• Arama

Erol ve İdil Tabanca ile Odunpazarı Modern Müze Üzerine

Odunpazarı Modern Müze projesini hayata geçirerek koleksiyonunu sanatseverler ile buluşturmaya hazırlanan Erol Tabanca ve Odunpazarı Modern Müze’nin Yönetim Kurulu Başkanı İdil Tabanca ile sohbet ettik.

Öncelikle sizleri biraz tanıyabilir miyiz? Sanatla olan ilişkinizin başlangıcı hayatınızın hangi noktasına denk geliyor?

E.T.: Üniversitede mimarlık eğitimi aldım. Aslında sanata ve tasarıma ilgim o zamanlarda da vardı. Mimarlık sanatla çok iç içe bir alan. Birbirlerine esin kaynağı olan dallar. Yaklaşık 20 sene önce bir arkadaşımla bir müzayedeye katıldım, küçük bir tablo aldım. Zamanla bu ilgi bir tutkuya dönüştü. Bu yolculuğa ben koleksiyoner olayım diye başlamadım, beğendiğim için, evimde ofisimde sanatla iç içe olmaktan mutluluk duyduğum için eser alımı yaptım. Gün geçtikçe müzayedelerle ve sanatçılarla olan ilişkim güçlendi. Beğendiğim eserleri aldım, derken koleksiyon genişledi. 

İ.T.: Sanat ile ilişkim yurt dışında üniversitede başladı. Kalifornya Üniversitesi’nde film ve dijital medya okudum ve bütün sinema ve sanat öğrencileri aynı yatakhanede kalıyordu. Sanatçılar ve çok yakındaki atölyeleriyle iç içeydik. Onların projelerine yardım ediyor, sergilerine katılıyorduk. O sıralarda bir sanatçı çevrem oluşmaya başladı. Sonra New York’a taşındığım senelerde bir grup arkadaş ile birlikte kültür sanat ve moda üzerine BULLETT isimli bir dergi çıkarmaya başladık. Bu dergi vesilesiyle sanat camiasına iyice açılmış oldum ve yakından takip etmeye başladım.

Odunpazarı Modern Müze’yi hayata geçirme fikri nasıl doğdu?

E.T.: Temelde bir müze kurma fikri ile yola çıkmadık. Koleksiyondaki eserlere evde ve ofiste yer veriyorduk. Özellikle Polimeks ofisinde sergilenen eserlere çalışma arkadaşlarımızın ilgisi beni çok mutlu ediyordu. Sanatı paylaşmanın güzelliğini orada tattım. Ancak zamanla eserler eve ve ofise sığmaz oldu. Bir sanat deposu oluşturduk; ancak o eserlerin kapalı kapılar ardında gözlerden uzak kalmasının kimseye faydası olmadığını düşündüm. Başka yollar aradık. Aklımıza gelen ilk fikir müze açmak değildi, bu eserleri kamuoyuna sunmak ve sergilemekti. İlerleyen günlerde Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen ile yaptığım görüşme sonrasında Eskişehir’in tarihi Odunpazarı bölgesinde bize bir yer vermesi durumunda burada bir müze açabileceğimizi söyledim. Kendisinin de desteğiyle şu an Odunpazarı Modern Müze’nin bulunduğu bölgede müze projemize başladık ve Eylül ayında müzemizi açmaya hazırlanıyoruz.

İ.T.: OMM Erol bey, yani babamın sanata olan tutkusu ve çok sevdiği Eskişehir’e bırakmak istediği değer ve miras arzusunun birleşiminden harmanlanan bir proje. Böyle bir projeyi İstanbul yerine Eskişehir’de gerçekleştiriyor olmamız insanları şaşırtıyor ama bence işin en heyecan verici kısmı bu: İstanbul’da değil Anadolu’da böyle bir oluşumun, böyle bir platformun var olması. 

Birlikte çalıştığınız Kengo Kuma, müzenin mimarisini hangi ilhamla yarattı?

E.T.: Odunpazarı’nın adını aldığı gerçek odun pazarından esinlendiler. Pazarda olduğu gibi, müzeyi sanki odunlar üst üste istiflenmiş şekilde tasarladılar. Bu tasarım bizi görür görmez etkiledi. Bunun yanı sıra OMM’da şu an gördüğünüz ahşap yapı sistemi Odunpazarı evlerinin yapı sisteminden ilham alıyor. Biz OMM sayesinde, aslında hem Odunpazarı’nı hem Eskişehir’i hem de Türkiye'yi dünyaya tanıtmak istiyoruz. Yapmış oldukları bu tasarım sayesinde bunun gerçekleşeceğine olan inancımız güçlü. 

Yurt dışında en çok beğendiğiniz müze hangisi? OMM için size ilham kaynağı oldu mu?

E.T.: Londra’ya çok sık seyahat ettiğim için Tate Modern’i de düzenli ziyaret ediyor ve beğeniyorum. Ayrıca geçtiğimiz yıl açılışına katıldığım ve binasını Kengo Kuma’nın tasarladığı İskoçya’nın Dundee şehrindeki V&A Müzesi de hem binası, hem sergileri, hem de yerel halkı kucaklayan programları ile çok dikkatimi çekmişti. Japonya’da ise Mori Müzesi’ni beğeniyorum. Ayrıca Mori binasında yer alan ve teamLab sanat kolektifinin dijital eserlerinin sergilendiği teamLab Borderless da yaşattığı görsel deneyimle unutulmazlarım arasında yer alıyor.

İ.T.: New Museum, Tate Modern, MoMa, LACMA, Garage Museum, Hamburger Kunsthalle, S.M.A.K. OMM için en çok ilham kaynağı olan Bilbao’daki Guggenheim Müzesi çünkü Bilbao da Eskişehir gibi kendi halinde bir kent iken Frank Gehry’nin yaptığı Guggenheim Müzesi’nin açılmasıyla şehir bir sanat merkezine dönüştü. Eskişehir’in benzer bir transformasyona açık olduğunu düşünüyoruz.

Odunpazarı Modern Müze’ye gelen ziyaretçileri hangi sanat eserleri bekliyor?

E.T.: Açılış sergisi Haldun Dostoğlu küratörlüğünde kalıcı koleksiyonumuzdan bir seçkiyle yapılacak. Ağırlıklı olarak Türk sanatçılardan oluşan bir sergi. Her anlamda Eskişehir ile bir buluşma olduğu için serginin ismini de “Vuslat” koydu. Bu tabi hepimizi onurlandırdı. Koleksiyon eserlerin yanı sıra, dünyaca ünlü Japon bambu sanatçısı Tanebe IV Chikunsai’nin bambudan yapmış olduğu bir enstalasyon da müzede yer alacak. Sürpriz çalışmalarımız da var bu arada. Ama onu da müzeye ziyarete gelince görürler. Yeni medya ve dijital sanata çok önem veriyoruz. Fakat bu konuda OMM’un yönetim kurulu başkanı ve kreatif direktörü olarak İdil daha ayrıntılı bilgi verebilir.

İ.T.: Yeni medyaya bolca yer vereceğiz. Londra temelli sanat kolektifi Marshmallow Laser Feast’in çok enteresan, sanal gerçeklik ile deneyimlenen heyecan verici bir eserini getiriyoruz. Bunun dışında gelecekte bir mobilya tasarım sergisi planlıyoruz. Ve buna benzer bir çok sürpriz ziyaretçileri bekliyor olacak.

Sanat dünyasında Türkiye hangi konumda?

E.T.: Türkiye’de doğu batı sentezi var, o yüzden buradan çok farklı sanatçılar çıkıyor. Yeni sanat alanları doğuyor. İlginin artacağını düşünüyorum. Ayrıca dünya çapında fuar, sanat oluşumları ve müzeler de Türkiye’de mevcut ve daha da çoğalacak. Bu coğrafya sanatın farklı dallarında çok iyi birikimleri olan bir yer. Önemli olan potansiyeli değerlendirmek ve duyurmak.

İ.T.: Global sanat dünyasında Türk sanatçılarının yerinin çok daha geniş olabileceğini düşünüyorum. Yetenek ve potansiyel fazlasıyla mevcut ama bunu değerlendirecek platform ve enstitü sayısı yetersiz. Biz bu açığı kapatarak genç sanatçılarımıza kaynaklar ve fırsatlar yaratmayı amaçlıyoruz. Eğitim programları, etkinlikler, konuşmalar, atölyeler ve konuk sanatçı programlarımız ile genç sanatçıları bir çatı altında buluşturmayı hayal ediyoruz.

Müzenin Eskişehir’de yer alması Türkiye’nin sanat algısında sizce nasıl bir etki yaratacak?

E.T.: Eskişehir tarih boyunca kültür ile iç içe geçmiş bir şehir. Bu şehirdeki kültür aktivitelerinin çokluğu yadsınamayacak kadar fazla. Müzeleri, tiyatro sahneleri, sinema ve konser salonları büyük şehirlerle kıyaslanabilecek kadar fazla. Aynı zamanda 3 üniversiteye de ev sahipliği yapıyor. Bu sayede genç nüfusu oluşturan öğrenci sayısı Eskişehir’i ayrıcalıklı kılıyor. Özellikle İdil’in dinamik bakış açısıyla gençler için hayata geçireceği çok güzel projeler mevcut. Ayrıca bu müzenin Eskişehir’de açılıyor olması sanatı İstanbul dışında da bir kitle ile buluşmasını mümkün kılıyor. Sadece sergileme alanı olarak değil yapılacak diğer atölye çalışmaları ile daha geniş kitlelere modern sanatı anlatacak. 

İ.T.: Türkiye’de pek çok kültür sanat kurumunun İstanbul’da bulunması ülkenin geri kalanının güncel sergilere, etkinliklere daha zor ulaşmasına sebep oluyor. Dünyaya baktığımızda tüm olanakların tek kentte toplandığı yapıların kırıldığını görüyoruz. Ülkenin bir ucunda, çok daha izole bölgelere inanılmaz sanat merkezleri, müzeler açılıyor. Bu durum o kentin turistik bir destinasyon olmasını da sağlıyor ve insanlara yeni keşifler için alternatif bir rota sunuyor. Bence bu sebeple OMM’un Eskişehir’de açılıyor olması çok anlamlı. Bu sayede “Her şeyin merkezi İstanbul’dur” algısını değiştireceğiz. 

E-Bülten Üyeliği
X
SÖZLEŞME

Bu internet sitesine girilmesi veya mobil uygulamanın kullanılması sitenin ya da sitedeki bilgilerin ve diğer verilerin programların vs. kullanılması sebebiyle, sözleşmenin ihlali, haksız fiil, ya da başkaca sebeplere binaen, doğabilecek doğrudan ya da dolaylı hiçbir zararlardan ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun sorumluluğunun olmadığını, tarafımdan internet sitesinde E-Bültene üye olmak için veya başkaca bir sebeple verdiğim kişisel verileri, özellikle de isim, adres, telefon numarası, e-posta adresi, banka bilgisi, yaş ve cinsiyetle ilgili benzeri bilgileri kendi rızam ile paylaştığımı, ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun nin bu bilgileri kullanmasına muvafakat ettiğimi, bu bilgilerin 3.gerçek ve/veya tüzel kişilerin eline geçmesi ve bu şekilde olumsuz yönde kullanılması halinde ve/veya bu bilgilerin başkaca kişiler ile paylaşılması halinde ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun sorumluluğunun olmadığını gayri kabili rücu, kabul, beyan ve taahhüt ederim.