• Arama

Zengin Sadelik, 2019 Tasarım Eğilimlerine Bir Bakış

ODTÜ Mimarlık Fakültesi Endüstri Ürünleri Tasarımı Bölümü’nden mezun olan Özlem Yalım, 31 uluslararası markanın temsilciliğini yürüten TEPTA Aydınlatma’nın Stratejik Marka Direktörü ve Endüstri Ürünleri tasarımcısı olarak görev yapıyor. Turkish Time dergisi tarafından iki yıl üst üste ¨Türkiye’nin en Yaratıcı 50 Profili¨ listesinde gösterilen Özlem Yalım, 2019’un tasarım eğilimlerini OGGUSTO için kaleme aldı.

Ocak ayı bir başlangıç. Yenilenme, yeniden başlamak için bir hatırlatıcı. Bir kitabın ilk sayfası kadar heyecan ve merak uyandırıcı; yeni bir defterin ilk sayfası kadar da özgür ve yeniliklere açık. Geçmişte deneyimlediğimiz ve hoşumuza gitmeyen pek çok şeyi psikolojik olarak değiştirebileceğimizi düşündüğümüz en umutlu ay aynı zamanda. Ocak ayı, karanlık ve soğuk kış günlerinde bu duyguları ile en aydınlık ay bana göre!

Benim de durup tüm meslektaşlarım gibi ileriye baktığım ay, Ocak. İşimiz estetik ile ilgili. Aynı zamanda marka tarafında insanların eğilimleri, algıları, davranışları bizler için büyük önem taşıyor. Mobilya, aydınlatma, mimarlık, tasarım ve dekorasyon alanında gelecekte bizi nelerin beklediğini en merakla gözlemlediğimiz zamanlar bu haftalar.

Sizler için de bazı notlar aldım; sadece hayatımıza girecek olan yeni eğilimleri değil, artık çıkması gerekenleri de yazdım.

Sorumlu ve bilinçli tüketim başrolde

Öncelikle son birkaç yıldır yaşamımızda yer bulan ekletizme bir süre hoşçakal diyebiliriz! Sırf sevdiğimizi ve bizi mutlu ettiğini düşünerek duvarlarımızı fuşya rengine boyamış olabilir, yanyana koyduğumuz koltukların stillerinin birbiri ile uyumlu olup olmadığına dikkat etmemiş olabiliriz. Yine sevdiğimiz için pek çok aksesuarı alıp yaşam ve çalışma alanlarımızı bunlarla bir kişisel galeriye dönüştürmüş olabiliriz. Evet, bunların hepsi kendimizi ifade ettiğimiz güzel ve özgür davranışlardı. Ancak artık bir nesneyi sırf onu sevdiğimiz veya ona sahip olduğumuzda hissettiğimiz anlık mutluluk için satın almıyoruz. Sorumlu tüketim anlayışı neredeyse son 10 yıldır gittikçe artan bir şekilde düşüncelerimizi kaplıyor. 2019’da bunu en belirgin eğilim olarak hissedebiliriz: Sorumlu tüketim!

Terzani

Elimizi attığımız her şey için öncelikli olarak zamansızlık arayacağız. Bu mutlak bir yalınlık olarak algılanmamalı sadece. Onunla uzun yıllar geçirebileceğimizden emin olmadığımız hiçbir şeyi satın alıp mekanlarımıza yerleştirmeyeceğiz. Beraberinde düşüneceğimiz pek çok başka konu da var: Üretimi nasıl gerçekleştirilmiş? Doğaya zarar vermiş mi? Bu üretimi gerçekleştirilen işçilerin durumuna, çalışma ortamlarına kadar bilmek isteyeceğiz; insanlık için “iyi” olanı idealize edeceğiz. Kusursuz üretim detayları ve iyi malzeme seçimi de tercihlerimizi yapmamızda etken olacak. Bunların tümü bir tür sürdürülebilirlik anlayışına ulaştıracak bizleri.

İnsanlık için iyi olan demişken… Kişisel olarak sağlığımıza ve iyi hissetmemize daha çok odaklanacağız. Daha önce ofis ortamında bu doğrultudaki son gelişmeleri sizlere aktarmıştım. Işık bizler için her zamankinden daha önemli olacak; biyoritmimizi nihayet doğa saatine ayarlayacağız. Günlük hayatlarımız bizi doğadan ne kadar çok koparıyorsa, yaşam ve çalışma mekanlarımıza doğayı o kadar çok sokacağız. Bu eğilim sadece yeşillik olarak algılanmasın. Doğal malzemeler, naturel üretim anlayışı ve organik formlar 2019’da zirve yapacak.

Torremato

Zengin sadelik

Genel mekan anlayışında biraz da eklektizm ile yükselen vintage etkisi de azalıyor gibi göründü bana. Sizce de 60’ların lambalarını, mobilyalarını ve duvar kağıdı desenlerini fazlasıyla tüketmedik mi? Artık biraz daha sadelik arıyor insanlar. Ben buna zengin sadelik ismini taktım! 2019’da her eğilim bana göre zengin sadeliği tanımlıyor! 2019’un en gözde renkleri pudra, pembe, bronz tonları olarak yükselişte... Pantone’nin açıkladığı Living Coral (Canlı Mercan) rengi üzerine epey yazılıp çizildi. İnsan ister istemez düşünüyor; bunca feminen renk bir anda nasıl tasarımda tercih sebebi haline dönüştü? Kanımca bir kaç sebebi var. Öncelikle son yıllarda özellikle kafe, restoran ve ofislerde başlayıp evlerimize kadar nüfuz eden maskülen/endüstriyel stile bir isyan olduğunu düşünüyorum bu tavrın. Hepimiz siyah metal pencere doğramaları, metro seramik kaplamaları, brüt beton veya gri duvarlar ile kombine edilen altın ve prinç yansımalardan artık bıkmış olabiliriz. Bu kombinasyonlar kendi içinde çok keyifli ancak o kadar çok yaygınlaştı ki, hemen hemen her yer aynı olmaya başladı. Bu da bir tür kişiliksizlik getiriyor. 

Zaten princi artık tümü ile unutacağız gibi. Tamamıyla yok olacak 2019 karelerinden. Geçtiğimiz yıl örneğin prinç yansımaların yanına yeşil ve mavi gibi renkler katılınca nasıl da hoşumuza gitti hatırlayacaksınız. Dominant ve baskın renklerde düz ve desenli kadife kumaşlar çok ilgi gördü. Ancak sanıyorum artık bu estetiği de maalesef tükettik ve kurtuluşu pastel renk tonlarında aldık. Mercan, pudra ve pembe renkleri doğada bolca varolan renkler olmaları ile bize aradığımız huzuru getirdi belki de...  Diğer bir sebebi de bu renk kartelasının insanlara masalsı geliyor olması. Tümü ile fantastik bir dünya yaratabiliyorsunuz bu tonlar ile.

Kişiye özel kullanılabilir sanat

Geçtiğimiz günlerde, Pg Art Galeri’nin kurucularından Pırıl Güleşçi Arıkonmaz bizi bir akşam kahvesi sonrasında ortakları Melis Gürsel ve Sanayi313’ten tanıdığımız Enis Karavil ile birlikte hayata geçirdiği project 7.8.9’a konuk etti. Oto Sanayi içinde açılan bir kapıdan girdiğimiz bu asma katlı tek odalı mekanda işte tam da bahsettiğim türden bir fantasmanın içinde bulduk kendimizi. Gürsel tarafından yaratılan bu mekan konsepti şimdiden çok konuşulur oldu. Zaten üçlünün burada sundukları sanat nesneleri de bir o kadar bu fantazi dünyasını destekler nitelikte. Burada sunulan ürünler bir bakıma sanat eserleri... Bu girişim bu yıl hedefi tam da on ikiden vurmuş bana göre. Sadece mekan yaklaşımı ile değil; gelecek yılın en belirgin eğilimlerinden biri olan sanat tutkunluğunu iyi keşfetmiş ve şimdiden hayata en çarpıcı örnekleri ile geçirmiş olduğu için.

Sanat artık galerilerde, fuarlarda, müzelerde karşılaşacağımız bir olgu olmaktan tümüyle çıkacak. Daha önce moda dünyasında yer bulan bu eğilim bu kez mekanlara, eşyalara biraz da avangard ve iddialı biçimde girecek. Sanatçı elinden çıkma bir sehpa, bir servis kasesi, bir sandalye… Kimi zaman sadece kişiye özel olarak, çoğunlukla sınırlı sayıda üretilen bu nesneler ruhumuzun oburluğunu doyuracak. Kezban Arca Batıbeki’nin sehpalarını, tabaklarını gördünüz mü?

Kezban Arca Batıbeki

Kezban Arca Batıbeki

Bir süredir Akdenizli içimizi kavuran Kuzey Avrupa ruhsuzluğu yerini bir sanat galerisininkini aratmayacak nitelikteki özgün ve sanatla bezenmiş atmosferlere bırakacak. Bu sanat eserleri de iddialı, klasik eserler veya klasik eserlere gönderme yapan çağdaş eserler olacak.

Siyah ile beyazın kontrastı

Çok iddialı bir eğilim daha var. Desenler hakkında bir kaç kelime etmek gerekiyorsa eğer; geçtiğimiz dönemde etnik desenler, Afrika ve tropik iklimlere çok fazla yüklendik; her yanımız zigzag oldu; köşe köşe olduk. Şimdilerde siyah ve beyazın kontrastını daha çok çiçekli veya organik desenlerde görebiliriz. Bunlara canlı kırmızı, sarı, yeşil, mavi gibi renkler eklenebilecek. Bu yıl 100. yılını kutlayan Bauhaus denince aklımıza ilk olarak gelen Gerrit Rietveld’in sandalyesindeki renklerden bahseriyorum. Bu yıl sıkça karşımızda çıkacak bu gruptaki renkler mutlaka kontrast ile kullanılacaklar. Yani siyahlarla ya da beyazlarla... Ve  bu renklerin oranı bir mekanda %10’u aşmayacak!


Koleksiyon Mobilya Jean-Michele Wilmoutte tarafından tasarlanan ürünlerini Orgatec Fuarı’nda sundu.

Püsküller geri dönüyor

Yazımın başında da belirttiğim gibi tüketim alışkanlıklarımızın yön değiştirmesi ile birlikte, toplumsal projeler  sayesinde üretilen el yapımı hasır aydınlatma, çömlek gibi aksesuarlar kendine fazlasıyla yer bulacak. Bir yandan el emeğinin özgünlüğünü kutlarken bir yandan da yararlı bir iş yapmış olmanın mutluluğu ile seçeceğiz aksesuarlarımızı. Aksesuarlar alanında bir geri dönüş de püsküllerde yaşanacak. Bu eğilimi aydınlatmalarda görmeye başladık bile. Anneannemizin evindeki koltuklarda olduğu gibi artık her yerde saçak ve püskül kullanmayı sevecek tasarımcılar.

Mobilya eğilimlerinde akrilik cilalar, yuvarlak hatlı mobilyalar, eski yüzyılların 4 sütunlu yataklarının ihtişamı geri geliyor. Vişne kaplamalar da artık kapsama alanımızın dışında kalacak. Ahşaplarda açık renkler tercih edilecek. Lakeye de yıllar sonra bir ara verebiliriz. Lake boya tümüyle uzak durmamız gereken bir kaplama türü olacak.

Ve son olarak, grilere hoşçakal derken, siyah ama simsiyah mekanlar yükselişe geçiyor. Bu benim için harika çünkü yıllardır vazgeçemediğim tek renk siyah! Kapkaranlık banyolar, yatak odaları, mutfaklar… 2019 da zengin sadeliğin en güzel mekanları olacaklar. Hepinize iyi yıllar!

E-Bülten Üyeliği
X
SÖZLEŞME

Bu internet sitesine girilmesi veya mobil uygulamanın kullanılması sitenin ya da sitedeki bilgilerin ve diğer verilerin programların vs. kullanılması sebebiyle, sözleşmenin ihlali, haksız fiil, ya da başkaca sebeplere binaen, doğabilecek doğrudan ya da dolaylı hiçbir zararlardan ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun sorumluluğunun olmadığını, tarafımdan internet sitesinde E-Bültene üye olmak için veya başkaca bir sebeple verdiğim kişisel verileri, özellikle de isim, adres, telefon numarası, e-posta adresi, banka bilgisi, yaş ve cinsiyetle ilgili benzeri bilgileri kendi rızam ile paylaştığımı, ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun nin bu bilgileri kullanmasına muvafakat ettiğimi, bu bilgilerin 3.gerçek ve/veya tüzel kişilerin eline geçmesi ve bu şekilde olumsuz yönde kullanılması halinde ve/veya bu bilgilerin başkaca kişiler ile paylaşılması halinde ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun sorumluluğunun olmadığını gayri kabili rücu, kabul, beyan ve taahhüt ederim.