• Arama

Bulgari: Yüksek Mücevher ve Saatin 100 Yıllık Buluşması

Baselworld 2018’de Bvlgari Saat Tasarım DirektörüFabrizio Buonamassa Stigliani ile yeni koleksiyonları ve saatçiliğin geleceği hakkında konuştuk.

Saat ve mücevher işine başlamak bir aile geleneği, bir kader miydi? 

Bu soruya iki türlü cevap verebilirim; Bulgari için kuşaklardır bu bir aile mesleğiydi, şimdi ise büyük bir markanın yönetimi işi. Lüks dünyasında bildiğiniz gibi LVMH, Richmond Group ve Kering gibi markalar var. Aile yapısı hala marka bünyesinde tutuluyor ve her günün 2 saati ofiste bir arada geçiyor. Nicola Bulgari bugün buradaydı ve ondan markanın mirası ile ilgili hikayeler dinlemek oldukça besleyici oluyor. Bugün bunun için bir ‘aile işi’ olduğunu söylemek zor. 

Benim içinse durum daha farklı; benim aile geleneğim daha farklı bir hikayeye sahip. Annemin sanatçı yönü çok kuvvetlidir. Kız kardeşim Sanat Tarihi öğretmeni. Erkek kardeşimse petrol dünyasında çalışıyor. Eşim ise aksesuar tasarımcısı ve kendi markasını yönetiyor. 4 ve 8 yaşlarındaki kızlarımınsa neler olacağını ilerde göreceğim. Ailemde bu işi, bu ciddiyetle yapan; çizim tutkusunu gerçek bir işe dönüştüren bir tek ben varım.

Siz saat işine nasıl başladınız?

Bvlgari’de çalışmaya 2001’de başladım. Önceden otomobil tasarımcısıydım; ancak Bvlgari sayesinde kariyerim boyunca güneş gözlüğü, mücevher, altın gibi pek çok farklı malzeme ve ürünle çalışma şansım oldu.

“Bvlgari olarak dört yıl arka arkaya 4 ödül aldık ve bu muazzam.”

Tebrikler, erkek saatlerinde 4 yılda 4 ödül aldınız ve kimse Bvlgari’den bunu beklemiyordu.

Evet, önemli ve etkileyici olan da bu. Bvlgari, çok uzun yıllardır saat dünyasında olmasına rağmen kimse dört yıl ardı ardına bu kadar özel bir başarıya imza atmak gerçekten çok zor. Biliyorsunuz, Finissimo Ultra ile bu alana ilk gireniz ve bugün aynı alanda birçok modele sahibiz. Yeniden bir trendsetter olmaktan çok mutluyuz. Doğru zamanda doğru yerde şansınız yaver gitmiş olabilir; ancak önemli olan ikincide de aynı başarıyı sergilemek. Kendini ispatlamak bir ‘ikinci’ kazanabilmekle oluyor. Bvlgari olarak dört yıl arka arkaya 4 ödül aldık ve bu muazzam. Kimse bunu beklemiyordu.

Bu yıl; ilk mücevherli saatin 100. yılını kutluyorsunuz ve feminen saatle dünya rekorunu kırdınız ve dünyanın en ince saatini lanse ettiniz. 

Hem evet, hem hayır. Evet, yüksek mücevherle saatin buluşmasının 100. yılındayız; ancak bu devam eden bir süreç. Kadın saatlerinde yüksek mücevhercilik parçalarının yanı sıra iyi bir komplikasyona da sahip olmanız gerekiyor. Biz bugün Diva Finissima Minute Repeater’ı ortaya çıkaracak tüm yeteneklere ve fırsatlara sahibiz. Bu fantastik bir altın işçiliğinin ve elmasın buluşması, saatin gelebileceği en şık noktayı gösteriyor. Kadranındaki işçilik son derece büyüleyici. Tüm bunlar bu markanın biricikliğini ortaya koyuyor. Her seferinde daha zor oluyor; çünkü beklentiler artıyor ve biz bu beklentileri karşılayabilen bir markayız. 

Son yıllarda kadın saatlerindeki komplikasyonlar giderek artıyor. Bunun arkasındaki sebep nedir?

Bu trendin Çin müşterilerden kaynaklı olduğunu düşünüyorum, bu birinci nedeni. İkinci nedeni ise, kadınlara saat alanların erkekler olması. Erkekler saat alırken mücevher olmasının yanı sıra komplikasyona bakıyor. “Karım için bir hediye almak istiyorum, bana ne önerirsiniz?” diye sorduğunda cevabın içinde mutlaka tourbillon, minute repeat gibi teknik bilgileri duymak istiyor. Ancak o zaman tatmin olup saati satın alıyor. Kadınlar içinse durum daha duygusal; “Bunu sevdim,” diyebiliyorlar. Yine de saatten gerçekten anlayan kadınlar olduğu gerçeğini de atlamamak gerek. Özellikle aradıkları şeyi karşılayan ürünlere yöneliyorlar. Bugün çok farklı bölgeden müşterilerimiz var; Çin, Roma, New York, Londra, İstanbul. İstanbul’dan seyahat ederek Roma’ya gelen ve saat alan çok müşterimiz var. Bu çok büyük bir pazar.

“Karım için bir hediye alacak olsam, bu sene yeni çıkardığımız üç renkli Serpenti’yi alırdım.”

Kendiniz ve karınız için tek bir saat almanız gerekse hangileri olurdu?

Karım için bir hediye alacak olsam, bu sene yeni çıkardığımız üç renkli Serpenti’yi alırdım. Bu, %100 bir Bvlgari saati, hatta %100’den daha fazlası. Kendim için de Sandblasted mat bitişli pembe altın modeli alırdım. Muhteşem bir renge sahip.

“Teknoloji güdüsüyle üretilen saatlerin zamanı göstermek gibi bir kaygısı yok; onlar kaç kilo alıp verdiğinizi söyleyen fitness saatleri.”

Kadın saatlerinin giderek küçüldüğünü söyleyebilir miyiz? Bu anlamda trendleri takip ediyor musunuz?

Bizde durum o kadar değişken değil. Hemen hemen aynı boyutta kalıyorlar; 35mm veya 38 mm. Proporsiyon, ölçü, taşların rengi; bunların hepsi tasarımı eşsiz kılan bileşenler. Onlar için sadece bir saat veya sadece bir mücevher demek güç; Bvlgari demek daha doğru. Ben Tasarım Direktörü olarak bazen mücevher tasarlıyorum, bazense başka şeyler; ama benim için önemli olan ortaya çıkan sonuca Bvlgari ürünü diyebilmek. Bu markanın kendini ikonik şekilde ifade edebilme şeklinin en iyi örneği bu; Bvlgari olabilmesi.

“Klasik bir Serpenti istiyorsanız altın Tubogas bileklik almalısınız, daha genç bir bakış açınız varsa renkli kayışlara yönelebilirsiniz.”

Serpenti’nin geri dönüşü muhteşem oldu. Bu konu hakkında bir şeyler söyler misiniz?

Serpenti’nin arkasındaki fikir, yeniden eşsiz bir parça ortaya çıkartmaktı; ancak bu oldukça zorlu bir süreçti. Bu konu üzerine çok fazla düşünüp çok zaman harcadık. Çok fazla prototip görsek de işe yaramayacağını düşünüyorduk. Ve Serpenti’yi geri çağırmaya karar verdik. Onu bir de Tubogas bileklikle çizdim. Ve bir saniye içinde herkes onun olacağı konusunda fikir birliğine vardı. Serpenti benim için bu anlamda da çok özel. Ve herkese hitap edebilecek farklı karakterlere sahip modelleri var. Kayışının değiştirilebilir olması bu anlamda özgürlük sunuyor; klasik bir Serpenti istiyorsanız altın Tubogas bileklik almalısınız, daha genç bir bakış açınız varsa renkli kayışlara yönelebilirsiniz.

Saat dünyasının geleceğini ne bekliyor? Bu noktada iki yaklaşım var; millenial’lar teknolojik cihazlar için daha fazla para ödeyebiliyor ve saat işiyle hiç ilgili değiller. Diğer yaklaşımsa, millenial’ın zaten bizim uydurduğumuz bir tanım olması ve aslında saat gibi işçilik isteyen alanlardaki zanaatlerle çok ilgili oldukları…

Saat konusunda iki farklı plan yapmak gerekiyor; birincisi gençler için. Onlar bizim geleceğimiz ve teknolojik cihazları seviyorlar. İkincisi ise elektronik ürünlere takıntılı olanlar. Bu ikisi çok farklı kategoriler; çünkü ikincisi için yaşın bir önemi yok. İlki ise, genç müşteriler demek. Onlarla teknoloji ile buluşan zamansız tasarımlar örtüşüyor. İkinciler ise bizim müşterimiz değil. Kaldı ki ilk grup, saate yatırım yapmaya müsait bir profilde. Bir süre sonra büyükbabalarının veya babalarının saatlerine bakacaklar ve her zaman arkasında durduğumuz miras fikrini benimseyecek ve özümseyecekler. Teknolojik cihazların ise sadece birer eğlence aracı olduğunu görecekler. Teknoloji güdüsüyle üretilen saatlerin zamanı göstermek gibi bir kaygısı yok; onlar kaç kilo alıp verdiğinizi söyleyen fitness saatleri. Sürekli güncellenmesi gereken, size ne zaman su içmeniz gerektiğini, ne kadar kilometre daha yürümeniz gerektiğini söyleyen cihazlar. Bundan 4 sene önce bizim dinozor olduğumuzu ve geleceğin akıllı saatlerde olduğunu söylüyorlardı. Biz halen kadınlar için yüksek mücevherle bezenmiş saatler yapmaya devam ediyoruz. Her yenilik, pazarın bir parçası. Size düşen, kendi yolunuzu seçmek ve diğerlerini önemsememek. Aksi halde çok fazla hata yaparsınız. Müşteriler bunu anlar ve 1-2 sene içinde, onlarca sene içinde kazandığınız müşterilerinizi kaybedersiniz. O yüzden özellikle bu dönemde mirasımıza daha çok odaklanmalıyız. Çünkü lüks, miras ve ustalıklı zanaatin bir araya gelmesidir. Elektronik cihazlarda ise böyle bir miras söz konusu değil; içindeki mekanizma en fazla 6 aylık bir geçmişe sahip ve  bir seneden az bir geleceğe sahip.

Saat sektöründe olmasaydınız ne yapmak isterdiniz?

Ben farklı şeyler hakkında eskiz çizmeyi seviyorum. Otomobiller, kadın saatleri, tasarım ürünler çizmeyi seviyorum. Bu konuda devam ederdim.

E-Bülten Üyeliği
X
SÖZLEŞME

Bu internet sitesine girilmesi veya mobil uygulamanın kullanılması sitenin ya da sitedeki bilgilerin ve diğer verilerin programların vs. kullanılması sebebiyle, sözleşmenin ihlali, haksız fiil, ya da başkaca sebeplere binaen, doğabilecek doğrudan ya da dolaylı hiçbir zararlardan ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun sorumluluğunun olmadığını, tarafımdan internet sitesinde E-Bültene üye olmak için veya başkaca bir sebeple verdiğim kişisel verileri, özellikle de isim, adres, telefon numarası, e-posta adresi, banka bilgisi, yaş ve cinsiyetle ilgili benzeri bilgileri kendi rızam ile paylaştığımı, ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun nin bu bilgileri kullanmasına muvafakat ettiğimi, bu bilgilerin 3.gerçek ve/veya tüzel kişilerin eline geçmesi ve bu şekilde olumsuz yönde kullanılması halinde ve/veya bu bilgilerin başkaca kişiler ile paylaşılması halinde ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun sorumluluğunun olmadığını gayri kabili rücu, kabul, beyan ve taahhüt ederim.