• Arama

Haziran Ayında Görülmesi Gereken Sergiler

Haziran ayında mutlaka görmeniz gereken sergileri sizler için listeledik.

Galeri Bu Pavilion, “All in One’01”

Galeri Bu Pavilion, 15 Haziran – 15 Temmuz tarihleri arasında Art50.net iş birliği ile “All in One’01” sergisine ev sahipliği yapıyor. Online çağdaş sanat platformu Art50.net ve Galeri Bu Pavilion’un farklı disiplinlerden 42 sanatçısını bir araya getiren sergi, güncel sanat pratiklerinin ve anlatım biçimlerinin bir arada olduğu zengin bir dile sahip. Sanat piyasası içinde dolaşımı olan birçok ismin yanı sıra, yeni alternatif isim ve yaklaşımların yer aldığı sergide resim, heykel, fotoğraf, video, yerleştirme, illüstrasyon gibi birçok alandan çalışmalar yer alıyor.

Studio-X Istanbul, “bang. Prix 2019”

Bu yıl üçüncüsü düzenlenen bang. Prix programına seçilen eserlerden derlenen dijital sanatlar sergisi, 14-29 Haziran tarihleri arasında düzenleniyor. Farklı sergi ve aktivitelerle yıl boyu dinamik kalan inovasyon ekibi ArtBizTech’in ana destekçiliğini üstlendiği sergide, bang. Prix 2019 programına katılmaya hak kazanan gençlerin üretimleri iş, sanat ve inovasyon dünyasıyla buluşuyor. Studio-X Istanbul'da gerçekleşecek sergi, biyo sanat, veri sanatı, yeni medya ve kinetik sanat kategorilerini kapsayan 11 projeden oluşuyor. 

44A Sanat Galerisi, Ceylan Atuk, “Gizli Özne ve Düş Dünyam”

Ceylan Atuk, son 5 yıllık çalışmalarından oluşan özel bir seçki ile 14 Haziran tarihinden itibaren sanatseverlerle buluşuyor. Bu özel seçki, Atuk’un görünmeyeni ön plana çıkartarak, kadını ait olduğu konuma yerleştirdiği “Gizli Özne” ve “Zamanın bize sunduğu tek gerçek ‘an’dır ve an; ister uykuda, ister uyanık olsun, bir insanı insan yapan ve onu biricik kılan düşlerle şekillenir.” diyerek özetlediği “Düş Dünyam” fotoğraflarından oluşuyor. Çektiği fotoğrafları kendi hikayeleri ile birleştirip, özel photoshop teknikleri ile zenginleştiren Atuk’un çalışmalarını 14 Temmuz’a kadar 44A Sanat Galerisi’nde ziyaret edebilirsiniz.

SALT Beyoğlu, Maria Andersson & Nancy Atakan, “Uygun Adım Marş!”

Maria Andersson ve Nancy Atakan'ın, 20. yüzyıl başında İsveç jimnastiğinin modernleşme sürecindeki Türkiye’nin beden eğitimi sistemine nasıl temel oluşturduğunu inceledikleri Uygun Adım Marş! sergisi, 27 Haziran’da SALT Beyoğlu’nda sanatçıların bir performansıyla başlıyor. Yedi yıldır ortak bir araştırma yürüten sanatçılar, Türkiye’nin model aldığı kültürfizik anlayışı ve uyarladığı folklorik ögelere bakıyor; ülkede beden eğitimi ve olimpizmin öncüsü Selim Sırrı Tarcan ile izinden giden kızlarının hikayesi etrafında çok yönlü görsel anlatımlar geliştiriyor. SALT’tan Farah Aksoy’un programladığı Uygun Adım Marş!‘ta, Andersson ve Atakan’ın 2018’de Göteborg’da gerçekleştirdiği sergiden seçili işlerin yanı sıra, yeni ürettikleri video ve kumaş işleri sunulacak.

Halka Sanat Projesi, Richard Bartle, “Şeytan Tüyü”

İngiliz sanatçı Richard Bartle Halka Sanat Projesi’nde gerçekleşen yeni sergisi Şeytan Tüyü | Luck of the Devil’de bir kez daha 14. Yüzyıl minyatür ressamı ve hikaye anlatıcısı Mehmet Siyah Kalem’in çalışmalarından yola çıkıyor. Şeytan Tüyü | Luck of the Devil, Bartle’ın ilk kez 2005’te Londra’da Royal Academy’de açılan Turks (Türkler) sergisinde Siyah Kalem’in yapıtlarıyla karşılaşmasının ardından geçen on dört yılın ve bu sürede sanatçının Türkiye üzerine yaptığı dilsel, tarihsel ve kültürel araştırmalarının sonucunu işaret ediyor. Sergi, 21 Temmuz’a kadar görülebilir.

SALT Galata, Oditoryum, “Mihri: Modern Zamanların Göçebe Ressamı”

Osmanlı İmparatorluğu’nun son döneminde yetişmiş portre ressamı Mihri Rasim’in hayatının izini süren “Mihri: Modern Zamanların Göçebe Ressamı” sergisi, SALT Galata’nın -1. katında yer alan sergi mekânında ziyaretçilerini ağırlıyor. 9 Haziran’a kadar devam edecek sergi, Mihri Rasim’i yerleştiği ülkelerde takip ederek yeniden kurguladığı kimlikleri ve hayatına odaklanıyor. Sergi, Rollins College Arşivleri’nden muhtelif yazışmalar başta olmak üzere, kapsamlı arşiv belgeleri, gazete haberleri ve dergi yazılarıyla seçili eserler eşliğinde, döneminin aktif bir katılımcısı ve öznesi olan Mihri’nin hayatına dair çok yönlü bir bakış açısı getiriyor.

Uniq Expo, “Cezeri'nin Olağanüstü Makineleri”

15 Şubat’ta UNIQ Expo’da kapılarını açan Cezeri'nin olağanüstü makineleri sergisi, 15 Haziran’a kadar ziyaretçilerini ağırlamaya devam ediyor. Zamanı aşan fikirleri, bakış açısı ve felsefesiyle modern mekaniğin babası kabul edilen, mühendisliği sanatla, bilimi hayatla buluşturan, Anadolu’nun en büyük mucidi Cezeri'nin kendi kitabı Kitab-ül Hiyel'indeki tarife uygun ve çalışır vaziyette üretilen olağanüstü makinalarını görmek isteyenler için son günler. Dünyanın ilk insansı robotları, şifresi Enigma’dan bile güçlü kilitler, bugün hâlâ kullandığımız 4 zamanlı dişli mekanizmalar ve zamanı hassas şekilde ölçen saatler ile geçmiş, bugün ve gelecek arasında sıra dışı bir yolculuğa hazır olun.

Zilberman Projects, Burçak Bingöl, “Bir Masalın İçinde ve Sadece Onunla Yaşamak”

Zilberman Projects, İstanbul, Burçak Bingöl’ün Zilberman Gallery – Berlin’de 25 Nisan – 27 Temmuz 2019 tarihleri arasında sergilenmekte olan kişisel sergisi Interrupted Halfway Through’nun bir uzantısı olan Bir Masalın İçinde ve Sadece Onunla Yaşamak sergisine Temmuz ayına kadar ev sahipliği yapıyor. Berlin galerisindeki sergisinde, İstanbul’dan Berlin’e taşıdığı parçalarla, zamanı ve mekanı çarpıştırmayı deneyen Burçak Bingöl, Bir Masalın İçinde ve Sadece Onunla Yaşamak sergisinde ise Berlin’i İstanbul’a taşıyarak bu çarpıştırmayı geri yansıtıyor. Bu şekilde, Ahmet Hamdi Tanpınar’ın eski İstanbulluları Bir Masalın İçinde ve Sadece Onunla Yaşamak olarak tanımlamasına ve sonrasında ortaya çıkan hayali bir modernliğe, Batılı şehirlere özlem hissine doğrudan göndermelerde bulunuyor.

SALT Beyoğlu, Tansa Mermerci Ekşioğlu ve Ayşe Umur, “Aslına Sadık Kalınmıştır”

Tansa Mermerci Ekşioğlu Koleksiyonu ve Ayşe Umur Koleksiyonu’ndan seçili on beş eseri bir araya getiren “Aslına Sadık Kalınmıştır”, zamanla değişen bireyler ile şeklinden işlevine dönüşen nesnelerin iç içe geçen “hayat hikâyesi”ne bakıyor. Özel koleksiyondaki eserlerin kamusal mekâna dönüşünün süreçlerine işaret eden sergi, bu ortamda sanat üretimi ve izleyici etkileşiminin ortaya çıkardığı yeni anlamlara göndermede bulunuyor. 18 Ağustos’a kadar devam edecek sergi, SALT Beyoğlu’nda görülebilir.

Anna Laudel​ Contemporary, ​“Art Market”

​ Genç sanatçıları ve üretimlerini desteklediği sergi programlarıyla dikkat çeken Anna Laudel Contemporary, ​“Art Market” isimli yaz sergisinin açılışını 30 Mayıs Perşembe günü yapıyor. Sergide, Türkiye ve yurt dışından 26 sanatçının eserleri sunuluyor. Galeride yer alan Art Shop, “Art Market” süresince sergi alanına taşınarak sanatçıların resim, heykel, fotoğraf, gravür, baskı, seramik ve neon dahil olmak üzere farklı alanlardaki üretimleri sergi kapsamına alınıyor. Sergiyi, 11 Temmuz tarihine kadar ziyaret edebilirsiniz.

Konu: Atölye, “Pardon, konu neydi?”

Kafkaokur dergisinin, sanatseverlerle güçlü bir bağ kurmak amacıyla kurduğu KONU:Atölye, kapılarını mayıs ayında “Pardon, konu neydi?” sergisi ile açtı. Çeşitli atölyelere, sergilere, projelere, eğitimlere ve seminerlere ev sahipliği yapması hedeflenen mekan, bir kültür merkezi haline gelme misyonu taşıyor. Birçok sanatçının bağımsız konularda ürettikleri özgün çalışmalarından oluşan serginin amacı, düşünme alanımızı ihlal edenlere “Pardon, konu neydi?” diye sormak şeklinde ifade ediliyor.

Fransız Kültür Merkezi, Lâm Duc Hiên, “Anne, Anneler”

Sürgüne gitmek zorunda kalan, mülteci kamplarında yaşayan, ardından Fransa gibi bir ülke tarafından evlat edinen ve kendine sürgünün çeşitli kat ve katmanlarından rengarenk ve değişken bir kimlik inşa eden Lâm Duc Hiên, önce kendi kimliğini, ardından da tüm kıtalarda çektiği fotoğraflarıyla başkalarınınkini inşa ediyor. Kendini hem Fransız hem Laos’lu olarak tanıtan ve bu anlamda Cioran’ın “İnsan bir ülkede değil, bir dilde yaşar.” düsturunu benimseyen Lâm Duc Hiên, çektiği fotoğraflarla bizlere kendimizi bilinçlenmiş hissettirirken, asla sesini duyamadıklarımızla da bizi diyaloğa sokuyor.

Mayıs ayında ziyaretçilerini karşılayan Fransız-Laos asıllı fotoğrafçı Lâm Duc Hiên’in sergisi “Anne, Anneler” 25 Ağustos’a kadar İstanbul Fransız Kültür Merkezi’nde sergilenmeye devam edecek.

İstanbul Modern, “İki Arşiv, Bir Seçki: Ara Güler'in İzinde İstanbul”

İstanbul Modern ve Ara Güler Müzesi iş birliğinde, iki kurumun koleksiyon ve arşivinden eserlerle hazırlanan “İki Arşiv, Bir Seçki: Ara Güler’in İzinde İstanbul” sergisi Mayıs sonu itibariyle misafirlerini ağırlamaya başlıyor. İstanbul’un 20. yüzyılın ortasından bu yana yaşadığı değişimi ve bu değişimin sonucu ortaya çıkan kolektif belleğin oluşumunda Ara Güler’in fotoğraflarının oynadığı rolü vurgulayan sergi, hem Güler’in üretim pratiğini hem de zihnimizdeki İstanbul bilincinin yaratılmasındaki payını izleyiciye hatırlatmayı hedefliyor.

Sakıp Sabancı Müzesi, “Görünenin Ötesinde Osman Hamdi Bey”

Bank of America Merrill Lynch’in dünya çapında yürüttüğü “Sanatı Koruma Projesi” kapsamında, Sakıp Sabancı Müzesi Resim Koleksiyonu’nda yer alan, Osman Hamdi Bey’e ait 6 tablo üzerine konservasyon ve bilimsel araştırmalar alanında yapılmış en ayrıntılı çalışma olan proje tamamlandı. Projenin süreçlerini aktarmasının yanı sıra, Osman Hamdi Bey’in üretim sürecine ışık tutan, sanatta konservasyon çalışmalarına dair ayrıntılı bir anlatı sunan ve gelecek projeler için bir yol haritası niteliği taşıyan “Görünenin Ötesinde Osman Hamdi Bey” sergisi, 5 Haziran’dan itibaren Atlı Köşk’te sanatseverlerle buluşacak.

İstanbul Modern, “İplikten Çözülenler: Tekstilde Küresel Anlatılar”

İstanbul Modern, “İplikten Çözülenler” sergisiyle tekstil malzemelerini yapıtlarında sanatsal ifade aracı olarak kullanan ve tekstil aracılığıyla küresel anlatıların peşine düşen 25 çağdaş sanatçının nesne, resim, yerleştirme ve videolardan oluşan çalışmalarını bir araya getiriyor. Dresden’de başlayan, oradan Kuveyt’e ve şimdi de İstanbul’a uzanan “İplikten Çözülenler” sergisi, birçok farklı hikâyeyi birbirine bağlıyor. Sergide, Türkiye’de resim ile nakış, dokuma, yazmacılık geleneği arasında bir sentez kurgulayan ilk sanatçılardan Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun da eserleri yer alıyor.

Depo, “Paylaşılan Kutsal Mekanlar”

Depo’da sergilenen “Paylaşılan Kutsal Mekânlar” projesi, Akdeniz, Ortadoğu ve Balkanlar’da üç Semavi dinin paylaştığı mekan ve pratiklere bakıyor. Güncel sanat, fotoğraf, etnografik malzeme ve dijital medyayı bir araya getiren sergi, hac ve kutsalı paylaşmanın çok duyulu deneyimini, konu edilen coğrafyalardaki kutsal mekanların ve manzaraların görsel olarak etkili boyutunu ve İstanbul’un dinsel çeşitlilik ve bir aradalık geçmişinin zengin ve çok katmanlı yapısını aydınlatıyor.

E-Bülten Üyeliği
X
SÖZLEŞME

Bu internet sitesine girilmesi veya mobil uygulamanın kullanılması sitenin ya da sitedeki bilgilerin ve diğer verilerin programların vs. kullanılması sebebiyle, sözleşmenin ihlali, haksız fiil, ya da başkaca sebeplere binaen, doğabilecek doğrudan ya da dolaylı hiçbir zararlardan ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun sorumluluğunun olmadığını, tarafımdan internet sitesinde E-Bültene üye olmak için veya başkaca bir sebeple verdiğim kişisel verileri, özellikle de isim, adres, telefon numarası, e-posta adresi, banka bilgisi, yaş ve cinsiyetle ilgili benzeri bilgileri kendi rızam ile paylaştığımı, ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun nin bu bilgileri kullanmasına muvafakat ettiğimi, bu bilgilerin 3.gerçek ve/veya tüzel kişilerin eline geçmesi ve bu şekilde olumsuz yönde kullanılması halinde ve/veya bu bilgilerin başkaca kişiler ile paylaşılması halinde ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun sorumluluğunun olmadığını gayri kabili rücu, kabul, beyan ve taahhüt ederim.