• Arama

Çocuk Kitapları Nasıl Seçilmeli?

Minty Kitap’ın kurucusu Büşra Tarçalır Erol’dan, Minty Kitap Yayınevini, ilk kitabı Zor Balık’ı ve çocuklara kitap seçerken dikkat etmemiz gerekenleri dinledik.

Önce İstanbul Bilgi Üniversitesi Psikoloji, ardından Bahçeşehir Üniversitesi Klinik Psikoloji Yüksek Lisans Programı’nı onur dereceleriyle tamamlayan Minty Kitap’ın kurucusu Büşra Tarçalır Erol’un yayıncılık serüveni 2016 yılında Instagram’da çocuk kitaplarını tavsiye ederek paylaştığı hesapla başladı. Klinik psikolog olan Erol, tavsiye ettiği kitaplara kendi yayın evi imzasını taşıyan Zor Balık kitabını yayımlayarak devam etti. Şimdi hem yayıncı hem de çocuk kitabı eleştirmeni olan Büşra Tarçalır Erol ile yayıncılık hayatını, Zor Balık kitabını ve ebeveynler için kitap tavsiyelerini konuştuk. 

Minty Kitap’ı ve sizi biraz yakından tanıyabilir miyiz?

İlk olarak Minty Kitap öncesine gidelim. Yüksek Lisans tezim “Akran Zorbalığı” üzerineydi. Klinik ortamda gözlem yaparken bu konuya yönelme ihtiyacı duydum. Başka bir psikolog arkadaşım ile Akran Zorbalığı ile mücadele programı yazmaya karar verdik. 2015 yılında bazı özel okullarla 12 haftalık bir etkinlik programı olarak bu projemizi uyguladık. Her haftaya bir hikaye koyduk, bir haftaya da hikaye ekleyip üzerine çalışalım dedik. O zamanlar çocuk edebiyatına çok hakim değildim, oturdum ve hikaye yazdım. Zor Balık’ın hikayesi de aslında bu şekilde çıktı, bu hikaye sonrasında kitaba dönüştü. Eş zamanlı olarak da Instagram hesabımı açtım. Minty olarak diğer yayın evlerinin çocuk kitaplarını önerilerimi bu hesaptan paylaşmaya başladım. Zaten aynı dönemde başka bir klinik psikolog arkadaşımla yetişkin kitapları yayımlayan bir yayın evimiz vardı ama ismi daha zordu. Biz de onu Miny Kitap’a çevirdik ve yayıncı kimliğindeki Minty’nin ilk kitabı da “Zor Balık” olarak raflarda yerini aldı. Aslında aklımda olmayan bu süreç çok doğal ve kendiliğinden gelişen bir şekilde oldu. Belki planlasaydım bu kadar güzel gelişemezdi.

Minty hem yayınevi hem de diğer yayınların kitaplarını tavsiye eden bir oluşum. Bu dengeyi nasıl kuruyorsunuz?

Zaman içinde kurulan iyi ilişkiler sayesinde yayınevleri kitaplarını okumam için bana göndermeye başladı. İnce eleyip sık dokuduğum için sevdiğim ve çocukların okumasını tavsiye edeceğim kitapları önermeye özen gösteriyorum. Her yayın evinin her kitabını tavsiye etmiyorum, gerçekten de inandığım kitapları tavsiye etmeye çalışıyorum. Tabii ki de bu çok kişisel bir seçki. Aynı zamanda Zor Balık kitabını refere eden platformlar ile de görüşüyorum. Onlardan kitabı okuyarak paylaşmaları en büyük talebim oluyor. Zor Balık çizimleri ve soyut konusu ile her çocuğa önerilecek bir kitap değil. 

Zor Balık kitabına çocukların tepkisi nasıl oluyor?

Çizimleri soyut olduğu için çok seveni de var, hiç ilgilenmeyeni de. Aslında bu iki görüş beni her anlamda çok besliyor. Bazen kediyi başka bir hayvana benzetiyorlar, bazen de küçük Zor Balık’ın neden zorbalık yaptığını anlayamaya çalışıyorlar. Aslında kitap seçimini ağırlıklı olarak anneler yaptığı için onların görüşü farklı yönlerde olabiliyor. Zor Balık için en uygun yaş grubu 4-7 yaş arası, yaptığım kitap etkinliklerinde de en iyi geri dönüşün bu yaş grubundan olduğunu gözlemledim.

Günümüz çocuklarının en çok duyduğu kelimelerden biri oldu zorbalık! Nasıl bu hale geldik?

Maalesef çok karşılaştığımız bir konu bu. Zorbalık çok büyük bir çatı aslında. Zorbalık içinde art niyet, birbirine zarar verme bilinci, kasıtlılığı ve sürekliliği barındırıyor. Arada güç farkı olması gerekiyor, bir hiyerarşiden bahsediyoruz aslında... Bu güç farkı her zaman fiziksel olmak zorunda değil. Çocuklarla yaptığım etkinliklerde onların aslında zorbalık konusuna ne kadar çok hakim olduğunu görebiliyorum. Popülerlik de zorbalık olabiliyor. Ebeveynleri olmayan çocuklar ile olan çocuklar arasındaki fark zorbalık çeşitleri arasında yer alabiliyor.

Nedir bu zorbalık tam olarak? Cinsiyet arası zorbalık çeşitlilik gösteriyor mu?

Erkek ve kız çocukları arasında zorbalık farklı oluyor. Erkek çocukları daha fiziksel ve güç üzerine zorbalık yaparken; ki yetişkinler tarafından gözlemlemesi ve tespit edilmesi de daha kolay olabiliyor, kız çocuklarınınki ise daha duygusal, gruplayıcı ve dışlayıcı zorbalık olabiliyor. Kızlarınkinin fark edilmesi daha zor olabiliyor. Her iki cinsiyette de hem zorbalık rolünde olanlar hem de zorbalığa maruz kalabilen çocuklar oluyor. Tabii yaş büyüdükçe zorbalığın çeşitliliği değişiyor, fiziksel olarak azalsa da duygusal baskı şiddeti artıyor.

Zorbalıklara karşı nasıl mücadele edilmeli?

Kitabımda da belirttiğim gibi, “Zor Balık” zorbalık yapmadan nasıl davranması gerektiğini bilmiyor. Eğer zorbalık yapmazsa diğer balıkların ona zorbalık yapacağından endişe ediyor. Bunu aslında bir bağımlılık olarak görebiliriz. Bu bağımlılığın yerine başka bir şey koymak gerekiyor. Mesela Balat’taki Barış İçin Müzik, zorbaya dönüşme potansiyeli olan çocukları müzik ile buluşturdu. Müziğin çocuklar üzerindeki olumlu etkilerini hepimiz okuyoruz... İşte tam bundan bahsetmek istiyorum. Çocuğun elinden “güç” kalkanını alırken mutlaka yerine onu daha iyiye teşvik edecek bir şey koymak gerekiyor. Çocukların içindeki iyiyi ortaya çıkardığınızda zorbalık yapmak akıllarına bile gelmiyor.

Teknoloji çocukların hayatında ne kadar yer almalı? Sanal dünyada yaşanan zorbalıktan nasıl koruyacağız çocukları?

Siber zorbalık günümüzün en sık karşılaşılan zorbalık tipi. Sosyal medyanın kullamının artması, göz teması kurmadan zorbalık yapma rahatlığı bunu daha da kolaylaştırdı. Siber zorbalık tüm dünyanın en çok mücadele ettiği konulardan biri. Çocuğunuzu küçük yaştan itibaren dinlemek, onunla sağlıklı bir iletişim kurmak çok önemli. Küçük yaşta kontrol altında tutabileceğiniz çocukları, yaşı büyüdükçe kontrol altına almaya çalışmak çok da mümkün değil. Ebeveyn ile çocuk arasında, tıpkı anne karnındaki kordon bağı gibi her zaman bir bağ hattı kurulması çok önemli. Baştan düzgün ilişki kuran ebeveynler çocuklarının yaşı ilerlediğinde daha az sıkıntı ile karşılaşacaklardır. Çocuk zaten ailesi ile her zaman duygularını fikirlerini özgür ifade edebildiği için sıkıntılarını da yaşı büyüse bile ifade edecek ve paylaşacaktır.

Yeni kitap projeleriniz var mı? Yayınevi olarak yeni içeriklerinizde hangi konular olacak?

Minty Kitap’ın yayın politikası çocuklarla konuşulması zor konuları ele almak. Aslında cesaretli kitaplara ilk adımı Zor Balık ile attık. İlerleyen günlerde ölüm, evlat edinme gibi konularda da kitaplar yayımlamayı planlıyoruz.  Başka yayın evleri ile paylaşacağım hikayelerim için görüşüyorum, onlar da gelecek günlerde yayımlanacak. Kısa bir okuma kitabı projem var. Bir çocuğun doğada az bulunur hayvanlarla karşılaşmasını anlatan bir hikaye olacak. Diğer kitap projem ise ödev yapma konusu ile ilgili olacak.

Bir çocuğa kitap seçerken nerelere dikkat etmeli aileler?

Aslında yaş grubuna göre çok değişen bir soru bu. Yaşlara göre ayıracak olursam; 0-3 zaten anne-babanın çocuğuna seçtiği kitaplardan oluşuyor. Bu kitaplar o yaş grubuna göre hazırlanmış bazen yazısız resimli, bazen dokulu, bazen de az yazılı olan kitaplar. Öğretici eğitici olanlar da var, hikaye içerenler de. 3-6 yaş okul öncesi grupta kitap seçerken ebeveynlere çocukları ile stratejik bir anlaşma yapmalarını öneriyorum; “2 tane ben 1 tane sen seç” kuralı. Böylece hem çocuğun sevebileceği özgür olabileceği bir alanda bırakmış oluyorsunuz hem de onun için seçim yaparak istediğiniz kitapları alabilmiş oluyorsunuz. Böylece adaletli bir seçim yapmış olan ebeveynler, sadece kendilerinin seçeceği kitapları almayarak çocuğa bir dayatma yapmamış oluyor. 2 ben 1 sen ya da 2 sen 2 ben kuralı ile çocuğun da kişisel zevklerinin gelişmesinde katkıda bulunabililiyorlar. Her hafta kitapçı ziyareti yaparak hayatlarının rutinine de kitap almayı sokmak çocuk için kıymetli olacaktır. Okuma yazmayı öğrenen çocuklarda ise ilgi alanlarına göre seçimlere yönlenebilirler. Anne-baba kitap okuma rutinini okuma yazma öğrenildikten sonra da kesmemeli. Çocuk okumayı geliştirmek için kitabı kendi okumalı ama paylaşım zamanında ebeveynin okuduğu kitap da çocuk için çok kıymetli. 

Okunan kitaptan ne gibi çıkarımlar yapmalılar, çocukla kitabı daha da iyi nasıl pekiştirebilirler?

Zor Balık’tan örnek vermek gerekirse ben etkinliklerimde çocuklara sorular soruyorum. “Zor Balık ne yapabilirdi, kedi ile karşılaşınca nasıl davranmalı?” gibi sorular… Ebeveynler de çocuklarına sorular yönelterek onların hayal gücünü zorlamalarını sağlayarak, okudukları kitabı daha interaktif hale getirebilirler. Kitabı okurken de bu oyunları yapabilirler, hikaye nereye gidecek diye tahminlerde bulunmalarını isteyebilirler.

Aileler sizden kitap seçimi için nasıl tavsiyeler istiyor?

Instagram’da soru-cevaplar için canlı yayınlar yapıyorum, orada tüm sorulara cevap vermeye çalışıyorum. Ayrıca tüm paylaşımlarımda yaş gruplarını, kitap içeriğini, yazarını, yayınevini belirtiyorum. Zaten Miny Kitap web sitesinde de yaş gruplarına göre tavsiyelerde bulunuyorum. En favori kitaplarım çok soruluyor. Özellikle 0-2 yaş grubu ebeveynleri nasıl, nereden, hangi kitaplarla başlayacağız diye çok soruyorlar. Çocukların yaşı 7-8’i geçtikten sonra da belki de ebeveynlerin kaygıları daha azaldığı ya da kitap okuma alışkanlıkları, kitap tercihi kazanımları daha oturduğu için sorular da azalıyor.

Bir de ebeveynlere “sessiz kitapları” tavsiye ediyorum. Yazısı olmayan sadece resimler ile hikayeyi anlatan kitaplar son zamanlarda çok popüler olmaya başladı. Bu sessiz kitaplar hem yaratıcığı ortaya çıkarmak için çok faydalı olacak hem de çocuk ve ebeveynin her seferinde başka bir hikaye yaratmasını da sağlayacağı gibi çocuğun hayal gücünü çok geliştirecektir.

Bir çocuğun kütüphanesi ne zaman oluşmalı?

Doğumdan itibaren her zaman ulaşabileceği kitaplar çocuğun hayatında olmalı. 2 yaşından itibaren ise kolay ulaşabileceği, resimlerini inceleyebileceği ya da ebeveynlere okutabileceği bir düzende kütüphanesi oluşturulmaya başlanmalı. Kütüphane boyunun yetişebileceği bir seviyede olmalı, odasının ya da evin bir parçası haline gelmeli.

Sizin en favori yazarlarınız kim?

Oliver Jeffers en beğendiğim çevirilerini hayranlıkla beklediğim yazarların başında geliyor. Türk yazar ve çizerler arasından da çok sevdiğim ve takip ettiğim kişiler var. Son yıllarda kitaplar çok değişmeye başladı. Yurt dışında fuarlarda ve kitapçılarda gördüğümüz örnekler bizde de artarak devam ediyor. Bu Türk yayıncılığı adına çok kıymetli. Kitaplar didaktikten çıkıp daha soyutlaşıyor. Hatta yazılar giderek azalarak çizimler ile hikayelerin çocukların hayal gücünün de katkısıyla tamamlanan kitaplar yayımlanıyor. 

E-Bülten Üyeliği
X
SÖZLEŞME

Bu internet sitesine girilmesi veya mobil uygulamanın kullanılması sitenin ya da sitedeki bilgilerin ve diğer verilerin programların vs. kullanılması sebebiyle, sözleşmenin ihlali, haksız fiil, ya da başkaca sebeplere binaen, doğabilecek doğrudan ya da dolaylı hiçbir zararlardan ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun sorumluluğunun olmadığını, tarafımdan internet sitesinde E-Bültene üye olmak için veya başkaca bir sebeple verdiğim kişisel verileri, özellikle de isim, adres, telefon numarası, e-posta adresi, banka bilgisi, yaş ve cinsiyetle ilgili benzeri bilgileri kendi rızam ile paylaştığımı, ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun nin bu bilgileri kullanmasına muvafakat ettiğimi, bu bilgilerin 3.gerçek ve/veya tüzel kişilerin eline geçmesi ve bu şekilde olumsuz yönde kullanılması halinde ve/veya bu bilgilerin başkaca kişiler ile paylaşılması halinde ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun sorumluluğunun olmadığını gayri kabili rücu, kabul, beyan ve taahhüt ederim.