadığı için özellikle saat 23.00’ten sonra hiçbir ışık kalmaz. Mehtabın olmadığı gecelerde yıldızlar muhteşem bir görsel şölen sunar. Gecenin bir vaktinde sadece kendiniz duyacağınız kadar bir volümde biraz da klasik müzik koyarsanız, değmeyin keyfinize… Sabahları, kıyıda Beşgül’ün odun fırınında yaptığı bazlamanın tadına doyulmaz. Sabah ya da akşamüstü karaya çıkıp biraz tepelerde yürüyüş yapmak, kekik, adaçayı toplamak da büyük keyif verir. Hem doğanın tadını çıkarırsınız, hem doya doya kitap okur, yazı yazarsınız. Ben teknede pişirip yemeği tercih ederim. Ama arada bir kıyıya çıkıp buradaki lokantada ahtapot güveç yemenizi de hararetle tavsiye ederim. 

E-Bülten Üyeliği
X
SÖZLEŞME

Bu internet sitesine girilmesi veya mobil uygulamanın kullanılması sitenin ya da sitedeki bilgilerin ve diğer verilerin programların vs. kullanılması sebebiyle, sözleşmenin ihlali, haksız fiil, ya da başkaca sebeplere binaen, doğabilecek doğrudan ya da dolaylı hiçbir zararlardan ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun sorumluluğunun olmadığını, tarafımdan internet sitesinde E-Bültene üye olmak için veya başkaca bir sebeple verdiğim kişisel verileri, özellikle de isim, adres, telefon numarası, e-posta adresi, banka bilgisi, yaş ve cinsiyetle ilgili benzeri bilgileri kendi rızam ile paylaştığımı, ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun nin bu bilgileri kullanmasına muvafakat ettiğimi, bu bilgilerin 3.gerçek ve/veya tüzel kişilerin eline geçmesi ve bu şekilde olumsuz yönde kullanılması halinde ve/veya bu bilgilerin başkaca kişiler ile paylaşılması halinde ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun sorumluluğunun olmadığını gayri kabili rücu, kabul, beyan ve taahhüt ederim.